İstanbul Valiliği, kent sınırları dahilinde ‘Savaşa Hayır’ konulu miting, yürüyüş, basın açıklaması, imza kampanyası düzenlenmesini; afiş dağıtılmasını; çadır ve stand kurulmasını yasakladı.

İşgal saldırılarını sürdüren ve işgal ettiği bölgelerden de çeteleriyle birlikte çekilmemek için savaşan Türk devleti, savaş karşıtlığını da yasakladı.

İstanbul Valiliği, Suriye’de devam eden savaş ve mülteci hareketliliğini gerekçe göstererek kentte yapılması planlanan ‘Savaşa hayır’ temalı tüm etkinliklerin 10 gün süreyle yasaklandığını duyurdu.

’Savaşa Hayır’ vb. konular, milli değerlerine dokunuyor

İstanbul Valiliği’nden yapılan ibret vesikası açıklama şöyle: “Suriye’de 2011 yılında başlayarak günümüze kadar devam eden iç savaşta yüz binlerce insan hayatını kaybetmiş ve 6 milyon Suriyeli ülkelerini terk etmek durumunda kalmıştır. İç savaş dolayısıyla ülkemizi tehdit eden terör gruplarına yönelik 2016 yılında Fırat Kalkanı ve 2018 yılında Zeytin Dalı Harekatlarıyla terör devleti oluşumlarını engelleyen ülkemiz ve Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman askerlerine yönelik, son olarak 27 Şubat’ta İdlib’de Esat rejiminin gerçekleştirdiği menfur saldırıya müteakip başlatılan Bahar Kalkanı Harekatı’yla bölgenin istikrarı adına meşru müdafaa kapsamında gerekli karşılıklar verilmektedir.

Suriye’de şehitlerimiz ve gazilerimizin olduğu böylesi hassas bir dönemde, toplumda infial uyandıracak; milli, vicdani ve insani değerlere dokunacak, toplumsal iç barışı tehdit edebilecek şekilde “Savaşa Hayır” vb. konular adı altında; miting, yürüyüş, basın açıklaması, imza kampanyası, stant/ çadır açma, bildiri, afiş dağıtma vb. eylem ve etkinlikleri gerçekleştirecek grup/şahıslar ile vatandaşlarımız arasında sözlü ve fiziksel provokasyon amaçlı olayların olabileceği dikkate alındığında kamu düzeninin sağlanması, suç işlenmesinin önlenmesi ile başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunmasını tehlikeye düşürebileceği değerlendirilmektedir.

Savaşın eleştirilmesi, son bulması istenemez!

Bu bağlamda, ilimiz sınırları dahilinde huzur ve güvenliğin, kamu düzeninin sağlanması, suç işlenmesinin önlenmesi ile başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması, müessif  ve provokatif olayların yaşanmaması için, Türk Silahlı Kuvvetleri’mizin Suriye’de yürütmekte olduğu askeri operasyonları eleştirmeye veya bu operasyonların sonlandırılması amacıyla kamuoyu oluşturmaya yönelik toplantı ve gösteri yürüyüşü, basın açıklaması, stant açma, imza toplama, bildiri, broşür dağıtma vb. etkinlikler;  5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 11/A ve 11/C maddeleri ile 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 17. ve 19. Maddeleri hükümleri doğrultusunda Valilik Makamının 01.03.2020 tarihli olurları ile 01.03.2020 Pazar günü saat 00.01’den 10.03.2020 Salı günü saat 23.59’a kadar (10) gün süreyle yasaklanmıştır.”

 

İSTANBUL

 
 

HDP: ‘Savaşa hayır’ın sesiyiz

   

İktidarın savaş politikalarına karşı demokrasi, barış ve özgürlük talep eden tüm kesimlere bir araya gelme çağrısında bulunan HDP Eşbaşkanı Mithat Sancar, “Hepimiz birlikte yürüyeceğiz. Biz savaşa hayır, diyen her sesin içinde olacağız. Her yürüyüşün içinde olacağız” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP), 23 Şubat’ta gerçekleştirilen 4. Olağan Kongresi sonrası ilk Meclis Grup Toplantısı’nı gerçekleştirdi. Toplantıda konuşan Eşbaşkan Mithat Sancar, bu ceberrut iktidardan ancak mücadele ederek kurtulabileceğini söyledi. Demokrasi barış ve özgürlük isteyen herkese temel ilkeler etrafında bir araya gelmeye hazır olduklarını kaydeden Sancar, ”Gelin buluşalım bu gidişata hep birlikte son verelim. Eşit, kardeşçe ama eşit ve özgür birlikte yürüyelim. Ancak bu şekilde savaş ve talan politikalarını, bu yalanı, bu kanı ancak bu şekilde durdurabiliriz” dedi.

Yüksek sesle ‘hayır!’

 Savaşa yüksek sesle ‘hayır!’ demek gerektiğini vurgulayan Sancar, hiç kimsenin şantajlara, tehditlere aldırmamasını isteyerek, bugün sessiz kalınırsa yarın daha büyük bedeller ödeneceğini belirtti. Sancar, şunları söyledi: ”Biz ‘savaşa hayır’ diyen her sesin içinde olacağız. Her yürüyüşün içinde olacağız. Bütün arkadaşlarımız, bütün teşkilatlarımız bu sesi zaten çıkarıyor, daha da güçlü çıkaracaklar. Kim buna katılırsa bu sesi onlarla birlikte yükseltmeye hazırız.”

Dört kuruluşun bildirgesi

 Demokrasi İçin Birlik (DİB), Diyalog Grubu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Dernekleri Platformu ile Yurttaş Girişimi’nin İdlib ile ilgili ortak bildirisini okuyan Sancar, kurumların sorduğu soruların çoğaltılması gerektiğini belirterek, iktidara savaş politikaları üzerinden eleştirilerde bulundu. Sancar, şöyle devam etti: “Ey bu ülkenin onurlu insanları, bu ülkenin emeği ile ekmeğini kazanmaya çalışan tertemiz vicdanlı insanları, bu savaş öncelikle sizi, bizi vuruyor. O nedenle en çok biz emekçiler, kadınlar, gençler savaşa güçlü bir şekilde ‘hayır’ demek zorundayız. Biz diyoruz ki Ortadoğu’da güçlü bir barış hareketi kurma imkanımız var. Ortadoğu’da savaşlardan zarar gören bütün halklara buradan çağrı yapıyoruz. Hep birlikte, ülke, sınır farkı gözetmeden, inanç farkı, hiçbir sınıra aldırış etmeksizin, gelin hep birlikte güçlü bir barış hareketi kuralım.

Eşitlik üzerine kurulu kardeşlik

 Bütün Ortadoğu’nun, barışın, eşitçe yaşamın en önemli savunucusuyuz. Halklar arası eşitliği, kardeşliğin şartı olarak görüyoruz. Kardeşlik, eşitlik üzerine kurulduğunda bütün savaş baronlarını durdurabilecek kadar güçlüdür. Çağrı yapıyoruz; ele ele verelim, Ortadoğu’da barış ve demokrasi kuracak sesi ortak hale getirelim. Biz bir araya gelemezsek şu ittifaklar, bu ittifaklar diye pazarlıklar devam edecektir. Bütün o ittifak arayışlarının temelinde sermayenin, savaş şirketlerinin çıkarı vardır. Yarın öbür gün de yıkılan şehirleri, ülkeleri imar etme adı altında, oradaki kaynakları talan etme planı vardır. O nedenle sevgili Ortadoğulu insanlar, aydınlar, her inançtan ve milletten kardeşimiz, bu çağrıyı dikkatle dinleyin ve kulak verin.

 Toprağın altında yatan mezarsız ölüler coğrafyası olmaktan çıkaralım bu coğrafyayı. Birileri yüzyıl savaşlarından söz ediyor, biz bıkmadan usanmadan ebedi barıştan söz edeceğiz. Bu barışı, adalet ve barış üzerine kurmak için mücadele etmeye devam edeceğiz. Barıştan asla taviz de vermemeliyiz.”