Almanya Gündemi


Almanya’da mülteci krizi her geçen gün içinden çıkılmaz bir hal alıyor (Avrupa’nın genelinde de durum faklı değil). Her ay katlanarak artan mülteci sayısı ve bunun karşısında hükümetin mülteci yerleştirme politikasındaki eksiklikleri, durumu daha da çözülmez hale getiriyor. Almanya’da mültecilerin sorunları bununla da bitmiyor. Çünkü; mültecilere saldıran aşırı sağcılar bir türlü frenlenemiyor. 

Geçen hafta Doğu Almanya’da bulunan Heidenau kentinde mültecilerin yerleştirildiği bölgelerde aşırı sağcılar tarafından gösteriler yapıldı, olaylar çığırından çıktı. Aşırı sağcıların kalesi olarak bilinen Dresden’e yakın 16.500 nüfuslu Heidenau’da işsizlik oranı da yüksek. Bildiğiniz üzere bu yerleşim yerlerinde PEGIDA taraftarları oldukça güçlü eylemler yapmıştı, ki PEGIDA’nın beslendiği güçlü argümanlardan biri de işsizliğin yüksek olduğu yerlerde, Almanlara değil de mültecilere akan para. Mülteci sayısının her geçen gün artmasına karşın, yerleştirme politikasındaki eksiklikler bu gösterilere hala zemin hazırlıyor. Geçen hafta yaşanan gösteriler de bunların bir devamı. Hal böyle iken, hükümetin aşırı sağcıların yoğun yaşadığı alanlara mülteci yerleştirmesi, mülteci yerleştirme politikasındaki ciddiyetsizliği gözler önüne seriyor. Zaten saldırılara hedef olan Heidenau Belediye Başkanı Jürgen Oppitz yaptığı açıklamada, mülteci yerleştirilirken kendilerine bile son anda haber verildiğini belirterek, aslında bu ciddiyetsizliği bir nevi ifşa etmiş oldu. 

Yine Mart ayında Sachsen-Anhalt Eyaleti sınırları içerisinde yer alan Tröglitz Belediye Başkanı Markus Nierth buraya yerleştirilen mülteciler için sağcıların tepkileri karşısında can güvenliği nedeniyle istifa etmişti. Nierth yaptığı açıklamada, aslında NPD'den çekindiği için istifa etmediğini, yetkililerin kendisini korumadığı ve yalnız bıraktığı için hayal kırıklığına uğradığını söylemişti. Bütün bu yaşananlara rağmen, mültecilerin yerleştirileceği alanlara dikkat edilmemesi ve can güvenliklerinin hiçe sayılması hükümetin büyük bir eksikliğidir. 

Mültecilere yönelik saldırılar maalesef hala devam ediyor. Baden Württemberg Eyaleti'nde mültecilere tahsis edilmesi planlanan bir bina önceki gün kundaklandı. Buna benzer kundaklama olayları geçtiğimiz aylarda da sıkça yaşanmıştı. 

Almanya mülteci alımına devam edecek. Almanya İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere, bu yıl Almanya'ya 800 bin mültecinin gelmesini öngördüklerini açıkladı. Bu oldukça ciddi bir rakam. Geçmiş rakamları tekrar hatırlarsak; Federal Göçmenler ve Mülteciler Dairesi verilerine göre 2015 yılının Haziran ayına kadar Almanya’ya toplamda 218.221 başvuru yapılmış. Buna karşın mültecilere ayrılacak bütçenin nasıl denkleştirileceği ise hala tartışma konusu. Tahminlere göre belediyeler mülteci başına yıllık 12 ila 13 bin Euro dolayında bütçe ayıracak. Buna göre masrafların 10 milyar Euro’yu da aşması bekleniyor.

Gelişi güzel boş binalara ya da salonlara yerleştirilen mültecilerin durumu ise içler acısı. Bunun yanında sanki rahat bir ülkeden geliyormuş edasıyla aşırı sağcıların saldırılarına maruz kalmaları ise durumu daha da trajik bir hale getiriyor. Mültecileri nasıl bir gelecek beklediği kafalarda hala büyük bir soru işareti. Ne Almanya’nın, genelde ne de Avrupa’nın mültecilere yönelik politikası var. Başbakan Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’ın Pazartesi günü Berlin’de yaptıkları zirve de mültecilere bir çözüm sunmadı. Ortadoğu’daki savaşa dahil olup, mültecilere yönelik ciddi bir çözüm geliştirilmemesi özellikle Almanya’da mültecilere yönelik sorunların katmerleşerek artacağına işaret ediyor. Birilerinin hatırlatması gerekiyor: Savaşa dahilsen, mültecilere sahip çıkmalısın!