İngiltere Gündemi
Başkent Londra’da London Bridge ve köprü yakınlarındaki Borough Market'da Cumartesi gecesi düzenlenen saldırıda 6 kişi hayatını kaybetti. 20 kadar da yaralı var. 3 zanlı da olay yerinde güvenlik güçleri tarafından öldürüldü. Perşembe günü yapılacak erken genel seçim öncesi kampanyasını yarıda keserek Londra'ya dönen İngiltere Başbakanı Theresa May ertesi gün güvenlik komitesi olarak bilinen Cobra'yı topladı. Saldırıyı DAİŞ üstlendi.
İngiltere'nin Manchester kentinde yaklaşık iki hafta önce bir konser salonunda düzenlenen intihar saldırısında 22 kişi hayatını kaybetmişti. 22 Mart'ta da Londra'da bir saldırgan kullandığı araçla Westminster Köprüsü üzerindeki bazı yayaları ezip, Parlamento binası dışındaki bazı polislere bıçakla saldırı düzenlemişti. Biri polis 5 kişinin öldüğü bu saldırıyı DAİŞ üstlenmişti. Son 3 ayda 3 saldırı. Onca güvenlik önlemlerine rağmen hem de. Kabahati göçmenlere, AB’ye atmak manasız. Bu saldırıları ve benzerlerini gerçekleştirenlerin büyük bir çoğunluğu İngiltere’de doğmuş büyümüş Ortadoğu asıllı İngiliz vatandaşları. Trump’ın da Londra saldırısının ardından sosyal medyada paylaştığı seyahat yasağını hatırlatması da bir o kadar manasız. Ülke sınırlarına duvarlar örseler de bu saldırılar devam edecek. Meselenin özü çok derinlerde. Mesele, yanlış Ortadoğu politikaları, emperyalizm, sömürgeci anlayış. Hükümet bunu görmeyi ret ediyor.
Muhafazakar Parti saldırının ardından seçim kampanyalarına ara verdi ama diğer partilerden böyle bir açıklama gelmedi. Seçimin olmasında bir kaç güne kala iki ana parti arasında çekişme de gittikçe artmaya başlıyor. Başbakan May’in çelişkili ifadeleri ve net olmayan politikalarından dolayı Muhafazakar Parti güç kaybederken İşçi Parti lideri Corbyn’in kendinden emin tutumu partiye desteği artırdı.
Sosyal hizmetlerde reform adına emeklilere yakıt yardımı ve ilk okullarda öğrencilere ücretsiz öğle yemeğini kaldırma sözlerinin yanı sıra ‘bunama vergisi’ adı verilen yaşlı vatandaşların hastayken evde bakım almak istemeleri durumunda öldükten sonra evlerine devlet tarafından el konulması önerisi yüzünden Başbakan May’e olan destek hızlı bir düşüşe geçti. May her ne kadar bu sözlerin yanlış anlaşıldığını söyleyip son dakika geri atsa da bu hızlı düşüşün önünü alamadı.
May’in diğer zayıf noktası kendine muhalif ortamlardan sürekli kaçınması. Geçtiğimiz Salı yüz yüze gerçekleşmesi planlanan canlı yayın için May, diğer siyasi liderlerin karşısına çıkmayı ret etti bu yüzden de ayrı çıkmak istedi. 90 dakika süren tartışma programında muhalefet liderleri Başbakan May’i sert bir şekilde eleştirildi. May, korkak olmakla ve tartışmalardan kaçmakla suçlandı. Sonra May çıktı ve tabiri caizse çuvalladı. İşçi Partisi ile aradaki fark bu hafta yüzde 6’ya düştü. Bu düşüş seçim günü Perşembe gününe kadar devam eder mi bilinmez ama İskoçya Özerk Yönetimi Başbakanı Nicola Sturgeon İngiltere seçimlerinde arayı kapatan İşçi Partisi lideri Corbyn’in başbakan olması için destek vereceğini açıkladı. Sturgeon bunun karşılığında Corbyn’in İskoçya’da ikinci bir bağımsızlık referandumu yapılmasının önünü açmasını talep ediyor. Seçimlere 4 gün kala bir yandan terör saldırıları bir yandan AB ile tıkanan müzakereler ve öte yandan İskoçya’nın bitmeyen bağımsızlık sevdası. Seçimlerin sonucu ne olursa olsun İngiltere’yi zorlu ve çetin bir dönem bekliyor bu kesin.