
AKP Hükümetinin Kürdistan’da yaptığı yıkım ve talan sonrasında özellikle kadın ve çocuklarda sağlık sorunları noktasında ciddi mağduriyetler ortaya çıktı. Sağlık emekçilerinin üzerindeki baskılar ve engellemeler de hala devam ediyor. Kürdistan’da yaşanlardan sonra halkın sağlığı konusunda Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Amed Şube Eşbaşkanı Selma Atabey ile görüştük.
Çocuklar ve kadınların sorunu üst seviyede
Amed Şube Eşbaşkanı Selma Atabey, Şırnak’ın 4 aydır kapalı olduğunu ve insanların bu nedenle sağlık merkezine 40 Km uzakta olan Kumçatı beldesinde kendilerine barınabilecekleri alanlar oluşturduklarını belirterek, „Bizler DTK Sağlık Meclisi ile birlikte bir çalışma yapmak istedik. Oradaki eksikler, kronik hastalıkları olanların tespiti için gitmiştik. Fakat oradaki güvenlik güçleri tarafından engellendik. Oradaki halka STK’ların ve sağlık ekiplerinin ulaşmasını istemiyorlardı. Bu anlamda yaptığımız birçok planlamayı iptal etmek zorunda kaldık“ dedi.
Bölgede yaşananlara tanıklık yaptıklarını da dile getiren Atabey, „Kadın ve çocukların ile özellikle hamile kadınların mağduriyeti söz konusuydu. Sonradan oluşturulmuş yerleşim alanları olduğu için temiz suya ihtiyaç vardı. Oradaki göletlerlerden su, ihtiyaçlarını karşılıyorlardı. Elektrik yok, tuvalet sıkıntıları vardı. Bu durumdan kaynaklı çocukların vücutlarında oluşan bazı yaralar vardı. Gebe kadınların doğal olarak kontrollere gidememe gibi bir durumları vardı. En yakın merkez Cizre oda 40 kilometre. Çocuklarda beslenme bozuklukları gelişmeye başladı. Güvenlik güçlerinin engellemesinden kaynaklı bu sorunda çözülemiyordu. Kumçatı belediyesi bu anlamda ciddi gayret sarf ediyor. Sağlık koşulları çok kötüydü“ vurgusu yaptı.
‘Çocuklarda ciddi uyku bozuklukları var’
Selma Atabey, savaşın yarattığı travmalardan kaynaklı çok ciddi sorunların olduğunu ifade ederek, „Bunlar iki şekilde travma yaşayanlar; Birincisi; Savaşa direk maruz kalanlar var. İkincisi ise; dışarıdan izleyici olarak bu duruma maruz kalanlar var. Bu anlamda psikolojik travmalardan kaynaklı ilaç kullanımı artmış durumda. Mezopotamya Sağlıkçıları’nın ve bizlerin yerinde hizmet verme imkanlarımız oldu. Bu anlamda net bir sayı söylemek zor. Çocuklarda ciddi uyku bozuklukları var, bomba seslerinde kaynaklığından kaynaklı idrar kaçırma gibi problemler var. İnsanlar birde kendilerinde oluşan travmaların farkında değiller“ dedi.
Rahatsız olan insanlar konuştuklarında birçok sorunu net bir biçimde gördüklerini dile getiren Atabey, „Hastanelerin güvenlik güçleri tarafından işgal edilmesinden kaynaklı halk oraya gitmeyi de tercih etmiyor. Sokağı çıkma yasaklarının kaldırılmasından kaynaklı insanlar sağlık merkezlerine gitmek istedi fakat gidemiyorlar. Bu anlamda ekipler aracılığı ile mahalleler gezilmeli. Bizler Cizre’deki halk ile buluştuğumuzda ‘Sonra giderim, ilacı kullanmasam olu’ gibi şeyler söyleniyor. Silopi, Cizre ve sur gibi ilçelerde aile hekimleri çalışmalarına başladı. Sur’un 4 mahallesi halen abluka altında. Orada yıkımların olmasından kaynaklı orada yaşayan insanlar da yok. Onun dışından kalan mahallerde şuan sağlık hizmeti var“ ifadesinde bulundu.
‘Neden bu kadar üzerine düşüyorsunuz?’
Eşbaşkan Atabey, son olarak sağlık emekçilerinin üzerindeki baskılara için ise şunları kaydetti: „Silvan’da ciddi bir yıkım oldu. Sağlık merkezi yıkıldı. Fakat şuan onarılmış durumda ve sağlık hizmeti veriliyor. Sokağa çıkma yasakları sırasında yaşanan çatışmalar da yaralananlara insanlar kötü muameleye karşı çıkan birçok sağlık emekçisi saldırıya uğradı. Özellikle 112 acil servis ve hastanelerin acil servislerinde ciddi anlamda sıkıntılar yaşandı. Cizre’de benim de içimde olduğum ekip bodrumlara ulaşmaya çalıştık. Yaklaşık 8 gün Cizre’nin çevre ilçelerinde kaldık ve kesinlikle yaklaştırılmadık. Birçok arkadaşa bu yönlü soruşturma açıldı ve görevden atılma tehlikesi ile karşı karşıya kaldı. Daha iki hafta önce, Lice’de çıkan yangına müdahale eden köylülerden 2 ölü 3 yaralı hastaneye getirildi. Bu duruma müdahale eden 3 arkadaşımıza ‘Neden bu kadar üzerine düşüyorsunuz?’ denilerek gözaltına alındı. Bu anlamda sağlık çalışanlarına yönelik ciddi bir baskı var.“
RAMAZAN MARANGOZ/HABER MERKEZİ