• Arjantin, 70 yıl sonra, 1955 darbesi sırasında çoğu işçi olan 12 gencin katledilmesini insanlığa karşı bir suç olarak tanıdı. Darbenin liderleri Pedro Eugenio Aramburu ile Isaac Rojas ve infazları gerçekleştiren komutanlar da bu suçtan sorumlu bulundu.
  • Arjantin, 70 yıl önceki katliamla yüzleşirken, Kürt halkını katleden, köylerini yakan, binlerce faili meçhul cinayeti gerçekleştiren Türk devleti ise bu insanlık suçlarını örtbas etmekle yetinmeyip, aynı zamanda unutturmak da istiyor.

 

TİJDA YAĞMUR

Arjantin’in demokratik hafızası açısından bir dönüm noktası niteliğinde karar alındı. José León Suárez katliamı, 70 yıl sonra insanlığa karşı suç olarak resmen tanındı. San Martín Federal Ceza Mahkemesi Yargıcı Alicia Vence, “Cinayetin planlanmasında, uygulanmasında ve örtbas edilmesinde devlet sorumluluğu vardır” diyerek, 1955 diktatörlüğüne karşı Arjantin tarihinde verilen ilk resmi mahkumiyet kararına imza attı.

Üç gün süren duruşmalar sonucu Pazartesi günü kararını açıklayan mahkeme, darbenin başındaki Pedro Eugenio Aramburu, Isaac Francisco Rojas, Juan Constantino Quaranta, Desiderio Fernández Suárez ve Rodolfo Rodríguez Moreno’yu suçlu buldu.

9 Haziran 1956 gecesi, Buenos Aires’in kuzeyindeki Florida semtinde bir evde toplanan çoğu işçi 12 genç, radyodan boks maçını dinliyordu. Cunta rejimi gerçekleştirdiği ev baskınında gençleri gözaltına aldı. Carlos Lizaso, Nicolás Carranza, Francisco Garibotti, Mario Brion ve Vicente Rodrígu isimli gençler önce San Martín karakoluna götürüldü. Ardından José León Suárez’teki çöplüklere götürülerek infaz edildi. Cesetleri, ailelerine “vatan haini” damgasıyla teslim eden askeri rejim, ailelerin cenaze töreni yapmasını da yasakladı.

Katliamı Walsh dünyaya duyurdu

Bu vahşet, Rodolfo Walsh’un 1957’de yayımladığı Operación Masacre kitabıyla tüm dünyaya duyuruldu. Walsh, Livraga’nın anlattıklarını temel alarak olayı belgeledi. Walsh’un bu çalışması, Latin Amerika’da soruşturmacı gazeteciliğin mihenk taşı haline geldi.

Pagina12.com sitesinin haberine göre yargıç Alicia Vence, katliamı “yasadışı alıkoyma ve kasten öldürme” suçları olarak tanımladı. Aramburu ve Rojas gibi darbe liderlerini, polis şefi Fernández Suárez’i ve infazı yöneten Rodríguez Moreno’yu doğrudan sorumlu tutuldu.

Somut adımlar

Yargıç Alicia Vence’nin kararı sadece suçluları işaret etmiyor, somut adımlar da getiriyor:

* Kurbanların ve hayatta kalanların itibarı iade edilecek, “vatan haini” damgası silinecek.

* Karar, Walsh’un kitabıyla birlikte ulusal ve Buenos Aires eyaleti resmi gazetelerinde yayımlanacak.

* Katliam, ulusal ve eyalet eğitim müfredatına girecek.

* Gözaltı ve infaz yerlerine anıt plakalar dikilecek.

* José León Suárez’teki eski çöplük alanında “hafıza mekanı” oluşturulacak.

* Katledilenlerin isimleri, devlet şiddeti mağdurları resmi kayıtlarına eklenecek.

Babamı, çocukluğumu, gençliğimi…

Mahkeme kararını açıkladığında, mağdur aileler ile  San Martín Hafıza, Hakikat ve Adalet Komisyonu da oradaydı. Katledilen fırıncı Reinaldo Benavídez'in kızı Mónica Benavídez, "O anki cezasızlık 1976 darbesinin yolunu açmıştı” diyerek hafızanın kesintisiz olması gerektiğini vurguladı.

Vicente Rodríguez'in kızı Alicia Rodríguez ise "Babamı vurdular, çocukluğumu, ergenliğimi ve gençliğimi de öldürdürler. Babamla birlikte tüm ailemi vurdular. Biraz umut dolu, farklı bir babalar günüydü. Ayrıca dün benim doğum günümdü, bu yüzden bunu bir hediye olarak kabul ediyorum" dedi.

Hiçbir şey unutulmasın kimse affedilmesin

Pazartesi günü açıklanan karar, Arjantin’in “Hiçbir şey unutulmasın, kimse affedilmesin” ilkesini 1955’e de taşıyor. 1976-1983 diktatörlüğünün gölgesinde kalan erken dönem devlet terörünü de resmen tanıyor.

70 yıl sonra şu an 90 yaşını aşan Juan Carlos Livraga’nın tanıklığı ve Walsh’un gazeteciliği ile başlayan yüzleşme bugün mahkeme salonunda bir zaferle taçlandı.