Fakat İmralı’dan özel olarak, çözüm süreci yoğunluğunda, Kobanê’de, Şengal’de, Deşted Ninve’de (Ninova Ovası) Mêxmûr’da ve başka yerlerde savaş sürerken söz konusu mektubu kaleme alması büyük önem taşımaktadır. 

Genelde Ortadoğu’nun bütün halklarına, inanç gruplarına, sosyal sınıflara, özelde de Asuri-Süryani-Keldani halkının, bölgenin kadim halkı olduğuna, Mezopotamya’da gelişebilecek bütün hareketlerde karar ve rol almasının, hakkı ve haklı olduğuna vurgu yapması, son derece anlam ve önem taşımaktadır.

Ortadoğu, özellikle coğrafyamız Mezopotamya (Bet-Nahrin)-Kürdistan'da asırlardan beri süregelen sosyal, siyasal, etniksel, inançsal çalkantılar ve çatışmalar halklarımızın soykırım, katliam, sürgün ve asimilasyon gibi dramatik durumlara maruz kalmalarına sebebiyet vermiştir. Maalesef bu dramların halen önüne geçilememiştir. Daha kötüsü yakın gelecekte bu durumun düzeleceğine dair kaydadeğer somut belirtiler de yoktur. Bu kaos ortamı elbette halklarımızın kaderi değildir.

Ortadoğu devletlerinin hiçbirinde gerçek bir demokrasi olmadığı için halkların, insanların özgürce, güven, barış ve huzur içinde yaşayabilecekleri bir ortam oluşturulamamıştır. Aksine, halkları, kültürleri, medeniyetleri, inançları yani Mezopotamya’nın zenginliklerini ve değerlerini yok etmeyi kendilerine misyon olarak bilmişlerdir.

"Ortadoğu’da her etnik grubun, dinin, mezhebin, kültürün, dilin, kendisinden farklı diğer etnik, inanç ve kültürleri oldukları gibi kabullenmesi ve onlarla yaşamayı öğrenmesi, etnik ve dini yayılmacılığı terk etmesi sağlanmadıkça barış, özgür ve istikrarlı bir ortam oluşmayacaktır. Yani bu gerçek bir demokrasi ile mümkündür."

Barış ve çözüm sürecinin yara almakta olduğu bu dönemde, bu coğrafyada yaşayan bütün insanların, halkların ve inançların, demokratik ve barışçıl bir yolda, huzur ve barışın kalıcı bir şekilde sağlanması için, bütün imkanları ortaya koymaları gerektiğine inanıyoruz.

Bu anlamda, Asuri-Süryani-Keldani halkı olarak, kimin tarafından sunulursa sunulsun, buna benzer bütün teklif ve çözüm yollarını memnuniyetle karşılar ve değerlendiririz. Dünyanın değişik coğrafyalarına dağılmış ve ülkede yaşayan halkımıza da görevler düşmektedir. Halkımız bu tarihi rolü üstlenmelidir. Bu rol ve görevleri irdelemek, hayata geçirebilmek için zaman kaybetmeden kapsamlı bir şekilde girişimlerde bulunması, temel arzumuzdur.

 

* Fransa Asuri-Keldani Derneği