SES ve DTO, Diyarbakır Ceza İnfaz Savcısı ile görüştüklerini ama cevap alamadıklarını, Adalet Bakanlığı'ndan da cevap beklediklerini bildirdi.

Sağlık Hizmetleri Emekçileri Sendikası (SES) ve Diyarbakır Tabip Odası (DTO), açlık grevleriyle ilgili basın açıklaması yaptı. DTO'da dün yapılan açıklamada konuşan SES Genel Sekreteri Orhan İlim, açlık grevindeki tutsakların sağlık açısında ölüm eşiğine geldiğini ve bir an önce taleplerin yerine getirilmesi gerektiğini söyledi. Her hafta yeni katılımların olduğunu kaydeden Orhan, "Kişilerin etkinlik alanlarının kendi bedenlerine kadar sınırlanabildiği cezaevi ortamlarında, kimi uygulama ve politikalara karşı bir protesto biçimi olarak gündeme gelen, insan yaşamına ve sağlığına yönelik her türlü eylem gibi açlık grevleri de hekimlik/sağlık mesleğinin temel felsefesine aykırı bir eylem biçimidir. Bu nedenle sorunun veya sorunların çözümünde açlık grevleri; sebeplerinin insanı esas alan bir şekilde ortadan kaldırabilmek birincil öncelik olmalıdır" diye konuştu.

Savcı ile görüşüldü 

Sağlık meslek örgütleri olarak açlık grevinde olan tutsakların durumlarını yerinde görmek, gerekli muayenelerini yapabilmek, açlık grevinin eylemciler üzerinde yaratacağı olumsuz etkilerini anlatmak ve B1 vitamininin alınmaması durumunda ortaya çıkabilecek olumsuzlukları iletmek üzere bir heyet oluşturup Diyarbakır Ceza İnfaz Savcısı ile bir görüşme gerçekleştirdiklerini aktardı. Orhan, eylemcilerle görüşme, kamuoyunda merak konusu olan sağlık durumlarını tespit ve muayene etme taleplerinin Adalet Bakanlığı'na iletileceği ve ancak Adalet Bakanlığı tarafından olumlu yanıt verilmesi durumunda görüşmenin gerçekleştirileceği bilgisi aldıklarını ifade etti. Orhan, "Cezaevindeki mahpusların sağlık durumlarına ilişkin bilgileri açlık grevcilerin ziyaretçileri ve avukatlar aracılığıyla takip etmekteyiz. Aldığımız bilgiler doğrultusunda süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde kritik eşiğin aşıldığı, cezaevlerinde her an istenmeyen durumların yaşanabileceğini öngörmekteyiz" dedi.

Sağlık durumları

Eylemcilerin durumuna da değinen Orhan, genel olarak açlık grevindeki eylemcilerin bitkin-yorgun oldukları, yürümekte güçlük çektikleri, kilo kaybı yaşadıkları, görme bozukluklarının olduğu, tansiyon düşüklüğü yaşadıkları; Baş, eklem ve kas ağrıları çektikleri, bulantı-kusmalarının olduğu, uykusuzluk yaşadıkları, ses ve gürültüye karşı aşırı hassasiyetlerinin olduğu, konuşmada zorlandıkları, oturup kalkamama, yürüyememe şikâyetlerinin olduğunu söyledi.

Malta Bildirgesi'ne uyulsun  

Orhan son olarak şunları ifade etti: "En kutsal hak olan 'yaşam hakkına' yönelik gerçekleştirilen bu eylemin; doğuracağı olumsuz etkilerini bertaraf edebilmek tüm insanlığın sorunudur. Geçmiş dönemlerde cezaevlerindeki eylemlerde ortaya çıkan ölümlerin tekrar yaşanmaması için herkesi özellikle ilgili mercileri duyarlılığa davet ediyoruz. Cezaevlerinde görev yapan ve açlık grevcilerinin sağlığından sorumlu olan hekimleri açlık grevcilerin izlenmesinde ilgili hekimlere rehber niteliğindeki Malta Bildirgesi'ne uygun davranmaya çağırıyoruz."