Seçilmişler eylemde

 Avrupa’da sürgüne çıkmak zorunda kalmış HDP ve DBP’li seçilmişler, tecrit ve ölüm sınırında açlık grevini sürdüren Leyla Güven’in durumuna dikkat çekmek amacıyla AK önünde 4 günlük açlık grevine başladı. Açıklamada ortaya çıkacak ölümlerden AK ve CPT’nin sorumlu olacağı vurgulandı.

HDP ve DBP’nin onlarca seçilmişi, Avrupa Konseyi önünde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin son bulması ve 77 günden beri açlık grevini sürdüren Leyla Güven’in giderek kötüleşen sağlık durumuna dikkat çekmek amacıyla 4 günlük destek açlık grevine başladı.

Fransa’nın Strasbourg kentinde Öcalan üzerindeki tecridin son bulması talebiyle 14 Kürt aktivistin yaptığı süresiz dönüşümsüz açlık grevi bugün 38’inci gününe girerken, sürgündeki milletvekilleri ve belediye eşbaşkanları dün Avrupa Konseyi önünde (AK), 4 günlük destek açlık grevine girdi.

Dün sabah 08.00’de AK’nin bulunduğu Boulevard de l’Europe’ta toplanan seçilmişler, üzerinde İngilizce “Tecridi sonlandırın, Leyla Güven’in kurtarın” yazılı önlüklerle eylem yaptı. Seçilmişler, DTK Eşbaşkanı ve Hakkari Milletvekili Leyla Seçilmişler, AK’yi acil harekete geçmeye çağıran pankart da açtı. Eylemde sık sık ‘Tecridi sonlandırın, Leyla Güven’i kurtarın’, ‘Jin Jiyan Azadî’, ve ‘Leyla Güven’e özgürlük’ sloganları atıldı.

Daha fazla duyarlılık yaratmayı amaçlayan ve eylemlerini Cuma gününe kadar sürdürecek olan seçilmişler şunlar:

Milletvekilleri: Ahmet Yıldırım, Besime Konca, Demir Çelik, Faysal Sarıyıldız, Kemal Aktaş, Leyla Birlik, Lezgin Botan, Mehmet Emin Adıyaman, Nursel Aydoğan, Sibel Yiğitalp, Tuğba Hezer Öztürk.

Belediye eşbaşkanları: Burhan Kocaman (Karakoçan Belediye Eşbaşkanı), Fatma Şık Barut , Fırat Anlı, Hüseyin Güneş, Leyla İmret, Orhan Şansal, Veysel Keser.

Parti yöneticileri: Filiz Koçali, Ali Şimşek, Emrullah Bingöl, Hasan Vural, Hayri Ateş, Sabiha Gündüz, İhsan Çelik, Songül Çelik.

AK önünde basın açıklaması

HDP ve DBP’li seçilmişler, AK ve İşkenceyi Önleme Komitesi’ni (CPT) harekete çağıran bir basın açıklaması yaptı.

  https://twitter.com/i/status/1087662791207673856  

Sürgündeki HDP’li seçilmişler adına basın açıklamasını önceki dönem Van Milletvekili Lezgin Botan ile Şırnak Milletvekili Leyla Birlik okudu.

Açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Leyla Güven 76 gündür açlık grevinde. Leyla Güven, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı iken, bir Kürt kenti olan Hakkari’de halkın yüzde 70’inin oyunu olarak milletvekili seçildi. Milletvekili seçildiğinde cezaevindeydi. Hakkında kesinleşmiş bir ceza olmamasına rağmen halen hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutuluyor.  Cezaevinde olmasaydı Türkiye’nin demokrasi ve barış mücadelesine parlamentodan katkı sunacaktı. Ama şimdi demokrasi ve barış mücadelesini cezaevinin duvarları arasında bedenini ortaya koyarak sürdürüyor.

Güven’in tek bir talebi var: İmralı Adası’ndaki işkencenin son bulmasını istiyor. 7 yıldır avukatlarıyla, 2 buçuk yıldır da yakınlarıyla görüştürülmeyen Sayın Abdullah Öcalan’a uygulanan tecridin kaldırılmasını istiyor. Çünkü tecrit bir işkencedir ve işkence insanlık suçudur. Avrupa Konseyi’nin dünyaya ilan ettiği Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin en temel maddelerindendir.”

AK’ye bağlı İşkenceyi Önleme Komitesi’nin (CPT) cezaevlerindeki tecrit ve işkenceyi önleme görevi olduğunu hatırlatan HDP’liler, CPT’yi Öcalan için görevini yerine getirmeye çağırdı. Açıklamada, “Avrupa Konseyi’nin en önemli kurumlarından olan CPT, cezaevlerindeki işkenceyi ve insan hakları ihlallerini önlemek için vardır” vurgusu yapıldı.

Öcalan sıradan tutuklu değil siyasi iradedir

Leyla Güven’in açlık grevinin milyonlarca kişinin “iradem” olarak kabul ettiği Öcalan’a yönelik tecridin kaldırılması ve çatışmalarda insan ölümlerinin durdurulmasına yönelik olduğunu belirten seçilmişler, müzakerelerin çatışmaları önlediğini hatırlattı. Açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Öte yandan Sayın Abdullah Öcalan sıradan bir tutuklu da değildir. Kürt halkının büyük değer verdiği, 3 buçuk milyon insanın parlamentoya ‘Öcalan siyasi irademdir’ diye dilekçe verdiği siyasi bir kimliktir.”

Açıklamada Öcalan üzerinde tecridin olmadığı ve siyasi çözüm sürecinin yürütüldüğü dönemde kimsenin çatışmalarda yaşamını yitirmediği, huzur ve barış yönünde umudun olduğu belirtildi.

Açıklamada “Nitekim Leyla Güven, 2 gün önce Diyarbakır’da on binlerce insanın katıldığı mitinge gönderdiği mektupta, ‘Sayın Öcalan’ın üzerindeki tecrit, barışın kalıcılaşmasının önünde bir engeldir. Sayın Öcalan toplumsal barışın inşasında önemli bir aktördür’ diyerek eyleminin barışa giden bir yol olduğunu vurgulamıştır” ifadesi kullanıldı.

Yüzlerce insanın ölümünden sorumlu olacaksınız

Açıklamada, Leyla Güven ile başlayan açlık grevlerinin cezaevleri, Hewlêr, Kanada ve Avrupa’nın değişik merkezlerine de yayıldığı hatırlatıldı.

AK Parlamenterler Meclisi üyeleri ve Avrupa Konseyi yöneticilerine yönelik açıklama şu ifadelerle sonlandırıldı: “Eğer 76 gündür açlık grevinde olan Leyla Güven’in adım adım ölüme doğru evrilen eylemi durdurulamazsa, yüzlerce insanın ölümünden sizler de sorumlu olacaksınız. Sizleri, meslektaşlarımızı, Leyla Güven’i ve onun talebini sahiplenmeye davet ediyoruz. Leyla Güven’i hep birlikte yaşatabiliriz. Avrupa Konseyi’nin ilkelerini, onun kurumlarının güvenirliliğini hep birlikte koruyabiliriz. İmralı’daki hukuksuzluğu, tecridi, işkenceyi hep birlikte sonlandırabiliriz.

Sayın Milletvekilleri: Sizden beklentimiz sadece kurumunuzun görevini yapmasını sağlamanızdır. Leyla Güven’e ve onun haklı talebine sahip çıkmanızdır. Demokrasi ve barışa olan inancımızla sizleri selamlıyoruz.” ANF/STRASBOURG


 

Konca: Güven’in talepleri insanidir, yerine getirilmeli

 

HDP’lilerden Avrupa Konseyi’nde Leyla Güven öncülüğünde başlatılan açlık grevine dikkat çekmek amacıyla bir basın açıklaması düzenledi.

Basın açıklamasında HDP Bingöl Milletvekili Hişyar Özsoy, HDP Siirt eski Milletvekili Besime Konca ile Van eski Milletvekili Lezgin Botan konuştu. HDP Bingöl Milletvekili Hişyar Özsoy, DTK Eş Başkanı ve HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in açlık grevi direnişine dikkat çekti.
Konca: Güven'in durumu hayati aşamada Özsoy’dan sonra ise HDP Siirt eski Milletvekili Besime Konca söz aldı. Konca, Leyla Güven öncülüğünde başlayan ve şu anda Türkiye cezaevlerindeki yaklaşık 300 tutsağın da katıldığı açlık grevleri direnişleri ile dayanışmak için Avrupa Konseyi önünde nöbette olduklarını söyledi. Güven’in açlık grevinin 76’ıncı gününde olduğunu hatırlatan Konca, Güven’in artık hayati aşamada olduğunu da dile getirdi. Güven’in 30 yıldır kadın mücadelesi verdiğini de kaydeden Konca, 2 dönem de örnek bir belediye başkanlığı yaptığını sözlerine ekledi. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a uygulanan tecridin Türkiye halklarına uygulanan bir tecrit olduğunu vurgulayan Konca, Güven’in bütün mesajlarında açlık grevinin amacının Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması olduğunu net olarak belirttiğini de kaydetti. Tecridin kaldırılmasını talep etmenin insani bir yaklaşım olduğunu da belirten Konca, Öcalan’a uygulanan tecridin 20 yıldır sürdüğünü, son 7 yıldır da ağırlaştırılmış bir şekilde devam ettiğini söyledi. Öcalan’ın ailesi, avukatları ile hiçbir şekilde görüşememesinin dünya hukukuna, cezaevi hukukuna uymadığını da dile getiren Konca, Türkiye’nin AK üyesi olduğu ve birçok sözleşmeye imza attığını da hatırlattı. Türkiye’nin üyesi olduğu kurumun gerekliliklerini yerine getirmesi gerektiğini de vurgulayan Konca, “Leyla Güven bu kurulda görev yapan vekillerin aynı zamanda bir çalışma arkadaşıdır. Tekrar çağrımızı yapmak itiyoruz, AK’nin Türkiye’nin imzaladığı şartlara uyması gerektiğine dair politik bir tutum alması gerekiyor” dedi.
http://anfabone.com/22.01.2019_Konca_G%C3%BCven%E2%80%99in%20talepleri_1.mp4
  CPT’nin İmralı ziyaretlerine ilişkin geçmişte hazırladığı raporlara da dikkat çeken Konca, Öcalan’ın aile ve avukat görüşmelerinin engellenmesinin suç olduğunu ve işkence kapsamına girdiğini de belirtti. Şu anda yürütülen açlık grevi direnişleri eylemcilerinin taleplerinin insani, hukuki olduğunu ve yerine getirilmesi gerektiğini de Konca sözlerine ekledi. Güven’in taleplerinin yerine gelebilecek talepler olduğunu da vurgulayan Konca, “Bütün kurum ve kamuoyunu duyarlılığa, Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması, Güven’in taleplerinin yerine getirilmesi çağrısını yapıyoruz” diye konuşu. İmret: Güven'in talepleri yerine getirilmeden savaş bitmez Cizre Belediye Eş Başkanı Leyla İmret ise şöyle konuştu: “Leyla Güven’in talepleri yerine gelmediği sürece, Türkiye’deki savaş politikası da bitmez. Leyla Güven ve açlık grevcilerinin sesine ses olmak istiyoruz. Avrupa kurumları harekete geçip devreye girmeli ve taleplerin karşılanmasını sağlanmalıdır. Tecrit ile birlikte Türkiye’de bir savaş siyaseti de yürütülmeye başlandı.” Botan: Avrupa kendi değerlerine sahip çıkmalı HDP Van eski Milletvekili Lezgin Botan da Avrupa’yı kendi değerlerine sahip çıkmaya çağırdı. Avrupa’yı Avrupa yapanın 300 yıllık değerler olduğunu söyleyen Botan, “Seçilmiş bir vekil, 76’ıncı gününde açlık grevini sürdürüyorsa, bunun tek sebebi Türkiye’deki rejimin hukuksuzluğudur. Sayın Leyla Güven’e uygulanan ciddi bir ayrımcılıktır” dedi.
 

Kürt ve Fransızlardan yoğun ilgi

Strasbourg’da 38’inci gününe giren süresiz-dönüşümsüz açlık grevine Avrupa’nın her yanından destek artıyor.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik tecride karşı 17 Aralık’ta Strasbourg’da 14 kişinin katılımıyla başlatılan açlık grevini bugün yüzlerce kişi destek ziyaretinde bulundu. Sabah saatlerinden itibaren sırasıyla sürgündeki HDP’li seçilmişler, HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli ve beraberindeki heyetin yanı sıra Barış Akademisyenleri’nden 4 akademisyenin ziyaret ettiği açlık grevine Avrupa’daki Kürtler ile Fransız siyasetçiler de destek sundu. Çok sayıda kentten yoğun ziyaret Gün içinde Strasbourg’a gelenler arasında Almanya’nın Sachsen eyaletinin yanı sıra Bremen, Stuttgart ve Kehl gibi şehirlerden onlarca kişi bulunurken, İsviçre’den de çok sayıda kişi Strasbourg’a gelerek eyleme destek verdi.   http://anfabone.com/22.01.2019_Metz%20Seksiyonu%20Sekreteri%20Marie%20Marechal_1.mp4   Ayrıca Fransa’nın başkenti Paris’ten Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) yöneticisi Mustafa Gökpınar ve çok sayıda Kürt yurtsever de Strasbourg’a gelerek, açlık grevcilerine moral verdiler. Strasbourg ve çevresinde yaşayan onlarca Kürdistanlı da gün boyunca eylemcileri yalnız bırakmadı. PCF Moselle yöneticileri Strasbourg'taydı 
Açlık grevi eylemine Fransız siyasi parti ve hareketlerinin desteği de her geçen gün artıyor. Bugün Strasbourg’a 150 kilometre uzaklıktaki Metz şehrinden gelen çok sayıda Fransız Komünist Partisi (PCF) Moselle İli Federasyonu üyesi, açlık grevi direnişiyle dayanışma içerisinde oldukları mesajı verdi. PCF adına gelen heyette Metz Seksiyonu Sekreteri Marie Marechal ile Sylvie Machet, Jean-Marie Drobisz, Pascal Bortot ve Abel Piault yer aldı. Kürt Özgürlük Hareketi’ne desteklerini sunan PCF üyeleri adına Marie Marechal, Leyla Güven’e yönelik tecridin kabul edilemeyeceğini söyledi. PCF’nin daima Kürt halkının taleplerinin yanında yer aldığını vurgulayan Marechal, Öcalan’a yönelik tecride karşı barışçıl olan açlık grevini desteklediklerinin altını çizdi. Marechal, Leyla Güven’in mücadelesinin desteklenmesi gerektiğini söylerken, medyada açlık grevlerine geniş yer ayrılmamasını eleştirdi. Moselle ilinden Komünist Parti’li heyetin diğer üyeleri de, Kürtlerin mücadelesinin kendileri için değerli olduğunu ve dayanışma içerisinde olduklarını dile getirdiler. Ortaklaşmaya ihtiyaç var PCF heyetinin ziyaretinin kendilerine moral verdiğini söyleyen KCDK-E Eşbaşkanı Yüksel Koç ise, halkların ortak mücadelesinin önemine dikkat çekti. Kendilerinin dayanışmadan çok ortaklaşmasına ihtiyaç olduğunun altını çizen Koç, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın halkların birlikte yaşamına dair mücadelesini ve görüşlerini paylaştı. Gazetecilerden ziyaret Strasbourg’daki açlık grevine Kürt medya emekçileri de ziyaret ederek, destek sunuyor. Gazeteciler Ferda Çetin ve Erdal Er de bugün Strasbourg’a gelerek, eylemcilerle görüştüler.
Paylaş X Facebook LinkedIn WhatsApp