5 Nisan'dan itibaren adaya gidişleri engellenen İmralı Heyeti çözüm sürecinin seyrinden duyduğu kaygıları yazılı bir açıklamayla dile getirirken, kalıcı barışın sağlanması için beklenen adımları da sıraladı. 

İmralı'da Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan-Devlet Heyeti-İmralı Heyeti'nin gerçekleştirdiği son toplantıda İzleme Heyeti'nin kurulmasının müşterek karara bağlandığı hatırlatılan açıklamada, "Bu İzleme Heyeti'nin Sayın Öcalan’ın hazırladığı Newroz Bildirisi'nin okunmasından bir hafta sonra Ada'ya gitmesi de aynı şekilde kararlaştırılmıştır" denildi.  


Barışın ilk nitelikli adımıydı

Bu şekilde resmi müzakerelerin başlaması ve asgari müştereklerde ilkesel bir mutabakatın sağlanması durumunda, Öcalan'ın "PKK’nin Türkiye Devletine karşı silahlı mücadele yerine demokratik siyasi mücadeleyi esas almak üzere" bir kongre toplanması çağrısı yapacağı hatırlatılırken, "Dolmabahçe Sarayı'ndaki mutabakat metni, Cumhuriyet tarihi boyunca bütün toplumsal çatışmaların, nihai bir barışla ve halklarımıza yaraşır bir demokrasi ile taçlanmasının ilk nitelikli adımıdır" denildi. 


Erdoğan tıkanmayı getirdi

Türk Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan’ın müzakere sürecini yok sayan, Dolmabahçe mutabakatını yanlış bulan, İzleme Heyeti'ni tanımayan ve en nihayetinde Kürt sorunu yoktur noktasına gelen yaklaşımlarının büyük bir tıkanmayı da beraberinde getirdiği belirtilen açıklamada, bu söylem ve politikalarla eş zamanlı olarak HDP'nin siyasi çalışmalarına yönelik saldırıların da Çözüm Süreci’nin geleceği ile ilgili büyük bir kaygı uyandırdığı vurgulandı. 


Alarm zilleri çalmaya başladı

Çözüm Süreci ile ilgili hükümet ve devlet kurumlarının içerisine girdiği duyarsız yaklaşımı aşmaya çalıştıklarını belirten heyet, adaya gidişlerinin engellenmeye devam ettiğini kaydetti. Rojava'ya yönelik işgal planlarına da işaret eden İmralı Heyeti şöyle dedi: "Rojava ve Suriye ekseninde gelişen bölgesel savaş tehditleri, içeride çatışmasızlığı ortadan kaldırmaya yönelik operasyonel süreçler, Çözüm Süreci açısından dikkate alınması gereken çok ciddi uyarı sinyalleri olarak değerlendirilmelidir. Bu bağlamda yürüyen koalisyon süreci ile ilgili içeride ve dışarıda savaşı önceleyen tartışmalar üzerinde yoğunlaşılması ve Çözüm Süreci'nin bitirilmesi koşulunun AKP tarafından basit bir pazarlık unsuru olarak ele alınması, demokratik geleceğimiz ve toplumsal barışımız açısından alarm zillerinin çalmaya başladığının işaretidir."


Tecride acilen son verilmeli

Demokratik siyaseti önceleyerek Çözüm Süreci’nin hala kalıcı barışla sonuçlanabileceğine dair olan inançlarını kamuoyu ile paylaşmak istediklerini belirten İmralı Heyeti, talep ve beklentilerini şöyle sıraladı: 

* Her şeyden önce Heyetimizin İmralı Adası’na yapacağı ziyaretin önündeki engellerin kaldırılarak Sayın Öcalan üzerindeki tecrit konseptinin devreden çıkarılması ivedilikle ele alınması gereken en önemli ve acil husustur. 

*  Aynı şekilde müzakere mekanizmalarının hızla kurulması ve Çözüm Süreci çalışmalarının hükümet kurulması aşamasında bir pazarlık unsuru olarak ele alınması yanlışından bir an önce vazgeçilmesi gerekmektedir. 

* Yeni oluşacak olan hükümet formülü ne olursa olsun, Çözüm Süreci’nin devlet politikası haline getirilerek korunması ve tüm halklarımız tarafından bu sürecin somut tek kazanımı olarak değerlendirilen çatışmasızlık durumunun devam ettirilmesi gerektiğine inanmaktayız. 

*  İç ve dış politikada, halkların, eşit yurttaşlık ve özgür bir yaşam temelinde bir arada yaşayabileceği, barışçıl diplomatik çabalara ağırlık verilmelidir. 


Bölgesel barış hamlesi mümkün

Hükümet ve devlet kurumlarının kaygı verici yaklaşımı nedeniyle İmralı Heyeti olarak siyasi hamle başlatma hazırlığı içerisinde olduklarını duyuran heyet, "Bu kapsamda partimizin ve sivil toplum örgütlerin dahil olacağı büyük barış mitingleri ile kaygı verici gidişata müdahil olacağımızı, halklarımızın barış iradesini büyük bir kaos ve savaş ortamını engelleyecek şekilde görünür kılacağımızı belirtmek isteriz" dedi.

Demokrasi ve barış çevrelerini aynı duyarlılığı sürdürmeye, sorumluluk almaya, hükümeti ve devleti de savaş planlarından vazgeçmeye çağıran İmralı Heyeti, "Seçimlerden çıkan sonuçların tartışılmaz tek gerçeği, demokrasi ve barış karşıtı anlayışlara dönük tarihsel uyarıdır. Vakit geç olmadan, bir tek yurttaşımızın burnu kanamadan, bölgesel bir barış hamlesi mümkündür" diye belirtti.

HABER MERKEZİ