İlle de Kobanê diyorlar
Savaşa rağmen Kobanê'den çıkmak istemediklerini aktaran Abdurrahman, şöyle devam etti: "Bize çıkmamız gerektiğini söylediklerinde bir fabrikaya saklandık, fabrikaya havan topları düştü ve oradan çıkıp bir fırında gün boyunca saklandık. Şiddetli patlamalar oluyordu. Sokağa çıktığımızda halktan hiç kimsenin kalmadığını gördük ve 25 gün önce biz de göç etmek zorunda kaldık."
Tek hayalinin Kobanê'nin kurtuluşuyla birlikte topraklarına dönmek olduğunu belirten Abdurrahman, "Evimiz olmasın, ekmeğimiz olmasın ama yine de Kobanê'de yaşayalım istiyorum. Gidip Kobanê'nin topraklarında ölmek istiyorum" dedi.
En büyük acıyı kadınlar yaşadı
Savaşın tanığı bir diğer kadın 35 yaşındaki Arus Xelil ise, 6 çocuğu ve kalp yetmezliği nedeniyle hastanede olan eşi ile birlikte Kobanê'den neden göç ettiklerini anlatırken, kalıp savaşmak istediğini, ancak 6 çocuğunu kimseye bırakamayacağını ifade etti. Savaşın kadın ve erkeği farklı etkilediğini dile getiren Xelil, "Savaşta kadınlar ve erkekler eşit olarak savaşıyor ama kadınlar DAİŞ'in kadınlara daha önce yaptıklarına şahit oldukları için hem korkuyorlar hem de daha güçlü savaşıyorlar. Savaş en kirli yüzünü kadınlara gösteriyor" dedi. Savaşın en ağır yükünü kadınların taşıdığına değinen Xelil, savaştan kaçarken çocukların sorumluluklarının hep kadında olduğunu ve en büyük acıları da kadınların yaşadığını dile getirdi.