KESK Eşbaşkanı Mehmet Bozgeyik, ekonomide bir normalleşme isteniyorsa güvenlikçi politikalardan acilen vazgeçmesi gerektiğini söyledi.
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Ankara Şubeler Platformu, Türkiye'deki ekonomik krize dair Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim- Sen) Ankara 2 No’lu Şube'de basın toplantısı düzenledi. Toplantıya KESK Eşbaşkanı Mehmet Bozgeyik ve KESK MYK üyeleri katıldı. Toplantıda söz alan KESK Ankara Şubeler Platformu Devrim Kahraman, yeni rejimin ortaya çıkardığı belirsizlikler, OHAL hukuksuzluğunun liyakat kanunilik ilkesinin terk edilmesi, hukuk devleti ilkesinin ihlal edilmesi, dışa bağımlılık ve iktidarın bu ekonomik krizi yönetebilmek için artan otoriterleşme tutumunun krizi daha da çok derinleştirdiğini söyledi.
'Ekonomik savaş’ çarpıtmadır
'Ekonomik savaş' söyleminin krizin nedenlerini çarpıtma ve sorumluluktan kaçma olarak tanımlayan Kahraman, şöyle devam etti: "Yılbaşından bugüne kamu emekçilerinin kayıpları dolar bazında yüzde 18, euro bazında yüzde 11, emeklilerin dolar bazında yüzde 37, euro bazında yüzde 32 oranındadır. En büyük kayıp ise asgari ücretlilerde yaşanmaktadır. Temmuz ayında ortaya çıkan 'enflasyon açığı' nedeniyle asgari ücretlilerin kayıpları dolar bazında yüzde 42, euro bazında ise yüzde 37'dir."
Krize karşı iktidar tarafından açıklanan '100 Günlük İcraat Metni' ve 'Yeni Ekonomi Model’in çözümden uzak olduğunu vurgulayan Kahraman, taleplerini ise şöyle sıraladı:
- İç ve dış politika da savaş söylemi/pratiği terk edilmeli ve barış politikası savunulmalıdır.
- Kamu kurumlarında koruma altında olan haklara yönelik saldırılar sonlandırılmalı. OHAL rejimi ihraçları, kayyumları, medya gaspları vb. tüm sonuçları ile ortadan kaldırılmalı. Yargı bağımsızlığı ve hukuk devleti ilkesi yeniden tesis edilmelidir.
- Varlık fonu, kredi garanti fonu, savunma sanayi fonu gibi kamuoyunun denetiminden kaçırılmış uygulamalara son verilmeli, kamusal hizmet ve üretim amacıyla kullanılmalıdır. Devletin bazı kurumlarına ayrılan devasa bütçe, örtülü ödenek ve kanun dışı mali kaynak kullanımı denetime açılmalıdır.
- İşsizlik sigortası fonu sadece işsizlere verilmelidir. Rantçı sermayeyi destekleyen yatırım ve istihdamı arttırmayan teşvik sistemi lağvedilmeli, istihdam ve üretimi arttıracak adımlar atılmalıdır.
- OHAL'de grevleri yasaklayan hükümet bugün de işçi çıkarmalarını yasaklamalı, akaryakıta gelen zammı ÖTV üzerinden karşılanması işleminin benzeri sağlık giderlerine de uygulanmalıdır. Rant, faiz ve sermaye gelirleri vergilendirilmelidir.
Irkçılıkla manipülasyon
Daha sonra söz alan KESK Eşbaşkanı Mehmet Bozgeyik ise, şunları söyledi: "24 Haziran seçimlerinde önce AKP - MHP bloğu neden erken seçim kararı aldığını o dönemde kamuoyuna açıklamıştık. Türkiye'de 2018’in başından bu yana aslında giderek artan bir ekonomik kriz ile karşı karşıyaydı. Bunu bilen AKP- MHP bloğu erken seçim kararı almış ve alelacele bir seçim yaptı. Son 10 gündür yaşanan ekonomik kriz önceden belliydi. Hükümet bilerek milliyetçilik söylemleriyle Türkiye halklarını manipüle etmeye, yönetmeye çalışıyor.
Hükümet gerçekten ekonomide bir normalleşme, hem Ortadoğu'da hem de komşularımızla barışık bir ilişki geliştirmek istiyorsa güvenlikçi politikalardan acilen vazgeçmeli.
ANKARA