Savaşa değil, halka bütçe

19 Ekim 2020 Pazartesi - 17:49

  • AKP’nin 2021 yılı bütçe teklifine karşı, ”halkın bütçesi” teklifinde bulunan HDP, “Saray’a, savaşa, yandaşa değil halka bütçe” dedi. 

 

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ekonomiden Sorumlu Eşbaşkan Yardımcısı Garo Paylan, AKP’nin önceki gün açıkladığı 2021 yılı bütçe teklifine karşı, “Saraya, savaşa, yandaşa değil halka bütçe” başlığı ile hazırladıkları ”halkın bütçesi” teklifini partisinin İstanbul İl Örgütü’nde yaptığı basın toplantısıyla paylaştı. 

Paylan, AKP-MHP ittifakının 2021 bütçesinde tercihini; Saray’dan, savaştan ve yandaştan yana kullandığını söyledi.  Saray’ın bütçesinin; emek sömürüsünün, gelir adaletsizliğinin, bölgesel eşitsizliğin, doğa katliamının, cinsiyet ayrımcılığının, israfın, yolsuzluğun, talanın ve rantın bütçesi olduğunu vurgulayan Paylan, ”2021 yılı bütçe tercihlerini değiştirerek; tüm vatandaşların temel ihtiyaçlarını güvence altına alan, gelir adaletsizliğini ve bölgesel eşitsizliği azaltan, doğayı koruyan, halk sağlığını önceleyen, cinsiyet eşitlikçi, barıştan ve emekten yana bir bütçe yapabiliriz. Bunun  için halkın bütçesini öneriyoruz. 2021 Bütçesi ‘Halkın Bütçesi’ olsun”  dedi.  

Paylan, ”Halkın bütçesi” ilkelerini ise maddeler halinde şu şekilde sıraladı:

* Halkın bütçesi kamucudur. kamu kaynaklarıyla tüm vatandaşlar ekonomik güvenceye alınır. Savaşa, Saray’a, yandaşa akan kaynaklar, halkımızı ekonomik güvenceye almak için kullanılır. Halkın temel ihtiyaçları, kamu tarafından, nitelikli ve ücretsiz bir şekilde sunulur. Yüzde 1’e değil, herkese ekonomik güvence sağlayacak bir bütçe mümkün!

* Halkın bütçesi, barışçı ve özgürlükçüdür. Savaş politikalarının tercih edilmesi, bütçede savaş harcamalarına ayrılan payı 6 yılda, 4 kat artırdı. Kaynaklar; silahlara, tanklara, füzelere harcandı. Kürt sorununun, Ege ve Kıbrıs sorununun, Karabağ sorununun demokratik ve barışçı çözümüyle kaynaklar savaşa değil, halkın temel ihtiyaçlarını güvence altına almak için kullanılacak. Barışçı ve özgürlükçü bir bütçe mümkün!

* Halkın bütçesi; emekçinin, esnafın, çiftçinin yanındadır. AKP-MHP ittifakı, emekçiden değil, büyük sermayeden yana olmayı tercih etti. İşçiyi, çiftçiyi, memuru, esnafı ve emekliyi bütçeye ‘yük’ olarak gördü. Halkın bütçesiyle; emekçiler, memurlar, esnaflar, çiftçiler, işsizler ve emekliler bütçeden hakkı olanı alacak. Gelir eşitsizliğini azaltan, emekten yana bir bütçe mümkün!

* Halkın bütçesi, doğanın yanındadır.

*  Halkın bütçesi, kadın özgürlükçüdür. Kadın-erkek eşitliğini esas alacak. Bütçenin tüm alanlarında, cinsiyetler arası eşitsizliği ortadan kaldıracak biçimde bütçeleme geliştirilecek. Toplumsal cinsiyet eşitliğini esas alan bir bütçe mümkün!

* Halkın bütçesi, hak temelli sosyal politikaları esas alır. Halkın bütçesinde sosyal politikalar yardım olarak değil, hak olarak uygulanacak. Bütçede sosyal politikalara ayrılan kaynak artırılacak.

* Halkın bütçesi, katılımcılığı,  yerelliği, bölgesel eşitliği esas alır. Halkın bütçesi, doğrudan halkın ve sivil toplum örgütlerinin talepleriyle düzenlenir. Bölgesel eşitsizlikleri azaltır. Yerel yönetimlere daha çok kaynak aktarır. Üretimi destekleyici, alt yapıyı güçlendirici, istihdamı artırıcı ve yoksulluğu azaltıcı politikaları esas alır.

8-Halkın bütçesi, halk sağlığını önceler. Sağlık sektöründe özelleştirme ve piyasalaştırmaya son verecek, sağlık emekçilerinin içinde bulunduğu tüm zorlu koşullar ve gelir farkından doğan eşitsizlikler ortadan kaldırılacak. Tüm sağlık hizmetleri; kamusal, nitelikli, erişilebilir ve tamamen ücretsiz olacak. Piyasayı değil, halkın sağlığını önceleyen bir bütçe mümkün!

Halkın bütçesiyle neler olacak 

Paylan, halkın bütçesiyle neler yapılabileceğini de şöyle izah etti: 

* Halkın bütçesiyle her vatandaşın aylık en az bin TL geliri olacak.

* Asgari ücret, vergiden muaf ve net 4 bin TL olacak.

* En düşük emekli maaşı 2 bin 500 TL olacak.

* İhtiyaç sınırına kadar elektrik, su, doğalgaz ve internet ücretsiz olacak.

* Yoksulluk sınırının altında gelire sahip vatandaşlar, şehir içi toplu taşımadan ücretsiz yararlanacak.

* Engelli bireyleri, ekonomik ve sosyal yaşamda dezavantajlı hale getiren, negatif ayrımcılığa sebep olan tüm politika ve uygulamalar ortadan kaldırılacak. Kamu ve özel sektörde engelli istihdamı artırılacak.

* Ev emekçisi kadınların sağlık ve emeklilik primleri bütçeden ödenecek.

* Tüm sağlık hizmetleri kamusal, nitelikli, erişilebilir ve tamamen ücretsiz olacak.

* Çocukların ve gençlerin; ücretsiz, nitelikli, bilimsel ve anadilinde eğitim alması sağlanacak. Pandemi sürecinde bilgisayara erişimi olmayan tüm öğrencilere bilgisayar dağıtılacak. Tüm öğrencilere, sınırsız ve ücretsiz internet sağlanacak. 

* Prim gün sayılarını ve sigortalılık sürelerini doldurmuş olmalarına rağmen yaş kriterine takıldıkları için emekli olamayan milyonlarca vatandaşın mağduriyeti ortadan kaldırılacak.

* Tüm memur ve memur emeklilerinin yaşam standartlarını yükseltecek olan 3.600 ek gösterge düzenlemesi hayata geçirilecek.

* Küçük esnafın vergi ve kredi borçları faizsiz ve uzun vadeli olarak yeniden yapılandırılacak. 

* 120 milyar TL’yi aşmış durumda olan çiftçi borçlarına kalıcı çözüm bulunacak. Faizsiz ve uzun vadeli olarak yeniden yapılandırılacak. Çiftçiye verilen mazot, gübre, ilaç ve tohum desteği iki katına çıkarılacak.

* Ataması yapılmayan öğretmenler atanacak. 200 bin öğretmenin ataması yapılacak.

* Gençlerin Kredi ve Yurtlar Kurumu borçları silinecek. Gençlere her ay 500 TL yüklenilen Genç Kart verilecek. Gençlere şehir içi toplu taşıma ücretsiz olacak.

* Kadın Bakanlığı kurulacak. Her mahalleye ücretsiz kreş açılacak.

* Diyanet İşleri Başkanlığı Bütçesi, bütün inançların hizmetine sunulacak.

Bütün bunlara kaynak var

 “Halkın talepleri, ‘kaynak yok’ denilerek bütçede yer alamıyor.  Oysa kaynak var!” diyen Paylan, şunları ifade etti: ”Yapılması gereken tek şey bütçe tercihlerini değiştirmek. Savunma harcamaları azaltılacak. Savaşa ve güvenlik harcamalarına akan kaynaklar düşürülecek. Bütçe kaynakları halkın refahını sağlamak için seferber edilecek. Ülke kaynakları; tanklara, füzelere, silahlara gitmeyecek. Saray’daki israfa son verilecek. Saray inşaatları durdurulacak. Uçan, yürüyen ve yüzen saraylar satılacak. Halka ait kaynakların, israf ve şatafat için harcanmasına son verilecek. Cumhurbaşkanlığı bütçesi, yüzde 90 oranında düşürülecek ve örtülü ödenek kaldırılacak. Milletvekilleri ve Cumhurbaşkanı dâhil, kamuda çalışan hiç kimseye, asgari ücretin üç katından fazla maaş ödenmeyecek. Yıllardır beş yandaş şirkete verilmekte olan tüm kamu ihaleleri iptal edilecek ve ödemeler durdurulacak. Kamu ihalelerindeki geçmiş yolsuzlukların hesabı sorulacak. Kamu Özel İşbirliği Projeleri ile yapılan köprü, otoyol ve şehir hastaneleri projeleri kamulaştırılacak. Bu kapsamda yapılan ödemelerin hesabı sorulacak. Yandaş derneklere, vakıflara yapılan ödemeler durdurulacak. Tek Adam Rejimi’nin ‘Paralel Hazine’si durumunda olan Türkiye Varlık Fonu kapatılacak. Nükleer Santral Projesi iptal edilecek, termik santraller kapatılacak. Büyük sermayeye uygulanan; vergi muafiyeti, istisnası, indirimi ve vergi aflarına son verilecek. Servete ve gelire göre artan oranlı bir vergi sistemi oluşturulacak. Rant Vergisi getirilecek. Kayıt dışı ekonomi, kayıt altına alınarak vergi gelirleri artırılacak. Kaynakların halka akmasıyla canlanacak ekonomi, daha çok vergi üretecek. Savaştan değil, barıştan yana, yüzde 1’in değil, yüzde 100’ün yanında, emekten, kadından ve doğadan yana, başka bir bütçe mümkün.” ANKARA

 

Borç oranı yüzde 40’a dayandı

Kamu borç stokunun, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’ya (GSYH) oranı yüzde 40’a dayandı. 2015’te yüzde 27’ye kadar gerilemişti. Reel sektörün finansal borçlarının GSYH’ya oranı ise aynı dönemde yüzde 75’i buldu. Bu oran 2010’da yüzde 40’ın altındaydı. Dikkat çekici eğilimlerden bir başkası, kamu borcu içinde döviz ve altın cinsinden borcun payının artıyor oluşu. 2010 ‘da bu oran yüzde 26.7’ydi. 2015 sonrasında hızla yükselişe geçti ve bu yılın ikinci çeyreğinde yüzde 49.9’a dayandı.  ANKARA

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.