TÜİK verilerine göre; 1 milyon 800 bin kişi net 2 bin 20 TL olan asgari ücretin altında, yaklaşık 5 milyon kişi asgari ücretle çalışıyor. 3 milyondan fazla kişi ise asgari ücretin sadece yüzde 15’i üzerinde bir ücretle yaşam mücadelesi veriyor.
Yoksulluk sınırı 7 bin TL’ye, açlık sınırı ise 2 bin 500 TL’ye dayandı. KESK Yürütme Kurulu, asgari ücretin tümüyle vergi dışı bırakılarak, sefaletin değil, insanca yaşamın ücreti seviyesine çekilmesini istedi.
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Yürütme Kurulu, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun üçüncü toplantısı öncesinde yazılı açıklama yaptı.
Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2020 yılı asgari ücretinin belirlenmesi için 2 ve 10 Aralık tarihlerinde iki toplantı gerçekleştirdi. Hükümeti Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın temsil ettiği komisyonda, işçileri Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş), işverenleri ise Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) temsil ediyor. İlk iki toplantıda 2020 yılı asgari ücretine dair net bir rakam konuşulmazken, Türk-İş yoksulluk sınırı olan 2 bin 578 TL’nin altında bir fiyatın gündeme gelmesi durumunda masadan kalkacaklarını ifade etti. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) ise asgari ücret talebini 3 bin 200 TL olarak belirledi. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun üçüncü toplantısı dün yapıldı.
Toplantı öncesinde açıklama yapan KESK Yürütme Kurulu, “Türkiye’de yıllardır işveren-hükümet blokunun işçiler karşısında 10’a 5 üstün olduğu Asgari Ücret Tespit Komisyonu kararlarında işçinin ailesi hesaba katılmamakta, milyonlarca çalışana tek bir işçinin asgari geçim haddinin bile altında kalan rakamlar dayatılmaktadır” dedi.
Çalışanlarla dalga geçilmiş
Asgari ücret tutarının sadece seçim dönemlerinde yüksek tutulduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Türkiye’de asgari ücret hep insanca yaşam ücretinin çok uzağında kalmaya devam etmiştir. Hiçbir dönem tutmayan ileriye dönük enflasyon hesaplarıyla ücretlerdeki artış hep sefalet oranlarında tutulmuş, çay-simit hesaplarıyla milyonlarca çalışanla adeta dalga geçilmiştir” denildi.
İşçilerin normal koşullarda alması gereken asgari ücret tutarının ortalama ücret haline getirildiği ifade edilen açıklamanın devamında şunlar belirtildi: “TÜİK verileri, 1 milyon 800 bin kişinin net 2 bin 20 TL olan asgari ücretin altında çalıştığını, yaklaşık 5 milyon kişinin asgari ücretle, 3 milyondan fazla kişinin ise asgari ücretin sadece yüzde 15’i üzerinde bir ücretle yaşam mücadelesi verdiğini göstermektedir.”
Kimsenin buna hakkı yok
Açıklamada, yoksulluk sınırının 7 bin TL’ye, açlık sınırının ise 2 bin 500 TL’ye dayandığına dikkat çekilerek, “Hiç kimsenin, büyük bir bölümü sendikasız, toplu sözleşme hakkı olmadan günlük 10-12 saatlik sürelerle çalıştırılan, her üçünden biri sosyal güvenceden yoksun bırakılan, üstelik büyümeden de pay verilmeyen milyonlardan daha fazla ‘fedakârlık’ yapmasını istemeye, sefalet oranlarında artırılan asgari ücret üzerinden tüm çalışanları cendereye almaya hakkı yoktur” denildi.
Açıklamada KESK’in şu talepleri sıralandı:
- Asgari ücret siyasal iktidar-işveren işbirliğine sahne olan Asgari Ücret Tespit Komisyonu ile değil, ulusal ölçekli bir toplu pazarlıkla belirlenmeli ve uyuşmazlık durumunda grev hakkını da içermelidir.
- Türkiye’nin altında imzası bulunan uluslararası sözleşme ve anlaşmaların gereği yerine getirilerek, asgari ücret hesabında işçinin ailesi temel alınmalıdır.
- Asgari ücret tespitine ilişkin 131 Sayılı ILO Sözleşmesi onaylanmalı, Avrupa Sosyal Şartı’nın asgari ücretle ilgili maddesine konulan çekince kaldırılmalıdır.
- Yıllardır Milli Gelir’den pay verilmeyen asgari ücretlilerin yaşadığı kayıplar karşılanmalıdır.
- Asgari ücret tümüyle vergi dışı bırakılarak, sefaletin değil, insanca yaşamın ücreti seviyesine çekilmelidir.”
MA/ANKARA
Zamlara göre güncellenmeli
Birleşik Devrimci Parti Genel Başkan Yardımcısı Murat Pircan Yaratan, asgari ücret belirleme sürecinin hükümetin, toplumla yaptığı en büyük toplumsal sözleşme olduğunu hatırlatırken, Halkevleri Eşbaşkanı Nuri Günay ise, ”Asgari ücret zamlara göre güncellenmeli” dedi.
Asgari ücretin ekonomik daralmanın ülkeyi derinden etkilediği, işsizliğin arttığı koşullarda saptanmaya çalışıldığını belirten Birleşik Devrimci Parti Genel Başkan Yardımcısı Murat Pircan Yaratan, asgari ücreti belirleme sürecinin hükümetin, toplumla yaptığı en büyük toplumsal sözleşme niteliği taşıdığını ifade etti. Asgari ücretin ülkede ortalama bir ücret haline geldiğini vurgulayan Yaratan, asgari ücretle çalışan milyonlarca insanın yaşam standartlarının asgari ücretin altında olduğunu dile getirdi. Yaşanan ekonomik krizin yeni işsizler ordusu yarattığını anımsatan Yaratan, işverenlerin bu tabloyu fırsat bilerek işçi ücretlerini asgari ücretin altına çekmeye çalıştıklarını söyledi.
Asgari ücretin 4 kişilik bir ailenin temel ihtiyaçlarına yetecek düzeyde olması gerektiğini sözlerine ekleyen Yaratan, şöyle devam etti: “Biz açlık sınırının altında ücretlere çalışırken, yoksulluğa layık görülürken onlar kendilerine saraylar yaptırmakta. Biz madenlerde, inşaat sahalarında, tersanelerde, fabrikalarda ölürken onlar bizim yarattığımız değerlerle günlerini gün etmektedirler. Yine aynı şekilde biz ‘asgari ücret’ alırken, bizim hayatımız ve geleceğimiz ile ilgili karar alanlar bizden 20 kat 30 kat fazla maaş almaktadır.”
Eşit işe eşit ücret
Devrimci Parti’nin asgari ücret taleplerini de sıralayan Yaratan, “Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun lağvedilerek, işçilerin temsil sayısı arttırılması, kadın işçi temsilinin sağlanması, görüşmelerin tüm işçilere kamuoyuna açık hale getirilmesi, anlaşmazlık durumunda asgari ücretle çalışan sendikalı, sendikasız tüm işçilerin ‘greve gitme hakkı’ olması, eşit işe eşit ücret uygulaması” diye belirtti.
İnsanca yaşama yetsin
Asgari ücrete dair beklentilerinin insanca yaşamaya yetecek kadar olması gerektiğini belirten Halkevleri Eşbaşkanı Nuri Günay da, “DİSK, bu rakamı 3 bin 200 TL olarak açıkladı. Bu bizim de talebimizdir. Aynı zamanda ekonomik krizle beraber hayatın her alanında temel giderlerimizin zamlandığı bir süreci yaşıyoruz. Bütün ücretlerin bu oranlara göre tekrar güncellendiği bir asgari ücret sisteminden yanayız” diye konuştu.
Temel giderlere yapılan zamların geri alınmasını talep ettiklerini ifade eden Günay, sözlerini şöyle tamamladı: “Elektrik, su, doğalgaz gibi temel giderlerde belirli bir oranın, emekçilere ücretsiz sağlanmasını istiyoruz. Aynı zamanda bu ülkenin vergi yükü emekçilerin omuzlarındadır, bu yükün omuzlarımızdan alınmasını istiyoruz. Sermaye sahiplerinin, zenginlerin vergi yükünü omuzlaması gerektiğini savunuyoruz.”
Dolar 5.85’i buldu
Dolar/TL 22 Ekim’den bu yana en yüksek olan 5.85’i gördü.
ABD Senatosu Perşembe günü oybirliğiyle Ermenilerin yüzyıl önce soykırıma uğradıklarını tanıyan yasa tasarısını geçirdi. Bu adım Türkiye’nin tepkisini çekerken, zaten sorunlu olan ABD-Türkiye ilişkilerini daha da germiş oldu. Erdoğan önceki akşam yaptığı açıklamalarda, ABD Kongresi’nde Türkiye aleyhine yaptırım gibi kararlar alınması halinde Ankara’nın mütekabiliyet esasında cevap vereceğini, ancak gerekmesi halinde Türkiye’deki ABD üslerinin de kapatılabileceğini söyledi. Bu gelişmelerle birlikte dün önceki gün kurda başlayan yükseliş dün de devam etti. Dolar dün 5.85, euro ise 6.52’yi buldu.
Merkez Bankası (TCMB), son dört toplantıda arka arkaya yaptığı indirimlerle politika faizini toplamda 12 puan düşürürken, bankacılar göre bu adımların henüz TL’de negatif etkisi sınırlı olsa da önümüzdeki dönemde riskleri artırıyor.
TRT, 92 milyon zarar etti
TRT’nin 2018’de 92,1 milyon lira zarar ettiği açıklandı.
Türk Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre, 2018’de 2 milyar 657 milyon lira gelir elde eden TRT, 92,1 milyon lira zarar etti. 5 bin 300 personeli olan TRT geçen hafta tarihinde ilk kez Ana Haber Bülteni yayını yapamamıştı. Hazine’nin raporuna göre 2018 yılında TRT 689.8 milyon TL’si elektrik katkı payı, 1 milyar 703 milyon lirası bandrol geliri, 264.7 milyon TL’si de reklamlardan olmak üzere 2 milyar 657 milyon lira gelir elde etti.
Bütçede büyük açık
Türk Hazine ve Maliye Bakanlığı, Kasım 2019’a ilişkin bütçe uygulama sonuçlarını açıkladı. Buna göre, Kasım’da bütçe gelirleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,7 artarak 83,3 milyar lira, bütçe giderleri de yüzde 1,6 artışla 75,5 milyar lira oldu. Ocak-Kasım döneminde bütçe gelirleri, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16,2 yükselerek 802,5 milyar lira, bütçe giderleri yüzde 20,1 artarak 895,4 milyar lira olarak kayıtlara geçti. Böylece Ocak-Kasım döneminde oluşan açık 92,9 milyar lira oldu.
İşsizlik 2.4 puan arttı
Türkiye ve Kuzey Kürdistan genelinde işsizlik oranı, Eylül döneminde, geçen yılın aynı dönemindeki yüzde 11.4 düzeyinden 2.4 puanlık artışla yüzde 13.8’e yükseldi.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, bu dönemde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı da 817 bin kişi artarak 4 milyon 566 bin kişiye çıktı. Aynı dönemde; tarım dışı işsizlik oranı 2.9 puanlık artış ile yüzde 16.4 düzeyine yükselirken genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik 4.5 puanlık artış ile yüzde 26.1 düzeyine, 15-64 yaş grubunda işsizlik de 2.4 puanlık artış ile yüzde 14.1’e yükseldi.
İstihdam edilenler de geçen yılın aynı dönemine göre 623 bin kişi azalarak 28 milyon 440 bin kişiye, istihdam oranı ise 1.7 puanlık azalış ile yüzde 46.1’e düştü. Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 108 bin, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 516 bin kişi azaldı. İstihdam edilenlerin yüzde 19.3’ü tarım, yüzde 19.5’i sanayi, yüzde 5.5’i inşaat, yüzde 55.7’si ise hizmet sektöründe yer aldı.
Eylül 2019 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 2.2 puan artarak yüzde 36.0 olarak gerçekleşti. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre 1.6 puan artarak yüzde 23.6 oldu.
Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam bir önceki döneme göre 36 bin kişi artarak 28 milyon 111 bin kişi olarak tahmin edildi. İstihdam oranı değişim göstermeyerek yüzde 45.6 oldu.
Mevsim etkisinden arındırılmış işsiz sayısı bir önceki döneme göre 73 bin kişi azalarak 4 milyon 553 bin kişi olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı 0.2 puan azalarak yüzde 13.9 oldu.
3 milyon 365 kişi elektriği ödeyemedi
Türk Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, 2019’un Ocak ve Eylül ayları arasında elektrik borcunu ödeyemediği için işlem yapılan abone sayısının 3 milyon 365 bin olduğunu açıkladı.
CHP Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş, bütçe görüşmeleri sırasında, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan son bir yıl içinde elektrik ve doğalgaz borcunu ödeyemeyen abone sayılarını açıklamasını istedi. Enerji Bakanı Fatih Dönmez, ”2019 Ocak-2019 Eylül, 9 aylık dönemde borcunu ödeyemediği için hakkında işlem yapılan elektrik abone sayısı 3 milyon 365 bin 784, doğal gaz abone sayısı 710 bin 364’tür” dedi. Bakan Dönmez’in verdiği yanıtları değerlendiren CHP’li Ünal Demirtaş, hükümetin yerel seçimlerden önce zam yapılmayacağı sözünü verdiğini ama 6 ayda vatandaşların insafsız zamlarla karşı karşıya kaldığını vurguladı. Ünal Demirtaş şöyle konuştu: ”Seçimden sonra yapılan zamlar yüzde 30’u buldu, son bir yılda yaptığınız zamlar ise yüzde 56’yı buldu. İşçinin, emeklinin, memurun maaşlarına yüzde 6 zam yapıp, elektriğe, doğal gaza yüzde 56 zam yapmak insafsızlık değil de nedir?”
Hastane harcamaları yükseldi
Yurttaşların hastaneler için cepten yaptığı harcamalar son üç yılda yüzde 43 arttı. Kişi başı sağlık harcamaları ise 2018’de yüzde 15,9 artarak 2 bin 30 TL’ye yükseldi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Sağlık Harcamaları istatistiklerine göre, 2018’de hanehalkının hastanelere cepten yaptığı harcamalar son üç yılda yüzde 43 artış göstererek 10 milyar 975 milyon TL’ye ulaştı. Kişi başı sağlık harcamaları ise 2018’de yüzde 15,9 artarak 2 bin 30 TL’ye yükseldi. Bu tutarın yüzde 77,5’i devlet tarafından karşılanırken yüzde 17,3’ü yani 351 TL’si ise hanehalkı tarafından ödendi. Cepten yapılan harcamaların yüzde 40’ı ise hastaneler için yapıldı. Kişi başı sağlık harcaması 2012’den bu yana en fazla artışı 2018’de kaydetti.
İşsiz genç intihar etti
Denizli’nin Çameli ilçesinde bir sağlık merkezinde çalışan 26 yaşında evli ve bir çocuk babası Osman Karul, işsiz kalınca bunalıma girerek yaşamını sonlandırdı. Bir süre iş bulmak için uğraşan ancak çabaları sonuçsuz kalan Karul av tüfeği ile kendini vurdu.
Sosyal medya üzerinden yayın yapan Çameli Gazetesi’nin haberine göre, olay Denizli’nin Çameli ilçesinde bağlı Emecik Mahallesi’nde meydana geldi. İşsiz kalan genç büyükannesinin evine giderek av tüfeğiyle kendi göğsüne ateş etti. Silah sesini duyan çevredeki vatandaşlar odaya girince acı tabloyla karşılaştı. Vatandaşların sağlık ekiplerini çağırması ile olay yerine gelen ekipler Karul’un yaşamını yitirdiğini tespit etti.
26 yaşındaki gencin cansız bedeni otopsi incelemesi için hastaneye kaldırıldı.
Kavukçu’ya can simidi attı
Ziraat Finans Grubu’na bağlı Ziraat Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı, ekonomik olarak zor günler geçiren Simit Sarayı’nın yüzde 51 hissesini, Erdoğan’ın dostu AKP’li Abdullah Kavukçu’nun sahibi olduğu Kavukçu Yapı’dan devralmak için Rekabet Kurulu’na başvuruda bulundu.
Ziraat Finans Grubu Simit Sarayı’nın çoğunluk hissesini satın alıyor. Rekabet Kurumu’nun internet sitesinde yer alan açıklamaya göre, işlem kapsamında mevcut hissedarlar arasında yapılacak hisse devirleri ile Simit Sarayı sermayesini temsil eden payların yaklaşık 20.7 milyon adedi Kavukçu Yapı tarafından Ziraat Girişim Sermayesi’ne devredilecek. Ziraat Girişim ihraç edilecek emisyon primli payları iktisap etmek suretiyle Simit Sarayı’nın sermayesindeki payların toplam yüzde 51’ini elde etmiş olacak. Simit Sarayı, Haluk Okutur, Abdullah Kavukçu ve Mehmet Tarakçı tarafından 2002’de kuruldu. Jetleri, lüks tüketimiyle bilinen ortakların 500 milyon batık kredileri var.
İşsizlik kuyruğu
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB), 420 sözleşmeli personel alımı için yaptığı iş duyurusu, Saraçhane’deki başkanlık binası önünde uzun kuyruklar oluşmasına neden oldu