
Bütün kamu görevlileri meşrulaştırmış
Türkiye’de yasaların uygulanmadığını ifade eden Tozbey, “Bu yasaların uygulanmamasında birçok sebep vardır.
Bence en önemlisi kamu görevlilerinin topluma bu yasaları meşru görmeyerek, evlilikleri meşru görmeleridir. Yani kız çocuklarını evlendiren aileler, küçük yaşta evlilikleri uygun görmektedir. Düğünlerle evlilikler yapmaktadırlar. Bu, doğal olarak kendi sosyal çevrelerinde de evliliği meşru kılmaktadır. Kamu görevlileri de erken yaşta evlilikleri meşru kılmaktadır. Örneğin imamlar küçük yaşta gelinlere dini nikah kıyarak, bunu meşru kılmaktadır. Muhtarlar köylerine gelen kız çocukları hakkında suç duyurusunda bulunmamaktadır. Kader Erten hastanede erken doğum yaptığında, hastane yetkilileri savcıya Kader Erten’in küçük yaşta olduğunu bildirmişler. Ancak savcı, Kader Erten kocasına dönmek istediği için kocasına teslim etmiştir. Bu savcının aslında erken yaşta evliliği meşru gördüğünü gösterdiği gibi, imam nikahı ile kıyılmış resmi olmayan bir nikahı yasal olarak da meşru gördüğünü göstermektedir. Savcı tarafından dahi çocuk yaşta evlilikler meşru görülürken, bu toplumda doğal olarak çocuk yaşta evlilikler de engellenemez” dedi.
‘Suç duyurusunda bulunduk’
Kader Erten’in durumuna ilişkin Sêrt’e giderek başsavcı ile görüştüklerini söyleyen Tozbey, “Savcının hataları ile ilgili görüşlerimizi ilettik. Aynı zamanda sadece savcıya, kızın ailesine ve kocasına yüklenilmemesi gerektiğini söyledik. Çünkü tek sorumlular onlar değil. Düğüncüler, dini nikahı kıyan imam, köy muhtarı ve Pervari Kaymakamı hakkında suç duyurusunda bulunduk. Başsavcıdan bu suç duyurularının takipçisi olmasını istedik” dedi.
Nedeni sosyoekonomik düzen
Kader Erten’e benzer olaylarla sık sık karşılaştıklarını dile getiren Van-Hakkari Tabipler Odası Yönetim Kurulu Üyesi Psikiyatri Cem Taylan Erden de Sêrt’te yaşanan olayın herkesi yeniden düşündürdüğünü belirterek, bu tür olaylarda her yeni ölümün, yaşanan ayıptan oluşan yarayı yeniden kanattığını ifade etti. Erden, kendisine göre sorunun en büyük kaynağının sosyoekonomik düzen olduğunu vurguladı. Ailelerin sosyoekonomik düzeyi düştükçe daha küçük yaşta evliliklerin ortaya çıktığını ifade eden Erden, “Çünkü sosyoekonomik düzey düştükçe kalabalık ailelerde kız çocukları bir nesne gibi alınıp satılabilir, değiştirilebilir bir eşya durumuna getirilebiliyor. Bu yüzden de çok küçük yaşlarda kendi kararları olmadan gittikleri evlerde yine kendi kararları olmayan, kendi rızaları dışında bir hayat yaşamak zorunda kalıyorlar. Kendi evlerinde nesne oldukları gibi gittikleri evlerde de nesne gibi görülüyorlar. Ve bu durum, küçük kızların travma yaşamasına sebep oluyor. Bu travma yıllar gittikçe büyüyor. 30-40'lı yaşlara geldiğinde artık kendi çocukları da evlenme çağına geldiğinde, kendisine yapılan bu travmayı yeni gelen gelinlere aktarmış oluyor. Travmanın bir çeşit nesilden nesile aktarması oluyor” dedi.
HASAN YOLDAŞ/DİHA/WAN