Fransa Gündemi
François Hollande’ın popileritesi diplere vururken geçtiğimiz Salı günü emekçiler alana indi. Polise göre ülke çapında eylemlere katılım altıyüzbini geçmezken, sendikalar 88 ayrı noktada gelişen eylemlere 2 buçuk milyon ile 3 milyon arasında eylemcinin katıldığını belirtiyor. Eylemlere katılım oranına bakıldığında sendikaların verdiği rakam fazla, polisin verdiği rakam ise çok düşük kalıyor! Ortada buluşalım, Fransa emekçileri ve işçilerinin görkemli grev deneyimleri düşünüldüğünde 10 Eylül eylemi çok gerilerde bir seyir izledi.
Bunun nedenleri gün içerisinde gelişen eylemlerde tartışılmaya başlandı. CGT’den sonra en büyük tabana sahip CFDT gibi bir sendika greve katılmadı. Bunu CFTD, CFE-CGC takip etti. Her dört sendika hükümetin hazırladığı tasarıyı onaylıyor. Özetle seçimden sonra yaşanan tüm süreçlere rağmen kayıtsız-şartsız ‘hükümetimizin arkasındayız’ diyorlar. Sokağa inen kesim ise Sol Parti Eşbaşkanı Jean Luc Melenchon, Fransız Komünist Parti Genel Sekreteri Pierre Laurent ve Yeni-Antikapitalist Parti Başkanı Olivier Besancenot desteğiyle çağrı yapan CGT, FO, FSU, UNEF ve Solidaire sendikalarıydı. Sendikaların; kriz, eylemsellik, işsizlik karşısındaki tutumu iki siyasi eğilimle yürüyor. Bu eyleme yaklaşımlada hükümeti destekleyen sendikalar, radikal sol muhalefeti destekleyen sendikalar arasındaki ayrım giderek derinleşti.
Politik Araştırmalar Merkezi-Science Po (Cevipof) araştırma görevlisi Guy Groux, Le Monde gazetesine verdiği demeçte, 10 Eylül eyleminin solun ikiye bölündüğünün göstergesi olduğunu belirtti. "Eyleme katılımın az olması artık Fransa’da Sosyalist Parti tabanı ile diğer sol bileşenler arasında ciddi bir yol ayrımının olduğunu gösterdiğini düşünüyorum. Diğer taraftan sözkonusu reformun etkilendiği kesim asıl olarak gençler. Genç kuşakların ise eyleme katılımı düşük. Buna bir de umutsuzluk eklenince eylemler, greve katılım zayıf" diyen Groux, ulaşım alanında grevin neredeyse yaşanmadığını kaydetti. Metronews’e göre Fransızların yüzde 61’i eylemi desteklerken, Humanite yüzde 81 oranında Fransızın reforma karşı çıktığını iddia etti. Yine anket şirketleri 69 oranını işaret ederken Groux, bu rakamların gerçeği yansıtmadığını belirtiyor.
Çalışma Bakanı ise eylem sonrası yaptığı açıklamada, eylemi örgütleyen sendikaları küçümser bir dille, "Fransa’nın seçimi ortaya çıktı. Böylesi bir eylemsellikle mi reformu geri çektirecekler" diyerek, reformun geri çekilmeyeceğini birkez daha teyit etti. Devlet yetkililerinin açıklamalarını daha sonra sendikacıların açıklamaları takip etti. CGT, reformun asıl olarak genç kuşakları hedeflediğini belirtirken, UNEF öğrenci sendikası, öğrenci hareketlerini "seferberliğe" çağırdı.
Salı eylemi hükümete bir geri adım attırmaktan uzak olarak Fransız kamuoyuna yansımış oldu. Les Echos-Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi’nde araştırmacı Jean Marie Pernot ise sendikalar arası tutumlardaki ikilik ve hükümetin toplumu yaralayan bu tarz reformlarının önümüzdeki seçimler için Le Pen partisi olarak bilinen Ulusal Cephe’yi büyüttüğünü belirtiyor. Eylemlere katılımın düşük olması, katılım sağlayan emekçilerde moral bozukluğu yarattı. Sokağa inen 2 milyon civarındaki kitlenin öncüleri ise önümüzdeki günlerde gelişecek eylemlerin daha güçlü geçeceğini belirtiyor. Sonuç olarak, "seferberlik" başlığıyla yapılan çağrının karşılığı grev, "sefer eğilimi" olarak Fransız işçi ve emekçilerin mücadele tarihinde yerini almış oldu.
Sendikalar ikiye bölündü!