7 Haziran seçimlerine ilişkin kaygılar değişik bakımlardan dile getiriliyor. Yaygın kaygılardan biri de şu: Bu seçimler son seçimler olabilir! Hatta günlük daha etkileyici dille ifade ediliyor, "köprüden önceki son çıkış olabilir!" Çünkü -deniyor-eğer AKP istediği sonucu alırsa, istediği anayasayı yapar, Erdoğan diktatörlüğünü ilan eder ve seçimlere bir biçimde son verir veya en antidemokratik seçim sistemi kurarak diktatörlüğünü sürdürür.
Gezi ayaklanması bir kez daha kanıtladı ve Kürt direnişi 30 yıldır kanıtlamaya devam ediyor ki, AKP'yi asıl sarsacak ve dini tandanslı yeni bir faşist rejim kurmasını asıl önleyecek olan ezilenlerin eylemli mücadeleleridir.
Kanıtlanan başka yol gösterici ilke; mücadele kitleleri eğitir ve değiştirir. Özellikle geçmiş onyıllarda geriliğe mahkum bırakılan Türk işçi ve ezilen kitleleri aslolarak mücadelelere katıldıkları ölçüde bilinçlenmelerini hızlandırabiliyorlar. Buna Gezi ayaklanmasında değişimi içerden gözleyerek bir kez daha tanık olmuştum.
AKP'nin toplumsal desteğinde toprak kayması benzeri büyük kitlesel kopuşlara, ezilen sınıfların kitlelerini artan oranda mücadelelere seferber edebildiğimiz oranda sağlayabiliriz. Bu amaçla kitle mücadelelerinde ve örgütlenmelerindeki devrimci rolümüzü, her türden zorluğu yenerek, başarılar kazanma temelinde yerine getirmeye devam etmeliyiz.
Fakat bu, seçim alanındaki mücadelenin önemsizliği anlamına gelmiyor. Tersine alanlar ve seçim biribirini güçlendirir.
Abartılarak dillendirilen "köprüden önceki son çıkış olabilir" kaygısını en çok taşıyanların başında Alevi halkımız geliyor.
Alevi halkımız bu kaygısında haksız da değil. Çünkü, Erdoğan diktatöründen, kışkırttığı mezhepçi saldırganlık ile polisi öldürme yetkisiyle donatarak yapacağı saldırılardan, en başta kendisinin zarar göreceğini geçmiş deneylerinden biliyor. Maraş, Çorum, Sivas, Gazi-1 Mayıs Mahallesi katliamları, Alevi halkımızın hafızasında tazeliğini koruyor. Okulda teokratik eğitimi güçlendirenin Erdoğan olduğunu görüyor.
Ama Alevi halkımızın, Alevi demokratik hareketinin mücadelesine burjuva partilerden bağımsız çizgide ve daha bilinçli/örgütlü olarak yön vermesinin dışında, kaygısını giderecek bir yol yok.
Kendisine cellatlık yapacak Erdoğan diktatörünü, örgütlü halk olarak durdurabilir, hatta halklarımızın birleşik mücadelelerinin önemli bileşeni olarak, ağır yenilgiye uğratabilir. Yeter ki burjuva partilerden bağımsız ve kendi demokratik halkçı amaçları için mücadele-örgütlenme kararlılığını kuşansın!
Kürt halkımızı ve onun ulusal özgürlük hareketini örnek verelim: Ödediği ağır bedellerden yılmayarak, örgütlü, bilinçli güç haline gelmeyi başardığı için, seleflerinin olduğu gibi Erdoğan'ın da hile ve özel savaşlarını yenilgiye uğratabiliyor. Bu öz güvene dayanarak, seçimlerde de özgürlük cephesinin en önünde tüm demokratik güçlerin düzen partilerinden bağımsız birliğinin katalizörü olabiliyor. AKP ve Erdoğan'ın, özgün yeni faşist bir rejim kurmasının önüne eylemiyle de seçim çalışmasıyla da barikat kurmayı başarabiliyor. "Köprüden önceki son çıkış" kaygısına, boş bekleyerek değil, güç biriktirip mücadele ederek karşılık verebiliyor.
15 Şubat'ın 16. yılına, yüksek özgüven ve mücadeleyle girebiliyor, önderini esir alan sömürgeci faşizmin oyununu tersine çevirebiliyor. IŞİD cellatlarını ve Hizbulkonra Hüda Par'ı Kürt Özgürlük Hareketi'ni imha için saldırtan Erdoğan'ı Kobanê'de yenerek, Amed ve Cizre'de serhildanla yanıtlayabiliyor.
Alevi halkımız ve Alevi demokratik hareketi, bu hareket içinde çalışma yapan devrimci güçler; bu dersten öğrenerek, mücadeleci, direnişçi ve örgütlenme yeteneği yüksek bir hareket inşa edebilmeliler. Alevi halkımızın geniş kitlelerini harekete ve örgütlenmeye çekecek başarılarda ısrar etmeliler.
Alevi halkımız ve demokratik hareketi, seçimlerde de, burjuva partilerden, düzen yanlısı çıkarcılardan ve onların yamandığı Alevi celladı AKP'den, sürekli desteklediği halde katliamlardan kendisini koruma tavrından uzak duran CHP'den bağımsız davranmalı, halklarımızın özgürlük cephesi içinde yerini almalıdır.
Demokratik özgürlükçü halklar cephesi, HDP ve onun merkezinde yer aldığı cephedir. Alevi halkımız ve tutarlı demokratik temsilcileri HDP etrafındaki cephede yerini almalı, AKP'nin yeni faşizmine geçit vermeyecek barikatı seçimlerde de kurmaya katılmalıdır.
HDP, diğer demokratik özgürlüklerin kararlı savaşçısı olduğu gibi, Alevi halkımızın demokratik haklarının yılmaz mücadelecisidir. Diyanetin lağvedilmesi, okulların din derslerinden arındırılması, Cemevlerinin yasal statüsünün gerçekleştirilmesi, Alevi katliamlarına katılan ve yöneten suçluların cezalandırılması, taleplerinin sürekli mücadelecisidir.
7 Haziran seçiminde, Alevi halkımız taleplerinin kararlı mücadelecisi HDP içinde ve etrafında yer alarak, Erdoğan diktatörüne geçit vermemeli, AKP'nin oyununu bozarak diktatörlüğü yenilgiye uğratacak gücü büyütmelidir.
Haziran ayaklanmasında Gazi Mahallesi'nde eyleme katılan Alevi bir kadın "Galiba bu kez de -Erdoğan'ı kastederek- bu zalimi deviremeyeceğiz" diyerek kaygısını dile getirmişti.
Boş bekleyerek, güçlerimizi dağınık tutarak değil, halklarımızı mücadelede örgütleyerek, seçimlerde halklarımızın demokratik cephehesi HDP'yi güçlendirerek, uğursuz kaygıları da AKP'yi de yenilgiye uğratabilir, diktatörü devirebiliriz.