
GÜL GÜZEL / STUTTGART
Dersim katliamı sırasında Sekesûr’da katledilen 24 kişinin anısına inşa edilecek anıt mezar çalışmalarına destek için Almanya’nın Stuttgart kendinde bin 500 kişinin katıldığı dayanışma gecesi düzenlendi. Alevi kurumları ve sanatçılar etkinliğe katılarak çalışma ile dayanışma örneği gösterdiler.
1938’in Eylül ayında Dersim’in Hozat ilçesine bağlı Bargeni (şimdi Karabakır) köyünde Seyit Turabi Baran ve Seyit Hasan Canan ailesinden 24 kişi Sekesûr’da diri diri yakılarak katledildi. Geçen yıl yapılan kazılar sonucu katledenlerin kemikleri ortaya çıkmasıyla bir anıt mezarı için çalışmalar başlatıldı.
Bu çalışmalarla dayanışma amacıyla yapılan gece, Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF), Stuttgart Demokratik Kürt Toplum Merkezi (DKTM), 38 Dersim Soykırım Karşıtı Derneği, Dersim Spor Ludwigsburg, Tohum Kültür Merkezi, Kurmeşliler Derneği ve Sekesûr İnisiyatifi ile ortak düzenlendi.
Etkinliğe sosyolog ve araştırmacı İsmail Beşikçi, araştırmacı/yazar Munzur Çem, Sekesûr İnsiyatifi Temsilcisi Suat Baran, AABF başkanı Hüseyin Mat ve FEDA temsilcisi Ayten Şimşirsanatçılar Hozan Diyar ve Ferhat Tunç katıldı. Yine ailesinden 12 kişinin katledildiği sanatçı Ali Baran da hazır bulundu.
Türkleştirme çabası
Yaklaşık bin 500 kişinin katıldığı etkinliğin ilk bölümü bir panel ile başlatıldı. İlk olarak konuşan sosyolog İsmail Beşikçi, Aleviliğin tarihi değerlendirdi. Beşikçi, "Kürtler Türkleştirmeye, Aleviler de Sunnileştirmeye çalışıldı, mağaralarda zehirleyerek soykırım gerçekleştirildi. Ve buna benzer tekleştirme tutumu hala sürdürülüyor. DAİŞ'in bugün dünyayı Sunnileştirme çabası gibi" değerlendirmesinde bulundu.
Hakları korumazsak, kayboluruz
Munzur Çem, Türk devletin tekli sistemine değinerek şunları kaydetti: "Türkler ve Kürtler aynı haklara sahip olarak bir arada yaşayamazlar denildi. Şah-İslahat planı ile Kürtler asimile edilmeye çalışıldı. Kürt ve Aleviler katledildi, yaşadıkları yerler ise bombalandı. Dersim katliamının kanıtları M. K. Atatürk’ün yaptırdığını gösteriyor. Seyid Rıza asılırken, Atatürk o gece Elazığ’daydı. Ama bizler Kılıçdaroğlu ve H. Aygül gibi bunu hala kabul etmek istemiyoruz. CHP ne düşünürse, düşünsün, Aleviler, Kürtler kendi dokunulmazlıklarının kabul edilmesi, kendi dilleri, bayrakları, sembolleri altında haklarını korumak istemeleri haktır. Bunları yapamadığımız zaman hiç bir değerimiz kalmaz; kaybolur gideriz."
Anıt çalışması örnek olsun
Sekesûr İnisiyatifi temsilcisi Suat Baran, 2014 yılında başlattıkları Anıt çalışmasına dair bilgilendirme yaparak konuşmasına başladı. 2014'ten bu yana çalışmalarını sürdüren Sekesûr İnisiyatifin çalışmarın diğer yerlerde ve ailelere karşı işlenen katliamlara örnek olmasını ve her kesin bu konuda duyarlı davranmasını dileyen Baran, "Herkesin bizleri desteklemesini bekliyoruz" çağrısında bulundu.
Programın ikinci bölümünde misafir konuşmacı olarak katılan AABF başkanı Hüseyin Mat ve FEDA temsilcisi Ayten Şimşir mesajlarını okudular.
Ali Baran’dan Sekesûr ağıdı
Katliamda ailesinden 12 kişiyi kurban veren sanatçı Ali Baran, "Sekesûr" adlı ağıt ile programına başladı. Sanatçı: "Kürt dilimiz kimliğimiz, Alevilik inancımızdır. Dilimizi korumak zorundayız." Ardından sanatçılar Hozan Diyar ile Ferhat Tunç da sahne aldı.