Kürtler ısrarla anadilde eğitim istiyor; Tayyip Erdoğan her fırsatta ‘anadilde eğitim olmaz’ diyor. Bir toplumun ana sütü gibi helal olan diliyle eğitim istenmesine, bu toplum üzerinde kültürel soykırımcı sömürgecilik uygulayan devletin Başbakanı asla kabul etmeyiz diyor. Başka bir halkın anadili hakkında konuşma hakkını kendinde görüyor. İşte trajedi ve Türkiye gerçeği budur.

Kürt halkı Başbakana “sen kim oluyorsun da bir halkın dili hakkında konuşuyorsun, anadilde eğitim hakkını yasaklıyorsun” diye soruyor. Gerçekten de sen kim oluyorsun da bir halkın anadili hakkında konuşma hakkını kendinde buluyorsun! Bu, hangi insanlığa, dine ve demokratlığa sığar? Bu zihniyette olanın insanlığı da, imanı da, demokratlığı da sorgulanır.
Kürt sorunu çözülecek, ama anadilde eğitim olmayacakmış! Kürt sorunu çözülecek, ama Kürtler kendi kendini yönetmeyecekmiş! Kürt sorunu çözülecek, ama anayasa ve yasaların hiçbir yerinde Kürtlerin varlığı yer almayacakmış! Şimdi böyle bir yaklaşımın Kürt sorununu çözeceğine kim inanır?
Anadilde eğitimi siyasi görüşü ne olursa olsun tüm Kürtler istiyor. Hiçbir Kürt anadilde eğitime gerek yok demiyor. Eğer bir ülkede demokrasi varsa ilk önce toplumun sesine kulak verilmez mi? Türk devleti, hükümeti ve yöneticileri, biz halkın sesine kulak vermeyiz, biz ne istiyorsak ona karar veririz, diyorlar. Ya da Türkiye genelinde bu hak istenmiyor diyerek yan çiziyorlar. Bu gibi özgün ve yerel konularda genelin değil, yerelin düşüncesi alınır; yani Kürtlerin düşüncesi alınır. Kürtlerin dilini gidip Türklere, Farslara, Araplara ya da Çerkezlere sormak doğru değildir. Kürtler dilleri hakkında ancak kendileri karar verirler. Günümüz dünyasında bir yereli, bir toplumu ilgilendiren konularda o toplumun ve yerelin görüşüne başvurulur. Artık demokratik olmanın önkoşulu budur.
Bu nedenle hükümet bir karar verecekse Kürtçenin anadilde eğitim dili olup olamayacağını kendine Kürt diyenlere sormalıdır. Ermenice ya da Süryanicenin hakları ne olmalı, bunların okulları nasıl olmalı sorusu herhalde başka etnik topluluklara sorulamaz. Ya da Bulgaristan’da Türklerin dilleri konusundaki bir soru Bulgarlara sorulamaz. Eğer demokratlık ve olması gereken buysa Türk devleti Kürtler içinde bir referandum yapar, anadilde eğitim olsun mu olmasın mı diye sorar. Bu referandumun sonucuna göre bir yetkili kalkıp Kürtler anadilde eğitim istiyor ya da istemiyor diye açıklama yapar. Yoksa Başbakanın ikide bir kalkıp Kürtçe anadilde eğitim olmaz demesi haddini bilmemezliktir.
Kürtçe anadilde eğitim olursa millet bölünürmüş! Zaten Kürtler ve Türkler ayrı değil midir? Bu ayrılığı kabul etmiyorsan sen zaten kültürel soykırımcısındır. Lafta Kürt var de, ama pratiğe geldiğinde Kürtçe anadilde eğitim milleti böler de. Bu ikiyüzlülüktür. Bir halkın dilinin yaşaması önünde engel oluyorsan sen o halkın varlığını yok etmek istiyorsundur. O halkı kabul etmiyorsundur. Aslında Erdoğan da Kürt’ün varlığını kabul etmiyor. Sadece Kürt ismini kullanarak ve kültürel soykırımı engellemeyen bazı yumuşatmalar yaparak soykırımı tamamlamak istiyor. Çünkü yaptıkları yumuşamalar asimilasyon ve kültürel soykırımı engellemiyor; sadece soykırımın üstünü örtüyor.
Türkiye şimdiye kadar kültürel soykırım suçu işlemiştir. Ancak bu suçu işlemeye devam ediyor. Kültürel soykırım da fiziki soykırım kadar ağır bir suçtur. Türk devleti bu suçu bugüne kadar planlı yürütmüştür. Şark Islahat Planından Dêrsim Raporlarına kadar birçok planla bu suç işlenmiştir. AKP Hükümeti hala bu planlardaki uygulamaları yürütüyor ve bunda ısrarlıdır. Sadece bunu kaba değil, ince bir biçimde yürütüyor. Çünkü eski biçim teşhir edilmiş ve sürdürülemez hale getirilmiştir. Bu nedenle Türk devleti şimdi bunu AKP tarzı ve eliyle yapıyor. Bu açıdan Kürtler buna aldanmasın. Kendisi Kürt olan Hüseyin Çelik’in bile ‘Kürtçe karın mı doyuruyor’ demesi, bu soykırım zihniyetinin AKP içinde ne kadar derin olduğunu ortaya koymaktadır.
Kürtler bu yıl bu kültürel soykırıma dur diyecekler, okul boykotu yanında anadilde eğitim için yürüyüş yapacaklar. Bu konudaki hazırlık ve çalışma güçlü yapılarak Başbakan Erdoğan’a çok güçlü bir cevap verilmelidir. Anadilde eğitim olmaz diyen herkesi tutumlarıyla susturmalıdırlar.