Avrupa’nın birçok ülkesinden farklı yöntemlerle “Şehit olup cennete gideceksiniz” şeklinde telkin edilerek Suriye’ye savaştırılmak üzere giden gençlerin sayısı artıyor.

Katar, Suudi Arabistan ve Türkiye’nin desteklediği Vahabi/Selefi örgütler, Suriye’deki iktidar savaşına Batı Avrupa ülkelerindeki Müslüman nüfus arasından da eleman bulmaya çalışıyor. İslam’daki ‘cihad’ olgusunu dejenere edip Müslüman gençlerin inançlarını istismar ederek cennete bilet kesmeye çalışan örgütlerin tuzağına Kürtler de düşüyor. Daha önce gazetemizde de yayınlanan ve geniş yankı uyandıran Selefi örgütlerin bu çalışmaları yeni değil. Hollanda’daki Arap camilerine giden Kürt gençleri kandırılarak Türkiye üzerinden Rojava ve Suriye’ye savaşmak üzere gönderiliyor. Rotterdam ve Den Haag gibi kentlerde de benzer çalışmalar var. Bu çalışmalar uzun bir süredir Almanya’da da devam ettiriliyor. Euskirchen kentinde araba boyama üzerine meslek eğitimi gören Batman Kurtalanlı Ömer Gelişgen’in yaklaşık iki yıldır Selefiler ile ilişkide olduğunu belirten ağabeyi Veysi Gelişgen, kardeşinin Selefiler tarafından kandırılarak Suriye’ye savaşa gönderildiğini söyledi.
“Kardeşim yaklaşık iki yıldır her gün Euskirchen kentindeki Faslıların camisine takılıyordu” diyen Veysi Gelişgen “O Faslıların camisine hemen her gün gidiyordu. Orada da hep Selefiler vardı. Onlara takılıyordu. En sonunda herşeyi bıraktı gitti” diye konuştu.
20 Mayıs Pazartesi günü kayıplara karışan bir yılılk evli Ömer Gelişgen’in çocuğunun doğumuna bir kaç gün kala evden ayrılmasının kendince anlamı olduğunu söyleyen ağabeyi, “Kardeşim Ömer anneme, ‘ben seminere gideceğim’ diyerek sarılıp vedalaşıp, helallik isteyerek ayrıldı. Meğer Suriye’ye gitmeyi planlamış. Gittiği hafta doktorda çocuğunun doğum tarihi belli olmuştu. Çocuğunun doğumundan üç gün önce onları bırakıp gitti. Belki de ‘çocuk doğduktan sonra gidemem’ diye düşündüğü için böyle yaptı” dedi. Kardeşi Ömer’in haftada bir kez anne babasının yanına geldiğini bu nedenle onun bu kararının farkına varamadılarını söyleyen ağabey, “Ama eşi son zamanlarda ondaki değişikliğin farkına varmış. Mesela eşine ‘Ben şehit olup cennete gideceğim, cennette buluşuruz, kızıma iyi bak. Eğer evlenirsen bile kızıma iyi bir baba seç. Ona nasıl iyi bir baba olduğumu anlat’ diyormuş. Hatta son zamanlarda geceleri Pierre Vogel denen Selefi’nin konuşmalarını filan izleyip sürekli ağlıyormuş“ diye konuştu.

İki mektup bıraktı

Gözleri yaşlı bir şekilde kardeşinin gidişini anlatan ağabey Veysi Gelişgen  kardeşinin gitmeden önce bıraktığı mektupta açıkca Suriye’ye gideceğini, savaşıp cennete gideceğini, kendisini aramamalarını yazdığını aktardı. Ağabey, “Biz mektubu direk Almanya Anayasayı Koruma Örgütü yetkililerine götürdük. Ancak onlar şu aşamada bir şey yapamayacaklarını, araştıracaklarını söylediler.”

Ailesi perişan durumda

Ömer’in doğmamış çocuğu ile birlikte kendilerini terk ederek Suriye’ye savaşa gittiğini öğrenen eşi sinir krizleri geçirmiş ve küçük kızını sezeryanla dünyaya getirmiş. Eşinin gidişini halen kabullenemiyor. Baba Halis Gelişgen de oğlunun kandırıldığını, onun yaptıklarının Müslümanlık ile bir ilgisi olmadığını söyledi.
Kendisini “Erfurt’a meslek için seminere gideceğim” diye kandırarak sarılıp helallik istediğini gözyaşları içinde anlatan anne Perihan Gelişgen ise oğlunun düğün fotoğrafları ile yeni doğan torununun fotoğraflarını elinden bırakmadan adeta feryat ediyor. Anne Gelişgen “Sen ne yaptın oğlum? Müslümanlık bu mudur? Sen orada gidip kimlere karşı savaşacaksın? Yine kardeşlerine kurşun sıkacaksın. Böyle gittiysen hakkımı sana helal etmiyorum. Allah aşkına geri dön Ömer’im, eşin, çocuğun hepimiz perişan durumdayız. Dönersen sen yine bizim evladımızsın…”

Kurtarılanlar da var

Vahabi/Selefi örgütlerin tuzağına düşmekten son anda kurtulan gençler de var. Bunlardan ikisi de Muşlu Azad ve Yozgatlı Gökhan.
20 Mayıs tarihinden beri kayıp olan ve ailesinin Suriye’ye gittiğine kesin gözle baktığı Ömer Gelişgen ile birlikte Euskirchen’de aynı Fas camisine giden Azad, Suriye’ye gideceğini annesine söyleyince onun intizarları ve feryatları ile son anda gitmekten vazgeçiyor.
Konuşmamızın başında tedirgin duran Azad, sonradan açılıyor ve annesinin kendisine yaptığı tavsiyeler sonucu gitmekten vazgeçtiğini, bir süredir Selefilerle ilişkisini kestiğini anlattı.
Kendisiyle birlikte Yozgatlı arkadaşı Gökhan’ın da gitmekten vazgeçtiğini aktaran Azad, sürekli birlikte oldukları Ömer’in gidişinden sonra yanlış yaptıklarını anladıklarını söyledi. İlk zamanlarda Euskirchen ve çevresindeki Fas camisine takıldıklarını ve bazen sabahlara kadar dini vaaz dinlediklerini kaydeden Azad bir süre sonra ibadet ve toplantılarını kira ile tutulan bir evde devam ettirdiklerini söyledi. “Bonn’dan, Frankfurt’tan bizlere dini telkinler ve dersler vermek için hatipler geliyordu” diyen Azad, şunları anlattı: “Hatipler, bizlere ‘Siz erkek misiniz? Erkek değilsiniz. Suriye için daha ne bekliyorsunuz?’ diyorlardı. Ömer bize hep ‘gidelim’ diyordu. Biz de sonunda Suriye’ye gitmeye karar verdik. Ben bu düşüncemi anneme söylediğimde annem ‘Gidip oradaki Kürt kardeşlerine karşı mı savaşacaksın? Sana hakkımı helal etmem. Okuluna eğitimine bak’ dedi. Çok kızmıştı. Biz de sonradan bu kararımızın doğru olmadığını anladık ve gitmekten vazgeçtik.”
Azad, Selefilere takılmasını ise onların iyi derecede Almanca bilmeleri ve dini şeyleri daha iyi anlatmalarına bağlıyor. Azad şimdi bir işyerinde çalışıyor ve meslek eğitimini tamamlamak istiyor.

Bonn ve çevresi merkez

Euskirchen’de görüştüğümüz Kürdistanlı aileler, Bonn ve Euskirchen’in adeta Selefilerin merkezi haline geldiğini, gençler açısından giderek tehlikeli bir hal aldığını söylüyor.
Euskirchen çevresinde Selefilere takılan gençlerin akşamları bir cami ya da dernek gibi bir yerin önünde toplandıklarını ve sabahlara kadar buralarda kaldıklarını söyleyen Kürdistanlılar, Alman polisinin geçtiğimiz aylarda burayı kapatmasının ardından gençlerin kira ile tutulan evlerde toplandıklarını kaydetti.  
2012 rakamlarına göre Almanya’da yaklaşık 3 bin 800 Selefi bulunuyor. Çoğu Arap olan Selefiler, içinde az sayıda olsa da Türkiyeliler de var.



MURAT ALPAVUT / BONN