Savaş tamtamlığı muhalefete kumpas

14 Ekim 2021 Perşembe - 17:35

Ebru Günay

Ebru Günay

  • HDP Sözcüsü Ebru Günay, iktidarın Kuzey-Doğu Suriye’ye yönelik yeni işgal saldırı açıklamalarına işaret ederek, “Bu savaş tamtamları en çok siyaseti boğmak, muhalefete kumpas kurmak içindir” dedi. 

İktidarın yeni bir macerayla iç kamuoyundan gelecek tepkileri bastırmak ve halkı zapturapt altına almak için güvenlikçi politikaları dayattığını belirten HDP Sözcüsü Ebru Günay, şunun altını çizdi: "Çözüm tam da iktidarın bu savaş aklına ve arzusuna karşı direnmektir, barış siyasetini örmektir."
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Ebru Günay, parti Genel Merkezi’nde düzenlediği haftalık basın toplantısında güncel siyasete dair gelişmeleri değerlendirdi. Açıkladıkları tutum belgesi ile ilgili doğrudan tartışmalar yürütmek ve ilk ağızdan aktarımını yapmak için geçen hafta muhalefet partileriyle görüşmeler yaptıklarını hatırlatan Günay, "Oldukça verimli geçen bu görüşmelerimizde temel hedefimiz karşılıklı düşünce alışverişinde bulunmaktı. Heyetimiz muhalefet partileriyle faydalı görüşmeler gerçekleştirmiştir. Ayrıca biliyorsunuz biz HDP olarak açıkladığımız çözüm deklarasyonunda açık bir şekilde tüm ülkede üçüncü seçeneği örgütleyeceğimizi Türkiye kamuoyuyla paylaştık. Şimdi diyoruz ki artık pratik adım atma zamanı" dedi. Bu kapsamda önümüzdeki hafta da mücadele birliği içinde bulundukları, birlikte yol yürüyeceklerine inandıkları ve bugüne kadar doğal ittifakları olarak gördükleri siyasi parti ve toplumsal mücadele güçlerini ziyaret edeceklerini; ortak mücadele hattını nasıl pratikleştireceklerini değerlendireceklerini söyleyen Günay, "Ayrıca Kürdistani partiler ile bu kapsamda temaslarımız olacak. Özünde bir ittifak partisi olduğumuz gerçeğinden hareketle demokrasi ittifakı kapsamında bütün toplumsal mücadele alanlarıyla buluşmayı hedefliyoruz. Amacımız tüm demokrasi ve devrimci güçler ile bir araya gelmektir" diye konuştu.  
 
Savaş siyasetine sarılıyor
 
Bu umut ve coşkuyla yola devam ederken, mücadeleyi büyütürken, iktidarın da boş durmadığına dikkat çeken Günay, şöyle devam etti: "Siyaseten tükenmiş ömrünü savaşla, talanla, rantla uzatmaya çalışıyor. Yalan, çarpıtma ve şatafattan ibaret politik halüsinasyonlar ile ayakta kalmanın çabasını verirken son bir umutla tekrar savaş çığırtkanlığına başladı. Ekonomik kriz var, öğrenciler sokaklarda yatıyor, kâğıt atıklarından geçimini sağlayanlara bile savaş açılmış, kadın cinayetleri durmak bilmiyor, her gün üst düzey bir DAİŞ’linin ülkede yakalandığı, dünya suç indeksinde Avrupa’da birinciliğe, dünyada ise 193 ülke arasında 12. sıraya yükselmiş, paramiliter yapılar cirit atıyor. İktidar ise yeniden savaş siyasetine sarılıyor.
 
Tam bir savaş hükümetidir
 
Açık şekilde savaş suçları işlenerek girilen Suriye siyasetinden dersler çıkarmak yerine, bu hafta önce Erdoğan, sonra Çavuşoğlu yeniden Kuzey -Doğu Suriye’ye yönelik saldırı tehdidinde bulundu. Diplomasi deyince akıllarına ilk savaş geliyor. Putin, İdlib meselesinde ültimatom veriyor, onlar Kuzey Doğu Suriye’ye karşı savaş tehdidinde bulunuyor. Biden’le sorun yaşıyorlar Kuzey-Doğu Suriye’ye karşı savaş tehdidinde bulunuyorlar. Bu iktidar tam bir savaş hükümetidir. Tek dertleri herkesi bu savaşa alet etmektir. Bu iktidar Türkiye’ye kaybettiriyor. Her kaybın bedelini demokratik kamuoyuna ödeterek, yanlışlarına ortak etme derdindedir. Bu iktidar, uluslararası siyasette attığı her adımın, kurduğu her cümlenin yanlışlığına sarılarak, pazarlık gücünün tesisini savaş ile elde etmeye çalışan tekçi bir rejimdir.
 
Toplumun talepleri başka
 
Halk aş iş istiyor, iktidar savaş diyor. Gençler gelecek istiyor, iktidar savaş diyor. Öğrenciler eğitim istiyor, iktidar savaş diyor. Toplum hak-hukuk-adalet talebinde bulunuyor, iktidar yine savaş diyor. Ellerinde kalan tek şey, zorbalık ve şiddettir. Umdukları tek şey ülkeyi ateşe atma pahasına iktidarlarını sürdürmek. Bu zihniyete izin ve geçit vermeyeceğimizi tekrar ifade ediyoruz. 
 
Münipülasyonlara kanılmasın
 
Halkımız bu manipülasyonlara, gündem çarpıtmalarına asla kanmamalıdır. Gerçek ve yakıcı olan gündemlerin üzerinin örtülmesine izin vermemelidir. Savaş asla bir çözüm değildir, tüm kaynakları savaşa harcamak bir devlet politikası olamaz, olmamalıdır. İktidar yeni bir macera ile iç kamuoyundan gelecek tepkileri bastırmak ve halkı zapturapt altına almak için güvenlikçi politikaları dayatıyor.
 
Barış siyaseti
 
Bu adımlar, bu savaş tamtamları en çok siyaseti boğmak, muhalefete kumpas kurmak içindir. Eleştirdiğimiz, hak aradığımız, emek mücadelesi verdiğimiz tüm hakikatlerin üzerini örtme amaçlı adımlardır. Savaş deyip daha sonra vatan ve beka adı altında sembolik ve söylem şiddeti uygulayarak siyaseti aynı hizaya çekmek bu ülkeye sürekli kaybettirdi, yıllarca geriye götürdü. Cesaret ile bu sorunların ve yanlışların üzerine gitmek siyasetin gerçek görevidir. Bu bağlamda sağduyu ve eleştiriye duyarlı bir refleks beklentimiz bakidir. Çözüm tam da iktidarın bu savaş aklına ve arzusuna karşı direnmektir, barış siyasetini örmektir. İktidara da hatırlatmak istiyorum, siz gidicisiniz, sizi hiçbir savaş, hiçbir macera kurtaramaz. İşlediğiniz suçları daha fazla ağırlaştırmayın, bu ülkeyi daha fazla ateşe atmayın, evlatlarımızın yaşamını yitirmesine daha fazla sebep olmayın."

Türkiye’deki tablo
 

Bu iktidar savaşla, talanla ömrünü uzatmaya çalışırken Türkiye halklarının en önemli gündemi ekonomik kriz ve onun yarattığı geçim sıkıntısıdır. Elektrik, doğalgaz, gıda ürünleri, giyecek, içecek, yakıt gibi ‘İhtiyaca hâsıl her şey’ ateş pahası durumdadır. Türk Lirası pul oldu. Tarımın, hayvancılığın cenazesini kaldırdı. Her şey ithal ve dövizle satın alınıyor, çiftçi elinde pul olmuş TL olduğu için üretim yapamıyor, borcunu ödeyemiyor. AKP iktidarı her kışı ‘kara kış’, ‘bitmeyen mevsim’ haline getirdi. Çünkü doğalgaz ithal, elektrik ithal, elektrik üretmek için dahi doğalgazın kullanıldığı sanayi tesisleri varken, zamlar bir heyula gibi her alana yayılıyor. Sadece 2021’de elektrik ve doğalgaza yüzde 100’ün üzerinde bir zam gerçekleştirildi. Buna karşın emekliye yüzde 5, memura yüzde 5 zam verilecek.
Asgari ücretle çalışan milyonlarca emekçinin geliri açlık sınırının altında, gıda fiyatlarına yapılan zamlar yüzde 80’in üzerinde, kira fiyatları tırmanışta, enflasyon yüzde 45’in üzerinde. Büyüyen ekonomi değil, sanayi değil, tarım değil, üretim değil, gelir değil. Büyüyen işsizlik, yoksulluk, borçlar, enflasyon, zamlar ve büyüyen iş bilmezliğinizden kaynaklı döviz kurlarıdır. 
 

 
Ağrı ve Antalya’da miting
 

Günay, açıklamaları ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. HDP’nin deklarasyon kapsamında düzenleyeceği mitinglere dair şu bilgileri paylaştı: “18 Ekim’de Ağrı’da miting gerçekleştireceğiz. 24 Ekim’de de Antalya’da miting gerçekleştireceğiz. Yarın ‘HDP’liyiz her yerdeyiz’ kampanyası kapsamında il ve ilçe örgütlerimiz her yerde kuruluş yıl dönümümüzü kutlayacak. Bütçe bulaşmalarımız devam edecek.” 

 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.