Erdoğan’ın Washington ziyaretine başladığı saatlerde iki Demokrat Partili senatör ABD Kongresi’nde Türkiye’de insan hakları ihlalleriyle ilgili yasa tasarısı açıkladı.

Yasa tasarısını Massachusetts Senatörü Edward J. Markey ve Oregon Senatörü Ron Wyden sundu. Tasarıda, düşünce suçundan tutuklu olanların ve siyasi mahkumların serbest bırakılması istendi; basın, internet özgürlüğünün ve de hukukun üstünlüğüne vurgu yapıldı.

Kongre binasında düzenlenen basın toplantısında Senatör Markey ve Senatör Wyden’a Boston Celtics’te basketbol oynayan ve Fethullah Gülen’e yakınlığı nedeniyle 2017’de Türk pasaportu iptal edilen Enis Kanter de katıldı.

Tasarıyı açıklayan Senatör Edward J. Markey, “Alarm zillerini çalmak için en iyi zaman. Yarın Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başkan Trump’ın daveti üzerine Beyaz Saray’da olacak. Başkan Trump yakın zamanda ABD güçlerini Suriye’nin kuzeyinden tek taraflı çekerek, Türk güçlerine Kürtler’e yönelik katliam yapmalarının yolunu açan vicdansız bir karar verdi. Bu mesele pek çok ve iyi nedenlerle dikkat çekti. Ancak Türkiye ve dünyadaki Türk vatandaşlarının haklarının ihlali yeteri kadar dikkat çekmemişti” dedi.

rump’ın Erdoğan’ın davetini iptal etmesi gerektiğini savunan Senatör Markey, “Başkan Trump, Türkiye’nin insan hakları sicilinin kabul edilemez olduğunu açıkça söylemeli, aynı şekilde ABD Senatosu da tüm dünyada demokrasi ve insan haklarına bağlılığını göstermeli” şeklinde konuştu.

Markey, bu tasarıyla Türk halkına ve otoriter rejimlerde acı içinde yaşayan tüm halklara duyarlılıklarını göstermek istediklerini de belirtti ve “ABD’de özgürlüğünüz için savaşma hakkına inanan müttefikleriniz var” dedi.

Senatör Markey tasarının içeriğini de “ABD’nin Türkiye’de demokrasi ve refahı desteklemesi, gazetecileri, muhalifleri ve Kürtleriı hedef alan terörle mücadele yetkilerinin kötüye kullanılmasına karşı çıkması, Türkiye’de düşünce suçlularının serbest bırakılması için çalışan sivil toplum örgütlerine yardım sağlaması” olarak sıraladı.

“Haksızca gözaltına alınan gazeteciler ve basın çalışanlarının serbest kalması için taleplerimizi öncelik haline getirmeliyiz. ABD yönetimi, gazetecilerin ve basın kuruluşlarının sosyal medya hesaplarına baskıyı kesmesi ve Wikipedia yasağının kalkması için Türk hükümetine baskı yapmalı” diyen Massachusetts Senatörü, Türk halkına da “Hakkınız olanları almanız için daima çalışacağız” mesajını verdi.

Basın toplantısında konuşan Senatör Roy Wyden da Senato Maliye Komisyonu’nun bir üyesi olarak ‘’Halkbank ve bankanın İran’a yönelik ABD yaptırımlarını delmek için tasarladığı milyarlarca dolarlık komploda Türk hükümetinin rolüyle ilgili’’ soruşturma başlatanlardan biri olduğunu hatırlattı.

Dünyada hükümetler halklarının haklarını ve özgürlüklerini kısıtlarken ABD’nin bir köşede sessizce oturamayacağını söyleyen Senatör Wyden, şunları ifade etti: “Hele ki bu hükümet özellikle de Amerika’nın önemli bir müttefiki olan Türkiye ise bu imkansız. Bugün burada Türk halkının ve başkalarının insan haklarını ihlal etmesini durdurması adına, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tam saha baskı yapmak için toplandık. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı eylemlerinden sorumlu tutmak için de ekip olarak kararlıyız.”

Esper: S-400’le olmaz

ABD Savunma Bakanı Mark Esper, Türkiye’nin Rus S-400 hava savunma sistemlerine sahip olup aynı zamanda F-35 savaş uçağı üretme programına devam edemeyeceğini belirtti.

Esper, düzenlediği basın toplantısında, ABD Başkanı Donald Trump’ın, Erdoğan’a ikinci bir mektup gönderdiğinden haberdar olmadığını söyledi. Esper, ikinci bir mektupta, Türkiye’nin S-400’leri aktive etmemesi karşılığında F-35 programına geri dönebileceği vaat edildiği yönündeki iddialarıyla ilgili soruya “Böyle bir şey duymadım. Ama bu, böyle bir şeyin olmadığı anlamına gelmez” yanıtını verdi.

Türk Savunma Bakanı Hulusi Akar ile Brüksel’deki konuşmasını da hatırlatan Esper, “Akar ile son görüşmemizde net bir şekilde, hem S-400’lere sahip olup hem de F-35’lerle devam edemeyeceklerini söyledim. Bence bu F-35’ler için çok fazla tehdit teşkil ediyor ve tüm NATO müttefiklerimiz de bizle aynı fikirde. Özellikle de F-35’leri satın alanlar ya da deneyen ülkeler” dedi.

John Bolton: Türkiye’de para kazanıyor

ABD Başkanı Donald Trump’ın eski ulusal güvenlik danışmanı John Bolton, Trump’ın kendi maddi çıkarlarına göre dış politika yürüttüğünü belirterek, “Trump, Kuzey Suriye’de insanları öldürüyor çünkü Türkiye’de para kazanmaya devam etmek istiyor” dedi.

NBC News’in haberine göre Bolton, Morgan Stanley’nin en büyük hedge fonu müşterileriyle yaptığı görüşmede, Türkiye’yi idare etmekte olan Trump’ın sinir bozduğunu söyledi. Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın S-400 satın almasının ardından Kongre’deki yaptırıma verilen geniş iki partili desteğe dikkat çeken Bolton, Trump’ın bu harekete karşı direncinin makul olmadığını söyledi. Bolton, Trump’ın Türkiye’deki tutumunu dikte eden kişisel veya ticari bir ilişki olduğuna inandığını, çünkü danışmanlarından hiçbirinin bu konuda kendileriyle aynı hizada bulunmadığını söyledi.

Bolton, Trump’ın neyin para kazanacağına bağlı olarak dış politika kararları aldığını söyleyerek, “Trump, Kuzey-Doğu Suriye’de insanları öldürüyor, çünkü Türkiye’de para kazanmaya devam etmek istiyor. Trump, sadece başkanlıktan para kazanmıyor. ABD ulusal güvenliğini tehlikeye atıyor ve ülkeyi daha az güvenli hale getiriyor, böylece yurtdışında daha fazla para kazanabiliyor” şeklinde konuştu.

Chris Van Hollen: Davet utanç verici

Demokrat Senatör Chris Van Hollen, ”Trump’ın onu Beyaz Saray ziyaretiyle ödüllendirmeyi tercih etmesi utanç verici” dedi.

Temsilciler Meclisi’nin 17 üyesinin Trump’a bir mektup yazarak ziyareti iptal etme çağrısı yapmasının ardından Demokrat Senatör Chris Van Hollen da Erdoğan’ın davet edilmesini eleştirdi. Hollen, davetin utanç verici olduğunu söyledi.

Twitter üzerinden konuşmasını paylaşan Van Hollen, “Erdoğan Suriyeli Kürt müttefiklerimize saldırdı, [QSD Genel Komutanı] General Mazlum’a suikast düzenlemek istediğini söyledi, DAİŞ’e karşı mücadelemizi aksattı, insan hakları ihlallerini uzaktan izledi. Trump’ın onu Beyaz Saray ziyaretiyle ödüllendirmeyi tercih etmesi utanç verici. Cumhuriyetçi meslektaşlarım niye sessiz?” ifadelerini kullandı.