
Suriye’de yaşanan çatışmalardan dolayı her gün onlarca kişinin yaşamını yitirmesi, Esad yönetimine yönelik askeri operasyon söylemini daha daha arttırdı. 1945 yılında dünya barışını korumak amacıyla kurulan Birleşmiş Milletleri’n (BM) Genel Sekreteri Ban Ki-Moon ise, savaş tartışmalarından memnun olduğunu gelecek hafta yapılacak G20 zirvesinde savaş kararının alınmasını istedi.
Esad rejiminin devrilmesini isteyen ülkeler, savaş seçeneğini daha yüksek sesle söylemeye başladı. ABD, İngiltere ve Almanya, Esad rejiminin meşruiyetini yitirdiğini ve ülkenin dönülmez bir noktaya geldiğini ileri sürdü. Bu ülkeler bir taraftan silahlı muhaliflere daha fazla destek verilmesini isterken diğer taraftan askeri müdahaleye karşı olduğunu açıklayan Rusya’nın Suriye politikasını gözden geçirmesi yönünde çağrıda bulundu.
ABD yönetimi yaptığı açıklamada, “tüm ülkelere Esad’a verikleri desteği çekme” çağrısı yaptı. Almanya Başbakanı Angela Merkel de, BM Güvenlik Konseyi’nden ortak bir karar çıkması gerektiğini söyledi.
‘Kınamayla şiddet durmuyor’
Bu ülkelerin Suriye’ye yönelik savaş naraları atması Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-Moon’u oldukça memnun ediyor. Zira BM Güvenlik Konseyi’nde Suriye’deki gelişmeleri ele alan toplantıdan sonra BM’nin Suriye Özel Temsilcisi Kofi Annan ve Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil el Arabi ile bir açıklama yapan BM Genel Sekreteri, Suriye’de ciddi bir iç savaş tehlikesi uyarısını yaptıktan sonra “Annan Planı’nı destekliyoruz ancak bundan sonra (Esad rejimine yönelik) atılacak adımlar konusunda yapılan tartışmaları da memnuniyetle karşılıyorum” dedi.
Uluslararası ilişkilerde kuvvet kullanılmasını yasaklayan ilk anlaşma olan Birleşmiş Milletler Antlaşması’nı unutmuşa benzeyen Ban Ki-Moon, gelecek hafta Meksika’nın Los Cabos kentinde düzenlenecek G20 Zirvesi’nde Suriye’ye yönelik bir savaş kararı çıkmasını umut ediyor. Esad rejiminin meşruiyetini yitirdiğini ve yaşanan ölümlerden dolayı hesap verilmesini isteyen BM Genel Sekreteri, “Daha ne kadar olanları kınamaya devam edeceğiz ve daha başka ne şekilde olaylardan dolayı öfkeli olduğumuzu söyleyeceğiz? Suriye halkı kanıyor, kızgınlar, barış ve onur içinde yaşamak istiyorlar, her şeyden önemlisi de harekete geçilmesini istiyorlar. Bu kapsamda Meksika’da yapılacak G-20 Zirvesi önemli bir fırsat, orada anahtar ülkelerin Suriye’deki krizini derinlemesine tartışmasını bekliyorum” ifadesini kullandı.
‘Bölgesel oyuncular da katılmalı’
Suriye rejiminin Annan Planı’na uymadığını ve muhaliflerin de silaha başvurduğunu dile getiren BM Genel Sekreteri, “Uluslararası toplum tüm bu gerçekleri kabul ederek şimdi harekete geçmeli. Her türlü sonuca hazırlıklı olmalıyız, pek çok senaryoya yanıt vermeye hazır olmalıyız. Güvenlik Konseyi’nin talebi üzerine, bundan sonra izlenebilecek yolla ilgili Konsey’e yakında seçenekler sunacağım. Bundan sonra ne yapacağına Konsey üyeleri karar verir” şeklinde konuştu.
BM ve Arap Birliği’nin Suriye Özel Temsilcisi Kofi Annan ise hazırladığı planın ölüp ölmediğine ilişkin soruya, “Eğer halen plan konuşuluyorsa ‘bu planı uygulanmasını nasıl sağlarız’ sorusu üzerinde kafa yormamız gerekir” diye konuştu. Annan, planın rafa kalkması halinde başka seçeneklere bakılması gerektiğini daha önce söylediğini dile getirdi. Annan, planın devamı için özellikle silahlı muhaliflere destek veren ülkelerden oluşan bir ‘Temas Grubu’nun oluşturulmasını istemişti. Annan, sözkonusu grubunun oluşturulması için temaslara başladığını dile getirerek, “İran da bu ‘Temas Grubu’ içinde yer almalı. Sadece Suriye içindeki taraflarla bu kriz çözülemez. Siyasi çözüm sürecine uluslararası ve bölgesel oyuncuların katılması gerekiyor” diye konuştu.
Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil el Arabi ise savaş seçeneği dışındaki bütün adımları kabul ettiklerini dile getirerek, “Şu an harekete geçilmeli mesajını Güvenlik Konseyi’ne ve Genel Kurul’a ilettim. Konsey’de son derece cesaret verici açıklamalar duydum, ama Konsey’in nasıl hareket edeceğini göreceğiz” dedi.
WASHINGTON