ANF muhabiri İran ordusunun saldırılarına maruz kalan köyleri gezerek izlenimlerini ve halkın tepkilerini aktardı: “Havan, obüs ve katyuşalar kulakları sağır edercesine gürültüyle patlarken, Temmuz sıcağında dört saatlik yorucu bir yolculuktan sonra Zelê alanına ulaşıyoruz.

Köyleri bombalıyorlar

Zelê bölgesi, Qeladize İlçesi'ne bağlı 7 köyden oluşuyor. Türkiye İran sınırında bulunuyor. Geçim kaynağı tarım ve hayvancılık olan bölge insanı, genel olarak fakir. İran ordu güçlerinin on yıllardır defalarca saldırdığı bir bölge Zelê. Bu köyler ve köyün sakinleri yüzlerce saldırıya maruz kalmışlar. Köylerde dolaşırken, köylerin yamaçları İran topçusu tarafından havan ve obüslerle dövülüyor. Havan atışlarının altında köylülerin nabzını tutmaya çalışıyoruz. Bir haftadır yoğun ateş altında bulunan Qeladize’ye bağlı Ali Reş, Zewke, Sunê ve Serxan köylerini dolaştık. Buraları İran’ın havan, obüs ve tank atışlarından en çok etkilenen ve zarar gören köyler oluyor. Saldırılara en fazla hedef olan köy Sunê Köyü oldu. Bu köy bombardımanın ve saldırının başladığı 16 Temmuz gününden beri her gün defalarca İran ordusunun saldırılarına maruz kalıyor. Şu ana kadar Sunê Köyü'nde 5 sivil yaralandı.

Endişe ve korku hakim

Sunê Köyü'nü dolaşıyoruz. Köy adeta savaş alanına dönmüş durumda. Köyün okulunun çatısına havan isabet etmiş, caminin duvarlarında saldırının izleri var. Bir havan topu bir evin çatısından içeri girmiş. Bağ ve bahçeler saldırının yol açtığı yangınlardan ve bombardımandan büyük zarar görmüş. İnsanlar korkuyorlar, tedirginler, kendileri ve çocukları için endişeliler.


Köylüler çadırda
İran ordusunun saldırıları sonucu maddi zarara uğrayan ve can güvenlikleri tehlikede olan köylüler, bölgeyi terk etmemekte ısrarlı. Evleri isabet alan ve yoğun ateş altında bulunan Zelê köylerinden yaklaşık iki yüz aile ise Sunê köyüne yaklaşık 4 km. uzaklıkta bulunan bölgede çadır kurmuşlar. Halk bu çadırlarda yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Kundaktaki bebek, kadın, yaşlı hepsi tek göz çadırda. Mutfakları, yatak odaları kısacası tüm yaşamları çadırları. Çadır bulamayan aileler ise gölgeliklerde yaşamını sürdürüyor. Temmuz sıcağında, evleri ağaç gölgeleri olmuş.

Hükümetlerine tepkililer
Irak merkezi hükümeti ve bölgesel Kürt hükümetinin tutumu ise köylülerin yoğun tepkisine yol açıyor. Kürt hükümetini ciddi yaklaşmamakla, kendi hayatlarını önemsemekle ve saldırılara göz yummakla suçluyorlar. İran devletinin Federe Kürdistan’ı işgal etmek istediğini düşünüyorlar.

PJAK bahane
Çatışma sesleri geldiğinde, havan ve top atışları yapıldığında gözler gayri ihtiyari uzaklara, PJAK’lıların bulunduğu bölgelere kayıyor. Güney Kürdistanlılar saldırının sadece PJAK’ı hedeflemediği kanaatindeler. Kürdistan’ın dört parçasında yaşanan gelişmelerle bağının olduğunu düşünüyorlar. İran devletinin de bu gelişmelerden etkilendiğini, bu gelişmenin önünü kesmek istediğini vurguluyorlar. Zewke Köyü'ndeki evini bombardımandan dolayı terk ederek ailesiyle arazide çadır kuran Xelil İbrahim, “Saldırı bütün Kürtlere yöneliktir. PJAK bahanedir. İran aslında dört parçadaki Kürtlerin durumundan rahatsız” diyor.
Mam Şexi Serxanki ise “Ben eğer yaşlı olmasaydım, silahımı alıp cepheye giderdim” diyor.