CİHAN ÖLMEZ/MA/AMED

Baskın seçime ilişkin iki stratejilerinin olduğunu belirten DTK Divan Üyesi Musa Farisoğulları, “Kürdistan’daki tüm oluşumlar ve Türkiye cephesinde faşizme karşı ortak hareket edeceklerle ortak yol alacağız” dedi.

 Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Divan Üyesi Musa Farisoğulları, baskın seçim kararı sonrası Kürdistani tüm güçlerin ve Türkiye’nin batısında bulunan tüm farklılıkların birlikte hareket edeceği bir zemini yakalamaya çalıştıklarını kaydetti.

Baskın seçim kararının bir sıkışmışlık üzerinden geliştiğini vurgulayan Farisoğulları, AKP-MHP iktidarının hem iç politikada hem de uluslararası alanda ciddi bir şekilde zorlandığını hatırlattı. Bütün kurumlarının seferberlik ruhuyla bu seçime yaklaşacağını vurgulayan Farisoğulları, “Sonuç alıcı şekilde çalışacağız. Bu seçim bizim için tarihi öneme sahiptir. Mevcut AKP-MHP faşist blokunu alaşağı etmek için bir fırsattır” dedi.

Büyük hamleler gerekli

İki strateji ile seçime yaklaştıklarına dikkat çeken Farisoğulları, şöyle devam etti:

* Türkiye cephesinde mümkün olan en geniş demokratik halklar cephesini örmek istiyoruz. Bu cephe ile faşizme karşı bir demokrasi hareketi öreceğiz. Büyük kazanmak için büyük hamleler gereklidir. Türkiye’deki bütün sol partiler, farklı halklar, renkler, muhalif düşüncelerle oluşturulacak birliktelik sadece seçim ittifakı için olmayacaktır. Seçim ittifakı bunu daraltabilir. Ancak biz Meclis’te herkesin yer almasını istiyoruz. O yüzden seçim ittifakında herkesin yer almasından yanayız.

* Kürdistani hareketlerin ve halkların birlikteliği; temsiliyetidir. Ulusal birlik için çalışmalarımız var. Kürdistani hareketlerin ortak hareket etmesi bu çalışmanın da önünü açacaktır. Kürdistan deyince sadece Kürtler demiyoruz. Bu topraklarda yaşayan her renk kendini bu ittifakın ve ulusal birliğin içinde görmelidir. Şu an tüm Kürdistanilerin doğal bir birlikteliği var. Tabanda halkımız bunu yoğun bir şekilde istiyor.

Bu iki stratejinin AKP-MHP bloğunu alaşağı edeceğini; birlikteliğin adının ne olacağı tartışmasına da girmediklerini belirten Farisoğulları, "İster faşizme karşı birleşik cephe isterse demokratik halklar birlikteliği olsun. Önemli olan bu güruha karşı örgütlü hareket edebilmektir. Çoğulcu ve katılımcı bir birlikteliği esas alıyoruz" dedi.

AKP-MHP 'çöktürme’nin ortakları

AKP-MHP ittifakının Kürt karşıtlığı üzerinde şekillendiğini kaydeden Farisoğulları, şunları söyledi: “Bu kuru bir ittifak değildir. Tamamen Kürtlere ve muhalefete karşı 'çöktürme planı' için yapılan bir ittifaktır. Bu faşist bloğunun ne kadar oy alacağı tartışmasına girmeden ulusal birliktelik için emek verilmelidir. Bu birliktelik gereken cevabı verecektir. Faşist bloğun Kürdistan’daki 3 yıllık politikaları nettir, açıktır. Halkımız bunların propagandalarına itibar etmeyecektir. Bize düşen politik öncülük olarak özgürlük ve devrimi hedeflemektir.”

 

Ana muhalefet HDP’dir

CHP’nin etrafında toplananların da Kürtleri kabul etmediğinin altını çizen Farisoğulları, “Şu an Türkiye’de ana muhalefet HDP’dir. Çünkü başta CHP olmak üzere diğer bütün partilerin fikirleri ortaktır. HDP bütün sistem partilerine karşı bir alternatiftir. Sadece AKP’nin değil. CHP’nin veya cilalanan İYİ Parti’nin Kürtlere bakışı AKP-MHP’den farklı değildir. Muhalefet bir araya gelirse biz tıkayıcı olmayız. Ancak belirli ilkeler etrafında bir birliktelik olmalıdır. Kimse Kürtleri kendi kafasına göre bir ittifakın parçası olarak hayal edemez. Kürtler bunu belirleyecektir. Yaklaşımları ve ilkeleri esas alacaktır” dedi.