31 Mart’ta yapılacak seçimleri izlemek için Türkiye ve Kürdistan’a gitmek isteyen Kürt dostu heyet üyeleri gözaltına alınıyor, tehdit ediliyor, Türkiye’ye girişler yasağı konuluyor ve sınırdışı ediliyor.
SELMA AKKAYA/PARİS
Son iki yıldır Newroz ve seçim süreçlerini izlemeye giden heyetlere sınırdışı uygulamasını geliştiren AKP, bu kez Kürt dostlarını kriminalize ediyor. Havaalanına varır varmaz gözaltına alıyor, tehdit ediyor, sınırdışı ederek, Türkiye’ye giriş yasağı koyuyor.
Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan sadece Kürtlere değil aynı zamanda Kürt dostlarına dönük yasak ve baskı siyasetine hız verdi. 18 Mart tarihinde France Kürdistan’ın iki yöneticisi Sylvie Jan ve Michel Laurent’ı gözaltına alıp sınırdışı eden Türkiye, bu kez Lyon’dan giden seçim heyeti ve Iseroise Kürt Dostluk Derneği Başkanı Maryvonne Matheoud’u 24 Mart günü İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alarak sınırdışı etti. Her üç Kürt dostu yıllardır Kürt sorunun barışçıl ve demokratik çözümü için çaba harcayan ve bu anlamda seçim ve Newroz süreçlerini izlemek üzere Türkiye’ye giden Kürt dostları.
Seçim izleme heyetindeydi
Havaalanına iner inmez gözaltına alındığını belirten Matheoud gazetemize şöyle konuştu: “Ben seçim sürecini izlemek üzere HDP tarafından davet edildim. HDP milletvekilleri olan parlamentoda üçüncü parti. Yasal bir parti beni davet etti. Eşit bir biçimde seçime girip girmediğini gözlemlemek üzere gidecektim. Çok sayıda belediye başkanı tutuklanmış durumda. Milletvekili ve üyeleri tutuklanmış, aynı zamanda Erdoğan’a karşı mücadele eden gazeteci ve demokrasi savunucuları cezaevindeler. Baskının yıllar içerisinde değişimini görüyoruz. Sadece oradakilere değil aynı zamanda Kürtlerle dayanışmada olan yabancı derneklere baskı uzanıyor. Onlara Türkiye yasağı koyuyor. Aynen HDP’lileri nasıl ‘terörist’ olarak yargılıyorsa bizi de ‘terörist’ kategorisine sokarak sınırdan sokmuyor.”
‘Seni öldürürüz, tutuklarız’
Ölümle tehdit edildiğini belirten Matheoud maruz kaldığı baskıları şöyle anlattı: “Bir kabustu. Şiddet dili hakimdi. Beni tehdit ettiler. ‘Seni öldürürüz, tutuklarız’ şeklinde tehdit edildim. Kolumda, Brezilya’ya ait bir bileklik vardı. Biraz Kürt renklerine benziyordu. Şiddet kullanarak kolumdan çektiler. Ben Lyon’dan gelen bir delagasyon ile birlikteydim. Beni durdurur durdurmaz onları aradım ve onlarda gözaltına alındıklarını ve sınırdışı edilmek istendiklerini ifade ettiler. Onlar da bir şiddet ve baskı ortamında sorgulanmışlar. Ben kadınlar bölümünde tutuldum onlar da erkekler. Bu aşamadan sonra onlardan haber alamadım. Ardından telefonumu aldılar. Dışarıyla bağımı kopardılar. Ve kimseye ulaşamadım. O anda tutuklanacağımı düşündüm. Daha sonra fotoğraflarımı çektiler. Su dahi vermediler. Orada tutuklu bulunan kadın ve çocuklar vardı. Onlar yiyecek ve sularını benimle paylaştı. Her tarafta kameralar vardı. Sadece sınırdışı edilmek üzere tutuldukları halde çok insanlık dışı koşullardaydılar. Bir gün sonra ilaçlarımı almama izin verdiler. Daha sonra benim kaldığım yerden çıkmamı istediler, bu aşamada Lyon’daki arkadaşları gördüm. Avukatla görüşmemize izin verilmedi. Daha sonra bizi yeniden Fransa’ya gönderdiler.”
Hem sınırdışı hem Türkiye yasağı
Erdoğan rejiminin Kürtleri dostlarından izole etmeye çalıştığının altını çizen Michel Laurent ise “İstanbul Havalananı’nda iner inmez pasaport kontrolü sırasında gözaltına alındım. Hiçbir gerekçe göstermediler. Sadece bir yasa maddesini tekrarlıyorlardı. 658 yasasının 9 maddesi. Ardından hiçbir şey söylemiyorlar. Nedenini açıklamıyorlar. Gözaltına alındım ve sadece sınırdışı değil aynı zamanda Türkiye yasağı konuldu. Avukatla itiraz edildi. Bu anlamda hukuk mücadelesini sürdüreceğiz” diyerek söz konusu baskı biçimine karşı mücadelenin süreceğini ifade etti.
Kürtlerin dostları hedefte
Syvie Jan ise Türkiye’nin baskı siyasetinin boyutlarını sınırların ötesine geçirdiğine dikkat çekti. “Türkiye Kürtlerle dayanışan herkese uzanmak istiyor. İndiğimiz gün cezaevinde Zülküf Gezen yaşamına son vermişti. Büyük eylemler bekleniyordu. Hem İstanbul hem de Diyarbakır’da bu nedenle de olabilir gözaltına alınmamız” diyerek Erdoğan’ın yaşanan sürecin görülmemesi için yabancı dostlara yasak getirdiğine dikkat çekti.
Erdoğan’dan yabancılara açık mesaj
Laurent ise Erdoğan yabancılara mesajının “Eğer beni onaylamıyorsanız buraya giremezsiniz” mesajını verdiğini belirtirken, Laurent ve Jan, şu ana kadar yürütmüş oldukları dayanışmalarını bundan sonrada hız kesmeden devam edeceklerini ifade etti. Havalananında iki gün tutulduktan sonra 20 Mart günü yasak konularak sınırdışı edildiklerini söyleyen France Kürdistan yöneticileri, Kürt dostlarının Türkiye’ye girişlerinin engellenmesinin yaşananların bilinmemesi için tüm yolları kapatma yöntemi olduğunu ifade ediyor.
Heyetler kriminalize ediliyor
Son iki yıldır Newroz ve seçim süreçlerini izlemeye giden heyetlere sınırdışı uygulamasını geliştiren AKP, bu kez Kürt dostlarını kriminalize ediyor. Geçtiğimiz yıl genel seçimler sürecinde gözaltına alınan heyetler, aileleri ile tehdit edilmiş, Fransız heyetin bir üyesinin Strasbourg’daki evinin önüne Türk sivil faşistleri yığılmıştı. Pasaport ve kimlik bilgileri facebook ve twitter aracığıyla çeşitli gruplara servis edilen Kürt dostları bu kez İstanbul’dan ülkeye sokulmadan, gözaltına alınıp sınırdışı ediliyor.
22 kişilik heyet
Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresinden 22 kişilik heyet, seçimleri izlemek üzere Türkiye’ye gidiyor.
Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresinin internet sitesinden yapılan açıklamaya göre, 20 ülkeden 22 gözlemcinin yer aldığı heyet, 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimleri izlemek üzere 27 Mart-1 Nisan tarihlerinde Türkiye’yi ziyaret edecek. Heyettekiler seçim günü gruplara ayrılarak, sandık merkezlerinde seçim prosedürlerini gözlemlemek üzere Ankara, İstanbul, İzmir ve diğer şehirlerde çalışmalarda bulunacak. Heyet Başkanı Dawson, seçimin ardından 1 Nisan’da Ankara’da düzenleyeceği basın toplantısıyla ilk değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaşacak.
Alman vekiller Türkiye’ye gidiyor
Alman Yeşiller Partisi’nin 4 vekili pazar günü yapılacak yerel seçimleri izlemek üzere Kürdistan ve Türkiye’ye gidiyor. Vekiller İstanbul ve Amed’deki seçim merkezlerini ziyaret edecek.
Gidecek heyet içinde Alman Yeşiller Partisi Federal Milletvekili Margit Stumpp, Yeşiller Partisi Bavyera Eyalet Parlamentosu üyesi Cemal Bozoğlu, Nordrhein Westfalen Eyaleti (NRW) Parlamentosu Milletvekili Berivan Aymaz ve Yeşiller Partisi Sözcüsü Max Lucks yer alacak.
Stumpp’ın ofisinden yapılan açıklamada, vekillerin 31 Mart seçimlerinde İstanbul ve Amed’deki seçim merkezlerini ziyaret edecekleri bilgisi verildi.