Bu kitap aynı zamanda bir milletvekili tarafından kaleme alınan ve TBMM Kütüphanesinde yer alan ilk Kürtçe kitap olma özelliğini de taşıyor.
23. dönem Barış ve Demokrasi Partisi’nin Hakkari Milletvekilliği yapan Hamit Geylani'nin yazarlığından söz ediyorum. Daha önce çeşitli gazete ve dergilerde yayınlanan yazılarından oluşan "Şemdinli'den Qamişlo'ya Dağ Sevdası" adlı yeni deneme kitabı yine Aram Yayınları’ndan çıktı. Deneme dense de yer yer anı tadında. Yer yer makale türünde kaleme alınmış yazılardan oluşuyor.
Geylani bu yeni kitabını "…Dağ esintisinde, özgürlük savaşımını ibrişimle nazlı ve yiğitçe ören, kıtalara ve okyanuslara uzanan ve de susturulamayan o onurlu sese armağan" etmiş.
Kitapta, Ragıp Zarakolu’nun önsözünden ayrı olarak yazarın kendi kaleminden uzunca bir önsözü bulunuyor. Hamit Geylani değişik dönemlerde yaşadığı olay ve olguları kişisel bilgi ve izlenimlerine dayanarak yazmış. Belli ki yazar anı tadındaki bu sıcak önsözde bize anı bütünlüklü bir kitabın müjdesini de veriyor gibi. Belki bu konuda kışkırtıcı bir işlevi de olur düşüncesiyle söylüyorum ki; Sevgili Geylani’nin dili, anı formatına çok daha yatkın.
***
Kitap, geçmiş yakın dönemin tanıklıklarını içeriyor. Hukuksuzluktan yargıya, davalardan cezaevlerine, kimlikten mağduriyete, 33 kurşundan Roboskî’ye uzanan geniş bir yelpaze çiziyor yazılar. Kitabın sonuna yazarın şiir kitaplarında yer almayan üç şiir de eklenmiş.
Geylani; sayısız davanın avukatı, sanığı,mağduru, mahpusu, siyaset yasaklısı ve sürgünü olmuş bir aydın olarak kitabın önsözünde; "Toplumsal dokulara değinen özgür düşünce ve emeğin ürünü her eser, onu yaratan için önemli bir değerdir. Bir bakıma toplumsal değerler de, dönemsel olarak halkların yaşam süreçlerinde; sosyal, siyasal, kültürel, inançsal, ekonomik vs. olguların yaşama yansıma bakiyesidir." Diyor.
Yazarlar, doğal olarak dönemlerindeki sosyal ve siyasi olaylara kendi dünya görüşleri çerçevesinde bakarlar. Bu anlamıyla hemen her edebi eserde farklı dozlarda siyaseti bulmak mümkün. Bu dozu da yazarın niyeti belirler elbet.
Yazar söylemek istediğini en radikal biçimde de söyleyebilir. Burada önemli olan bu söyleneni edebiyatın penceresinden ve yine onun diliyle söyleyebilme sorunudur.
Kimin sözüydü: "Edebi eserde fikir, meyvenin içindeki vitamin gibi olmalıdır." Diyordu.
***
Güncellik, günümüz gerçekleri, olayları, görüşleri, duyuları olarak yaşanılanla doğrudan bağlantılı olduğundan yaşam gibi taze, canlı, renkli, zengin ve verimlidir. Yalnızca bireyleri değil, sınıfları, toplumları ve halkları da kapsamaktadır. Ancak çoğu zaman ömrü kısadır güncelin, etkisi de gelip geçicidir. Oysa sanat hem geçiciliği yenmek, hem de adı geçen canlılığı yaşatmak isteyecektir. Bunu sağlayabilmenin yolu da 'geçici'deki 'sürekli'yi yakalayabilmeyle mümkündür.
Geylani, bu sınırı zaman zaman zorlasa da bunun farkında. Onun asıl derdi kendi deyişiyle; "Çocukların gülüşlerini yere düşürmemek."
Onun için de her zaman iyimser, inançlı, umutlu ve sevdalı.
‘Şemdinli’den Qamişlo’ya Dağ Sevdası’
İlk şiir kitabı "Yirmi Kurşunlu Yürek" adıyla 1976'da yayınlandı. Bunu cezaevinde yattığı dönemin bir birikimi olarak değerlendirdiği ve 2005 yılında yayınlanan "Azad Nisan Yağmuru" adlı şiir kitabı izledi. Ayrıca Kürtçe şiirlerinin yer aldığı "Ciwan Denge Bedengiye Ne" ('Gençlik Sessizliğin Sesidir) 2010 da Aram Yayınları’nca yayınlandı.