İktisatçı Prof. Dr. Aziz Konukman, eğer bir paylaşım savaşının içine ya da bir alt emperyal rüya ile savaşa giriliyorsa halkın kesinlikle bu savaşın finansmanını sorgulaması gerektiğini söyledi.

Ekonomideki krizin üretim, gelir ve istihdam alanlarında kendini iyice hissettirdiği ve yurttaşların alım gücünden düştüğü Türkiye’de, mevcut iktidar Kürdistan’ın üç parçasından savaşı sürdürüyor, üstelik daha yaygınlaştıracağına dair tehditler savuruyor. Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’da yapılan İran-Suriye-Rusya Üçlü Zirvesi’nde  “ABD ile 2 hafta içinde uzlaşamazsak kendi harekât planımızı uygulamaya başlayacağız” diyerek bir kez daha Kuzey-Doğu Suriye’yi işgal etmekle tehdit etti.

Yaşamın her alanında kendisini belirgin bir şekilde hissettiren ekonomideki kriz haline rağmen Türk devletinin savaşta ısrar etmesini değerlendiren Prof. Dr. Aziz Konukman, mevcut ekonomik göstergeler ışığında Türkiye’nin yeni bir savaş macerasının ekonomide sıkıntılar yaratacağını söyledi. Konukman, “Eğer bir paylaşım savaşının içine ya da bir alt emperyal rüya ile savaşa giriliyorsa halkın kesinlikle bu savaşın finansmanını sorgulaması gerekir” dedi.

Türkiye’nin kaldıramayacağı yük

 Türkiye’nin kendi sınırları dışındaki bir oluşuma itiraz edebileceği ve tepki vermesinin bazı durumlar için anlaşılır olabileceğini kaydeden Prof. Konukman, yapılması gerekenin sorunları konuşarak çözmek olduğunu belirtti. Prof. Konukman, şunları ifade etti: “Suriye’nin bir rejimi var, yeni bir inşa süreci var. Suriye’nin topraklarında yaşayan kimler varsa işte Kürtlerle, başka gruplarla konuşarak, yardımcı olmak gerekiyor. Komşularımız ile ilişkimiz bu düzeyde olmalı. Bu tür girdaplar tabi ki Türkiye’yi kaldıramayacağı yükler altına sokar. Onun için bu tür kararlar bir kişinin kararı ya da bir kişinin iktidar hırsı ile alınmamalıdır. Bu konuda Meclis’te oturumlar yapılmalı, bu tür oturumlarla Türkiye’nin böyle bir ihtiyacı var mı yok mu, tartışılmamalıdır.”

Domatese öncelik verilmeli

 Prof. Konukman, ekonominin içeresinde olduğu kriz haliyle savaşa girişmenin kolay bir iş olmayacağını belirtti. “Öncelikli sorunları çözmek zorundasınız” diyen Konukman, şöyle devam etti: “İçeride müthiş fiyat artışları varken, işsizlik had safhada ve insanlar inim inim inlerken, kurşuna harcanacak her kuruş, insanların sorunlarına harcanmalıdır. Ben bu tür şeylerin topluma büyük bir acı yaşatacağına inanıyorum. Mermi mi? yoksa domates mi? Böyle bir ikileme girmemeliyiz. Bu ülkenin domatesi ihtiyacı var ise öncelik domatese verilmeli. Ha ülkeniz ya da haneniz tecavüze uğradıysa burada kimse domates hesabı yapmaz zaten.”

Herhangi bir saldırı yok

Konukman, Türkiye’ye herhangi bir saldırının olmadığı bir dönemde önceliğin halka verilmesinin altını çizerek, şunları söyledi: “Tüm savaşların faturasını geniş halk yığınları ödüyor. Emekçiler ödüyor. Varsa bir yangın halklar ile birlikte söndürün.”

 
 

Borçlu oranı fırladı

 

TÜİK’in 2018 yılı gelir ve yaşam koşulları araştırmasına göre 20'lik grubun toplam gelirden aldığı pay bir önceki yıla göre 0,2 puan artarak yüzde 47,6'ya yükselirken, en düşük gelire sahip yüzde 20'lik grubun aldığı pay 0,2 puan azaldı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2018 yılı gelir ve yaşam koşulları araştırması sonuçlarını açıkladı. Verilere göre, en yüksek eşdeğer hane halkı kullanılabilir fert gelirine sahip yüzde 20'lik grubun toplam gelirden aldığı pay bir önceki yıla göre 0,2 puan artarak yüzde 47,6'ya yükselirken, en düşük gelire sahip yüzde 20'lik grubun aldığı pay 0,2 puan azalarak yüzde 6,1'e düştü. Toplumun en zengin yüzde 20'sinin gelirinin en yoksul yüzde 20'sinin gelirine oranı şeklinde hesaplanan P80/P20 oranı ise 7,5'den 7,8'e yükseldi.

Göreli yoksulluk oranı

Yoksulluk sınırına göre, yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 0,4 puanlık artış ile yüzde 13,9 oldu. Medyan gelirin yüzde 60'ı dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre ise yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 1,1 puan artarak yüzde 21,2 olarak gerçekleşti. Yine tek kişilik hane halklarının yoksulluk oranının bir önceki yıla göre 1,4 puan artarak yüzde 9,6, tek çekirdek aileden oluşan hane halklarının yoksulluk oranı 0,4 puan artarak yüzde 12,9, en az bir çekirdek aile ve diğer kişilerden oluşan hane halklarının yoksulluk oranının ise 0,9 puan artarak yüzde 18,8 oldu.

Yüzde 40’ın ısınma sorunu var

 Nüfusun yüzde 59'u kendilerine ait bir konutta otururken, yüzde 39,6'sı konutunda izolasyondan dolayı ısınma sorunu, yüzde 36,2'si sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçevesi ve yüzde 24,8'i trafik veya endüstrinin neden olduğu hava kirliliği, çevre kirliliği veya diğer çevresel sorunlar yaşadı.

Borçluluk yüzde 70’i geçti

 Verilere göre nüfusun, yüzde 70,4'ü konut alımı ve konut masrafları dışında taksit ödemeleri veya borçları olduğunu, yüzde 58,3'ü evden uzakta bir haftalık tatil masraflarını karşılayamadığını ve yüzde 11,5'i konut masraflarının hanelerine çok yük getirdiğini beyan etti.

Dört kişiden biri yoksun

 Finansal sıkıntıda olma durumunu ifade eden maddi yoksunluk; çamaşır makinesi, renkli televizyon, telefon ve otomobil sahipliği ile beklenmedik harcamalar, evden uzakta bir haftalık tatil, kira, konut kredisi, borç ödemeleri, iki günde bir et, tavuk, balık içeren yemek ve evin ısınma ihtiyacının ekonomik olarak karşılanamama durumu ile ilgili hane halklarının algılarını yansıtıyor. Belirtilen dokuz maddenin en az dördünü karşılayamayanların oranı olarak tanımlanan ciddi maddi yoksunluk oranı yüzde 26,5 olarak gerçekleşti.