
Bakırköy Cezaevi'ndeki eylemcilerden Zekiye İlbasan'ın annesi Gülperi İlbasan, "Çocuklarımız ya dağda ya da zindanlar da ölümle yüz yüze tutuluyor. Önderliğimiz tutsak. Baskı katmerleşti. 3 barış grubu geldi hepsi tutuklandı. Artık biz Kürtlere isyan etmekten başka çare bırakmıyorlar. Bir anne olarak bu acılara artık dayanamıyorum" dedi.
Cezaevinden ayrılmayacağız
Aynı cezaevinde grevde olan Berivan Baştaş'ın annesi Sultan Baştaş ise "Önderimiz cezaevinde olduğu sürece çocuklarımız da açlık grevinde olacak. Kaybetsek bunun sorumluluğunu kim üstlenecek, bunun hesabını kim verecek bize" diye sordu. Tutsakların talepleri yerine getirilinceye dek cezaevi önünden ayrılmayacaklarını söyleyen Sultan Ana, "Önümüzde Kurban Bayramı var. Bizlere ne bayram ne seyran ne de rahat var. İçimiz kan ağlarken, aç bedenler zindanlarda yatarken bizlere uyku da yok, bunları bize yaşatanlar da rahat olmayacak. Bunu herkes böyle bilsin" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan ile Türk medyasına tepki gösteren Baştaş, "İnsanlar bedenlerini açlık grevine yatırmış, ne Başbakan'ın ne de medyanın umurunda" dedi.
TUAD üyesi Şengül Kaçar da "Ölüme başkaldıran evlatlarımızın arkasındayız. Vicdanı olan herkesi yanımızda olmaya ve ölümler yaşanmandan tutsakların talepleri için çaba harcamaya çağırıyorum" diye konuştu.
Çadırda nöbet tutuyorlar
Van'daki tutsak yakınları da açtıkları nöbet çadırında evlatları için bekliyor. Nöbet çadırına açlık grevinde olan Van Belediye Başkanı Bekir Kaya, BDP eski İl Başkanı Cüneyt Caniş, Edremit Belediye Başkanı Abdulkerim Sayan ve BDP'li yöneticilerin fotoğrafları asılmış.
Fırat Haber Ajansı muhabiri Hezil Rojda, çadıra giderek kaygıyla bekleyen ailelerle konuştu.
Tutsak yakını Muhteber Bur, tutsaklar açlık grevini sürdürdüğü müddetçe kendilerinin de eylemlerine devam edeceklerini söyledi.
Barış Annesi Hanife Kaçak, “Eylemlerini buradan destekliyoruz. Ölüm de olsa vazgeçmeyeceğiz. Devlet önderlikle görüşsün, talepler kabul edilsin” diye konuştu.
İki oğlu PKK saflarında hayatını kaybeden Hanım Acar ise “İki oğlumu kaybettim, biri ise şimdi dağda. İki oğlum daha var onlar da gitsin bu yola. Hiçbir pişmanlık yok içimizde. Sonuna kadar arkasındayım” dedi.
HABER MERKEZİ
Tayyip Temel'in durumu kötü
Açlık grevinin 42. gününde artık yazamayacak ve okuyamayacak duruma gelen Gazeteci Tayyip Temel, avukatı aracılığıyla mesaj gönderdi: Taleplerimiz karşılanmadan eylemi bitirmeyeceğiz.
12 Eylül gününden bu yana açlık grevinde olan Azadiya Welat Gazetesi'nin eski Genel Yayın Yönetmeni Tayyip Temel, artık konuşmakta güçlük çekiyor ve okuyup yazamıyor. Bu bilgiyi dün sabah saatlerinde Diyarbakır D Tipi Cezaevi'ne giderek müvekkili Tayyip Temel ile görüşen Avukat Cemil Özen verdi.
Müvekkilinin sağlık durumunun kötü olduğunu aktaran Avukat Özen, "Müvekkilimin baş ağrısı, mide bulantısı, algılama düzeyinde zayıflık, ishal, eklemlerde ağrı gibi şikayetleri var. Ayrıca, konuşmada zorluk çekiyor. Bir kaç dakika konuştuktan sonra dinlenme ihtiyacı hissediyor. Algısındaki zayıflık konuşma sırasında da hissediliyor. Okuyup, yazmakta da zorlanıyor" dedi. Avukatı, Gazeteci Temel'in mesajını da iletti: "Ölümleri durdurmak için bedenlerimizi açlığa yatırdık. Taleplerimiz karşılansın. Taleplerimiz karşılanmadan eylemi bitirmeyeceğiz."
2006 yılında Azadiya Welat Gazetesi'nin Genel Yayın Yönetmenliği'ni üstlenen Tayyip Temel, 3 Ekim 2011 tarihinde "KCK soruşturması" kapsamında gözaltına alınarak tutuklandı.
AMED