Almanya’da 1960’lı yıllardan bu yana her yıl geleneksel olarak düzenlenen Paskalya Yürüyüşleri bugün(29 Mart) başlıyor. ‘Savaşa ve silahlanmaya karşı’ sloganıyla 105 merkezde yapılacak yürüyüşlere, Kürdistanlılar da Efrîn işgali ve Türkiye Almanya ilişkilerini protesto etmek için katılacak. Paskalya Yürüyüşleri’nin Frankfurt’taki yürüyüş sözcüsü ve Almanya Barış Hareketi Yöneticisi Willy van Ooyen yürüyüşler ve verdiği mesajlar üzerine gazetemize konuştu. Soğuk Savaş süreciyle birlikte Avrupa’da ortaya çıkan ve kısa sürede dünyayı saran, geçmişteki küresel barış hareketi zayıflamış olsa da devam ettiğini belirten Van Ooyen konuya ilişkin şunları aktardı: “Dünyada her zaman bir barış hareketi vardı. Son olarak 90’lı yılların başındaki Körfez Savaşı dönemini hatırlarsınız ki o zamanlar insanlar kitleler halinde sokaklara dökülmüşlerdi. 2003 yılındaki Irak Savaşı‘nda da milyonlarca insan ayaklandı. O dönemlerde insanlar bir taraftan mağdur olduklarını düşünüyor ve kendi askerleri savaşa gittiği için endişeleniyor, diğer yandan barışçıl çabalarıyla savaş siyasetini değiştirebileceklerini umuyorlardı. Fakat herhangi bir devletin barış hareketi nedeniyle siyasetini değiştirmesi mümkün ve gerçekçi değil. Günümüzde de sokaklardaki protestolar çoğalsa da bu savaş siyasetini değiştirmeye yetmiyor.” Silahlanma sosyal uçurumu derinleştiriyor Van Ooyen, bu bağlamda geleneksel Paskalya Yürüyüşleri’nin de 60’lı yıllardan beridir barış çağrısıyla yapıldığını işaret etti. Ooyen, şöyle devam etti: “60’lı yıllarda barış hareketi farklı konular için, örneğin nükleer silahlanmaya karşı, başka ülkeye asker göndermeye karşı etkin bir mücadele verdi. 80’lı yıllarda temel konu yaşanan savaşlar ve bunu tetikleyen silahlanmaydı. Bu yıl ise iki merkezi konumuz var. Birincisi Almanya’nın NATO üzerinden yürüttüğü silahlanma politikası, ki burada silahlanmaya 30 Milyar harcanıyor! Ve bu harcama Almanya’da sosyal uçurumu, sosyal bölünmeyi daha da derinleştirecek. İkinci konu ise günümüzde yaşanan savaşlar ve elbette bunlar arasında Efrîn’de de yaşanan savaşlardır. Buna bağlı olarak ilk hedefimiz silah satışını yasaklamak. İkinci hedefimiz de Alman askerlerinin tüm savaş alanlarından geri çekilmesi. Bu bana göre dünya üzerinde barış taleplerini daha da güçlendirebilir.” Merkel samimi değil Almanya Başbakanı Merkel’in geçenlerde Efrîn konusunda yaptığı açıklamaya da değinen Ooyen, bu açıklamayı samimi bulmadığını söyledi. ‘Türkiye’nin hukuka aykırı olarak yaptığı işgal inkar edilemez’ diyen Barış Sözcüsü Ooyen, “Merkel bunu kesin bir dille ve sert bir şekilde kınadı. İşgale karşı temel pozisyon aldı ve bunu açık bir şekilde belirtti. Savaşın kınandığı ve özellikle halklara karşı böylesi bir saldırının kınandığı açıklandı. Fakat Almanya Başbakanı sözde kınasa da halen pratikte silah satışını durdurma isteği göstermiyor. Bunu göremiyorum. Alman emperyalizminin de içinde yer aldığı dünyadaki ekonomik ilişkiler buna engel teşkil ediyor. Bundan dolayı zor bir barış mücadelesi yaşanıyor. Ancak yine de barışı ve demokrasiyi kazanmak için mücadeleyi sürdürmek barışa acil destek vermek gerekiyor” çağrısı da yapıyor. NAV-DEM’den çağrı NAV-DEM de Almanya çapında 30 Mart-2 Nisan arası yapılacak Paskalya ve barış yürüyüşlerini selamlayarak tüm kesimlere bu yürüyüşlere katılma çağrısı yaptı. NAV-DEM açıklamasında: “Bizler için bu yılki Paskalya Yürüyüşleri, savaş politikalarına karşı yol gösteren demokratik model projesi olan Kuzey Suriye Demokratik Federasyon ile dayanışmayı simgeliyor. 2018 Paskalya katılımcılarına, özgür ve barışçıl bir dünya mücadelesinde başarılar diliyoruz.” HABER MERKEZİ