Cumhurbaşkanlığı seçimine sayılı günler kaldı. Seçim, ilk kez halk tarafından yapılacak. Partilerin belirlediği adaya halk oy verecek. Bir bakıma halk noter gibi partilerin seçtiği adayı destekleyecek. Fanatik bir partili için adayın nitelikleri önem taşımıyor, değilse kurulan bariyerleri aşarak, parti gözetmeksizin adayın niteliğine, kendisine yakın oluşuna, söylemlerine ve elbette geçmişten ve bugüne kadar eylemlerine bakarak oy verecek/verecek mi? O kadar gelişkin bir toplum muyuz, göreceğiz.
Yazının başlığı kilit oylar ve Aleviler olduğundan, Alevilerin bugüne gelene kadar eylemlerini ve bugün gerçekleştirilecek olan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde alacakları tutumu irdelemek istedim.
Alevilerin, Demirtaş’ın da söylediği gibi ;“sorunları cumhuriyetle başlamadı, ötesi var”. İnkar ve imhalar var. Onlar da tıpkı Kürtler gibi, ateşin içinden geliyorlar. Daha dün sosyal demokratların iktidar ortaklığı dönemde cayır cayır yakıldılar. Failler ortada durduğu halde yakalanamadı, cezalandırılamadılar. Gazi, Maraş, Sivas, Çorum'u saymıyorum bile. Çok ilginç değil mi? Gezi'de katledilenlerin tamamı Alevi gençlerden oluşuyor. Gerek iktidar tarafından, gerekse iktidarın yukardan aşağıya halka sunduğu ve özümsettiği bakış açısından dolayı onlar da Kürtler gibi hor görülmekte yaşamları sınırlandırılmaya çalışılmaktadır. Alevilerdeki öldürülme, aşağılanma, hakarete uğrama korkusu hiç bitmemektedir. Bunun en çarpıcı örneği CHP'nin genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nda görülmektedir. Gönüllü olarak inancını değiştirmediyse, belli ki korku en hafif deyimi ile asimilasyonun en popüler örneklerinden birisidir. Kendisine yabancılaşma ve biraz ağır olabilir belki ama mankurtlaşmayı görmek mümkündür.
Kılıçdaroğlu CHP'nin başına geldiği günden bugüne yaptığı eylemler, seçtiği adaylar bunun belirgin örnekleridir. CHP’nin tüzüğü ilkesi bir yana, geçmişte CHP- SHP göreli de olsa iyi-kötü hiç değilse demokrasiye inanan insanlardan oluşuyordu, çoğulculuk kısmen savunuluyordu. Bugün tekçiliği MHP'den ve devletin kendisinden daha fazla benimsetmeye çabalıyor, Demirel’in CHP şubesi açılmış gibisine bile razı olmuyor Kılıçdaroğlu; MHP ile ortaklık kurdu ve bunu pekiştirdi. Yerel seçimlerde Ankara’ya Mansur Yavaş’ı aday gösterdi ve halka dayattı. CHP'ye oy verenlerin çoğu Alevilerden oluşuyor. Başlı başına araştırma konusu olacak bu tutumu anlamakta zorlansak da gerçek bu. MHP'li de olsa kendi katilleri de olsa Alevilerin önemli bir kesimi tutturmuş; “bizim partimiz CHP” diyor, başka bir şey demiyor. Dayatmalara karşı duramıyorlar. Katiline tapınıyorlar lafından da gocunuyorlar. İlginç olan bu.
Şimdi varolan adayların kimlikleri, kişilikleri, kamuoyuna yansıyan profille baktığımızda CHP yine yerel seçimlerde gösterdiği tutumu sergilemekte İslam Birliğinin en has adamını faşistlerin en saygı duyduğu adamı aday gösteriyor. Aeviler bu durumda ne yapacak?
CHP'ye duydukları ilgiyi sürdürecekler mi? Maraş’ı kan gölüne çeviren Türkeş gibi, Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölüsünden medet uman, mezarını ziyarete giden adama mı oy verecekler, yoksa vicdanlarını, akıllarını harekete geçirip, demokrasi, özgürlük, adil yurttaşlık, diyen adama mı yönelecekler?
Ben bütün kalbimle diliyorum ki vicdan ve akıllarını harekete geçirip bütün halklara yeni bir yaşam yeni bir hayat vaat eden adama, Selahattin Demirtaş’a oy vermeleri, desteklemeleri.
Neden bunu diliyor ve istiyorum? CHP'nin aday belirleme sürecinde Alevileri hiçe saydığını, onların örgütlerini ziyaret etmediğini, fikirlerine başvurmadığını ya da onların oylarını çantada keklik gördüğünü biliyorum. Ve bu durumdan CHP tabanında bulunan Alevilerin ve kurumlarının da rahatsızlığını biliyorum. Alevi katliamlarında baş rol oynayan faşist bir partinin ortak adayını nasıl içlerine sindirecekler? Alevilerin geçmişte her zaman bir gerekçeleri vardı, bize seçenek sunmuyorlar diye, seçenekleri her halk kendisi yaratıyor olsa da şimdi onların, Alevilerin ve tüm ezilen halkların bir seçeneği var Selahattin Demirtaş ve HDP…
Yetmişiki millete aynı gözle bakmayı öğreten Alevi felsefesi, ırkçılığı reddeder, paylaşımdan, insan haklarından özgürlüklerden yana tavır alır, faşizme geçit vermez. Bu anlamda baktığımızda HDP'ye Alevi partisi demek de mümkün. Bütün bunlar ortada iken ve Alevi oylarının kilit rolde olduğunu görmek mümkün. O halde ben Aleviyim, ben insanım, ben özgürlüklerden, demokrasiden yanayım diyen her insanın bu kiliti açması, Demirtaş'a oy vermesi gerekir. Irkçı gerekçelerle, hayır onlar solcu değil gerekçeleriyle faşizmin değirmenine su taşımak Alevilere yakışmaz.