Yargılamalarda sürekli usulsüzlüklerin gündeme geldiği Türkiye'de, bir eyleme katılmak ya da bir basın açıklamasına katılmak, 10 yıllarca hapis cezası almaya yetiyor. Kürtçe savunma talebini reddeden Türk mahkemeleri savunma almadan da ceza yağdırıyor.
Ömer Haran'ın çeşitli etkinliklere katıldığı ve örgüt adına suç işlediği iddiasıyla Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmasında, savunma hakkı verilmeden 11 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası verildi. Haran'ın son duruşması ve önceki tüm duruşmalarında avukat mazeretli olduğundan dolayı savunma yapamazken, Haran ise Kürtçe savunma talebinin mahkeme tarafından kabul edilmemesi nedeniyle savunmasını yapamadı. Haran'ın avukatı Serdar Çelebi, ilk duruşmadan itibaren Haran'ın kendisini Kürtçe ifade edebileceğini söylediğini, ancak mahkemenin buna izin verilmediğini kaydetti. Çelebi, ''Mahkeme bizim yokluğumuzda dosyada karar verdi. Zaten müvekkilim Kürtçeden dolayı savunma yapamıyor. Biz mütalaaya cevap vermedik. Dosyadan savunma alınmadan 11 yıl 10 ay 15 gün ceza aldı. Bunu hukukun neresine koyacağız. Aceleyi gerektiren durum neydi? Seri yargılama dedikleri şey buysa eğer biz yavaş yargılamayı tercih ederiz. Tamamen keyfi bir durum" dedi.  Dosyayı temyize gönderdiklerini kaydeden Çelebi ''Ortaçağ'daki Engizisyon mahkemeleri böyleydi. İtham ile ceza verirlerdi. Sanığın beyanı da çok önemli değildi. Aynı yargılama yöntemi ile karşı karşıyayız'' diye tepki gösterdi.


MUSTAFA EMRAH SÜER / DİHA/AMED