Fransa Gündemi
Fransa’da gerçekleşen 65. Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ödülünü bu yıl, “Amour” isimli film kazandı. Festival nedeniyle Fransa bir hafta boyunca sayısız sinemacı ve gazeteciyi Cannes Film Festivali nedeniyle ağırlamış oldu. Sinema sanatı adına önemli bir festival olan Cannes’ın en acı tablosu ise Kısa Metrajlı Film kategorisinde ödül alan yönetmen Rezan Yeşilbaş’ın “Be dêng” filmiydi. Konu bir Diyarbakır cezaevi hikayesi… Ödülü almak için sahnede Yeşilbaş’ın yanında Belçim Bilgin… Yeşilbaş bir Kürt ama Türk bir yönetmen olarak tanıtılıyor, Belçim Bilgin Şeyh Said’in torunu… Kürtlerin acıları kamerayla buluştuğunda ödüle layık görülüyor… Ve geriye sahnede; acıları, kimlikleri asimile edilmiş bir halkın Türk olarak tanıtılması kalıyor…
Cannes Festivali’ni geride bırakan Fransa’nın siyasi arenasında birbiri ardına yeni gelişmeler yaşanıyor. Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Afganistan’ı ziyaret ederek orada bulunan Fransız askerleri geri çekeceğini açıkladı. Daha Afganistan mevzusu gündemdeyken ETA’nın askeri kanat sorumlularından Oroitz Gurruchaga Gogorza ve yardımcısı Xabier Aramburu’nun, İspanyol ve Fransız polislerinin ortak operasyonu ile Fransa’nın güneybatı kenti Cauna’da tutuklandığı haberi geldi. Fransa silah bırakmış ETA’nın askeri kanat sorumlusuna bu dönem neden yöneldi sorusu ilk akla gelen oluyor. Aslında Fransa’nın mesajı çok net; “Hollande iktidarında da “teröre” karşı tavrımız değişmeyecektir.” Bu arada geçtiğimiz hafta Bordeaux kentinde Kürtlerin evlerine yapılan baskınlar sırasında gözaltına alınan insanların başına geçirilen çuvalları da aynı mesajın içerisinde görmek gerekiyor!
Hemen bu gelişmelerin devamında Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, 108 kişinin öldüğü Hula katliamına gerekçe göstererek Suriye’nin Paris Büyükelçisi Lamia Şakkur’un sınırdışı edileceğini açıkladı. Bu sınırdışı kararı muhtemel Suriye müdahelesinin parçası olarak devreye girdiği hemen bir gün sonra yapılan açıklamayla anlaşıldı. France 2 televizyon kanalında konuşan François Hollande, “Uluslararası hukuka saygı gösterilmesi şartı ile yani (BM) Güvenlik Konseyi’nin kararı ile askeri bir müdahale” olabileceğini belirtti. Ve devamında Hollande; “Şimdiden itibaren Beşar El Esad rejimini kovmak için baskı yapılması gerekiyor. Başka bir çözüm bulmamız gerekiyor” dedi.
Suriye konusundaki gelişmelerin seyri ise Fransa Cumhurbaşkanı ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Cuma günü gerçekleştireceği görüşme sonrası belli olacak! ABD ve diğer emperyalist güçlerin düşlerini süsleyen Avrasya Stratejileri’nin bir basamağı olarak Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi – GOKAP’a giden süreçte “Arap Baharı” adı altında iktidarları değiştirilen Tunus, Mısır, Libya’dan sonra sıra Suriye’ye geldi.
“Önleyici savaş ve demokrasiyi yayma” kavramları altında Afganistan ve Irak işgali ile Arap Baharı adı altında Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde başlatılan “Dış Destekli İç İsyan ve İç Savaşlar” meşrulaştırıldı. Ve sonuçta askeri müdahalenin önü açılmış oldu. Bu tablo içerisinde muhtemelen haftaya Suriye semalarında bulunan Fransız uçaklarının bıraktığı bombaları konuşacağız! Yıllar sonra belki Cannes Film Festivali’nde bu savaşa dair bir film Altın Palmiye kazanır...
Savaş tamtamları!