İsviçre Gündemi


Havaalanına indiğinde onu kalabalık bir kitle bekliyordu. Uçağın indiği haberi bekleyenlerin heyacanını arttırdı. Üstünü başını düzeltenler, ön sıraya yerleşmek için tepinenler, ellerindeki çiçek buketine kendince biçim verenler…önce bir koruma ordusu belirdi. Bir koridor oluşturdular. Parti lideri ve cumhurbaşkanı adayı bu koridorun arasında yürürken kalabalık kitleyi selamladı. Ona kimse dokunamadı. Dokunmak isteyenlere korumalar zaman zaman aşırı güç kullanarak müdahale ettiler. Parti lideri yüzündeki zoraki bir gülümsemeyle makam aracına ulaştı ve hızla oradan uzaklaştı. Kalabalık kitle birbirine baka kaldı… Ama sonra gitmeleri gerektiğini hatırlarcasına, hızla arabalarına yöneldiler. Geriye sahibine ulaşmamış çiçekler kaldı yerlerde…
HDP Eşbaşkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş Zürich havaalanına indi. Yazıya başlarken anlattığımız, alışık olduğumuz bu görüntülerin hiç biri yaşanmadı. Yanında danışmanı vardı sadece. Birde uçakta sohbet ederek tanıştığı bir iki kişi. Bir grup Kürt yurtseveri karşıladı. Hepsiyle  kucaklaştı, el sıkıştı. Oracıkta sohbete başladılar, hal hatır sordular… Kırk yıllık arkadaş gibiydiler ve sanki aileden birini almaya gelmişlerdi havaalanında.
Bu fark bile Demirtaş’ın farkını ortaya koyuyor. Bunca ilgi görmesinin, destek almasının en önemli nedeni 40 yıllık mücadele değerlerini iyi temsil etmesinde yatıyor. Ve bu 40 yıllık mücadele birikimine bölge ve Türkiye gerçeklerini esas alarak söylemlerine içerik kazandırıyor. Basel mitinginde, Zürich’de halkla buluşmasında da halkçı özellikler belirgin biçimde hissediliyor. Herkesle arkadaş, onlardan biri gibi, sıcak, dostane, yoldaş, can….
Temsil ettiği mücadele geleneğini anlatırken oldukça mütavazi… Alevileri, Süryanileri, Ermenileri, Türkiye'nin yoksullarını, doğayı, kadınları, gençlerin geleceğini, halkların birarada nasıl barışı gerçekleştireceğini, farkılıkların zenginliğini politik söyleminin merkezine oturtuyor. Coğrafyamızdaki herkes kendini bu projenin içinde buluveriyor birden. Katıldığı toplantılara Çorum, Karadeniz, Sivas vb. batı illerinden katılımların olması bunun açık bir göstergesi. Mitingde etrafında görev yapan Kürt gençlerinin çemberi genişletmesini istiyor ve halkla buluşma kararlılığını vurguluyor. Mitingin en önünde herkesi selamlıyor, uzanan bütün elleri dostça sıkıyor..Sürgündekilere özlemini gideriyor adeta…Bu jest hemen karşılık buluyor, sloganlar, alkışlar dalgalanıyor miting alanında. Özcesi. İlk defa bir Kürt Cumhurbaşkanının adaylığı, kitlelerde ilkler yaşatıyor, farkını ortaya koyuyor.
Kendi deyimiyle… "gücümü halktan alıyorum..biz halkız.“
Evet Demirtaş sürgünde de klasik ve alışık olduğumuz eski politik argümanları yerden yere vurarak, halkları temsil etmesi gerekenlerin hangi kriterlere sahip olması gerektiğini gösterdi.
Tebrikler ve teşekkürler Demirtaş.