ANF’ye açıklama yapan Av. Sarıca, AİHM’in kararıyla Türkiye’ye “Öcalan’ı bu şekilde, katı tecrit koşullarında barındırman evrensel hukuka ve AİHS’ne aykırıdır; düzeltmen gerekir” dediğini belirtti. Türkiye’nin AİHS’yi imzaladığını ve AİHM’in yaptırım gücünü kabul ettiğini hatırlatan Sarıca, “Dolayısıyla, ihlal edilen hakların tespiti noktasında Türkiye’nin derhal hareket etmesi gerekir. İmralı Cezaevi’nin bütün koşullarının değişmesi ya da tamamen kapatılması gerekir. Kendi doğallığında, bir ada hapishanesi olduğundan tecrit hali sürekli yaşanmaktadır. Buna ek olarak uygulanan tecrit politikaları da haksızlığı devasa duruma getiriyor. Haklar ciddi anlamda ihlal ediliyor” diye konuştu.

Türkiye’nin yasa değişikliğine gitmesi gerektiğini belirten Av. Sarıca, “AİHM kararı, Sayın Öcalan’ın mutlaka dışarı çıkma hakkı olduğunu gösteriyor. AİHM bir süre koymuş mu, bilemiyoruz ama benzer kararlarda, örneğin İngiltere’de Vinter Davası’nda 20-25 yıl gibi belirlenmiştir. Bu süre bittiğinde yeniden denetleme mekanizması olması lazım. Yeniden dışarıya çıkmasını oluşturacak mekanizmanın oluşması gerekir. Sayın Öcalan da 15 yıldır hapiste ve artık bu umut hakkının mekanizmaya dönüşmesi ve yeni denetlemeye gidilmesi gerekiyor. Benzer örneklerle birlikte, Sayın Öcalan da dahil herkesin özgürlüğüne kavuşması gerekiyor” dedi.

Tecrit davası sürüyor

AİHM’de 2,5 yıldır devam eden tecrit davasının sonucunun da son kararla bir şekilde belirlendiğine dikkat çeken Av. Sarıca, “Tecrit davası henüz karara bağlanmamış ama bu davadan çıkacak karar dün belli olmuştur. Türkiye yeniden mahkum olacaktır” dedi.
Hükümet yetkililerinin AİHM kararını doğru yorumlamadığını da ifade eden Sarıca, çarpıtmaya çalıştıklarını veya henüz yeterince anlayamadıklarını söyledi ve AİHM kararını müvekkilleri Öcalan’la ayrıntılı görüşmek için İmralı Adası’na gitmeleri gerektiğini belirtti.