KCK Genel Başkanlık Konseyi Üyesi Sozdar Avesta, ANF’den Cihan Özgür’ün sorularını yanıtladı. Şengal’in özgürleşmesinin, Kürtler arasında gerginlik ve çatışmanın sebebi değil, aksine daha fazla ittifak ve ulusal birliğin gelişmesine vesile olmasını istediklerini belirten Sozdar Avesta, “Bu zemin iyi değerlendirilerek ulusal birlik oluşmalı, ortak savunma gücü kurulmalıdır. Bunun gerçekleşebileceğine inanıyoruz. Çünkü bu temel Şengal’de atılmıştır. Halk meclisleri, sivil kurumlar, savunma güçleri oluşturuldu. Yapılması gereken bunun daha da güçlendirilmesidir. Tüm Kürdistani siyasi partiler ve Êzîdî cematleri de bu örgütlülüğe güç katmalıdır” dedi.


İşgal altında köyler var

Gerillanın ve YBŞ’nin hamlesinin devam ettiğini anımsatan Avesta, şunları söyledi: “Çünkü hala Şengal’in birçok köyü özgürleştirilmeyi bekliyor. Bunlar köy olabilir ancak her biri Şengal büyüklüğünde yerleşim yerleri. Koço, Tılqesap, siba Şex Xıdır, Tıl Izer, Gırzerk gibi onlarca köy halen DAİŞ denetimindedir. O açıdan bu operasyon durmaksızın sürdürülmelidir. Koço köyünün neler yaşadığına, çektiği acılara tüm dünya şahitlik etti. Eğer bu köyler özgürleştirilmezlerse Şengal’in bir anlamı kalmaz.”

Kürdistan Özgürlük Hareketi olarak sadece Şengal ve etrafında değil, DAİŞ’i Ortadoğu’nun tümünden söküp atmaya kararlı olduklarını; Şengal’deki hamleyi kesintisiz sürdüreceklerini kaydeden Avesta, “gerektiğine inanıyoruz. Kendi cephemizden bunu sürdüreceğiz. YBŞ, YPJ-Şengal, YJA-STAR ve HPG güçleri bu sorumluluklarını kararlılıkla sürdürüyor” dedi.

KDP’nin ve yanlış bilgilendirilip etkilendiğine inanmak istedikleri Feder Kürdistan Başkanı Mesud Barzani’nin gerillayı yadsıyan açıklamalarının, bütün dünya medyası ve sahadaki gerçeklik tarafından yalanlandığını belirten Sozdar Avesta, Türk devletinin gayretlerine dikkat çekerek, “Bu yaklaşımlar Kürt halkına bir şey kazandırmaz. Düşmanı daha çok güçlendirir. Düşmanların bu çelişkiler üzerinden kendisini güçlendirmesine yol açar. Bunlar görülerek üzerinde durulmalıdır” diye konuştu.


Şengal halkı karar verir

Gerillanın Şengal’deki varlığının tartışmanın sunni gündemin peşine takılmak olduğunu ifade eden Avesta, şöyle devam etti: “Tedbir alınmadı, gerekenler yapılmadı ve sonuç olarak onur, haysiyet, varlık, öz Kürtlük katledildi. Bunun üzerine Özgürlük Hareketi fedaice müdahale etti ve Şengal halkımızın imdadına yetişti. 15 aydır da oradalar. Şimdi de işte ne zaman çıkacaksınız? Siz çıkmayana kadar sorunlar devam eder tarzında yaklaşımlar var. Hareketimiz aslında bunlara yanıt da verdi. Tekrarlayalım; Êzîdîxan toprakları ne zaman tamamen özgürleştirilir, halkımız topraklarına geri döner, bu topraklar üzerinde yeni bir yaşam kurulur, kendi iradesiyle yaşamaya başlar; halkımız, iradesine, idaresine, yönetimine ve öz savunmasına bu topraklarda kavuştuğu zaman Êzîdîxan halkı buna karar verir. PKK gider mi kalır mı, o zaman da buna karar verecek olan halkımız olacaktır.”


Tartışılması gereken nedir?

Sozdar Avesta, asıl tartışılması gerekenin işgal altındaki yerleşim yerlerinin kurtarılmasının yanısıra şunlar olması gerektiğini vurguladı:

*  DAİŞ’in elinde bulunan binlerce Êzîdî kadının nasıl kurtarılacağını niye tartışmıyorlar? 

*  Êzîdîlerin kendisini nasıl yöneteceği neden tartışılmıyor?

* Kerkük bölgesinde DAİŞ’in zulmü altında olan halkların nasıl özgürleştirileceği neden tartışılmıyor? 


Êzîdîler KDP’ye güvenmiyor

Düşmanın diliyle konuşmanın toplumda bir karşılığı olmadığını belirten Sozdar Avesta, şunun açıkça söyledi: “Êzîdî halkımızın KDP’ye hiç bir güveni kalmamıştır. Değil binlerce on binlerce Pêşmergeyi, milyonlarca kişi de götürse ve Şengal’de konumlandırsa KDP’ye inanç bitmiştir. Êzîdî halkımız, evet Şengal kurtarıldı ama onurumuzu hala kurtarmış değiliz, diyor. Dolayısıyla çıkarcı, yüzeysel yaklaşımlara son verilmelidir. Derinlikli bakılırsa PKK’nin engel olmasını bırakalım, halkımızın bu amaçlarını gerçekleştirmek için bütün halkları eşit statüde kendilerini yürüteceği demokratik bir sistem için şans olduğu görülecektir.”


Salt siyasi yaklaşım olmaz

“Şengal il olacak, yok şuraya yok buraya bağlı olacak” şeklindeki tartışmaların eski ve afakiliğine işaret eden Sozdar Avesta, “Sanki 3 Ağustos hiç yaşanmamış gibi. Yüzbinlerce kişinin yurdunu bırakması, binlercesinin katledilmesi ve esir edilmesi görmezden geliniyor. Olaya salt siyasi yaklaşım Êzîdîlerin yaralarını daha da derinleştirir, acıtır. Özellikle Güney Kürdistanlı güçler bunu iyi görmeli. Doğru olan şey, Şengal’in öz savunma güçleri olan YBŞ’nin ve kurucu meclisin tanınmasıdır” dedi.


Bayrak ile sorunumuz yok

Şengal’de hangi bayrağın göndere çekileceği, hangi bölgeyi kimin tutacağı, gelecekte nasıl bir idari yapının oluşacağı gibi konuların tartışılarak çözülebileceğini kaydeden Avesta, şöyle devam etti: “Bizim hiç bir bayrakla sorunumuz yok, Güney Kürdistan bayrağıyla da hiç olmaz. Herkesi de kanla canla taşıdımız bayrağa saygılı olmaya davet ediyoruz. Güney Kürdistan’ın bir bayrağı var ve o bayrak için binlerce şehit verildi. Onlarca yıldır da o bayrak Güney Kürdistan’ın resmi bayrağıdır. Şengal Kürdistan’ın bir parçasıysa, Şengal halkının geleceği ile ilgili alacağı kararlara saygı duyulacaksa ve demokratik özerk yönetim talebi kabul edilirse Güney Kürdistan bayrağı Şengal’de dalgalanır. Hiç kimse buna karşı değildir. Fakat egemen zihniyet refleksiyle bayrakçılık yapılıyor, bunun zamanı geçti.”


Êzîdîler zorbalığı kabul etmez

YBŞ ve YPJ- Şengal güçlerinin Êzîdîlerden oluştuğunu; bu topraklar üzerinde DAİŞ tarafından binlerce yakınları, eşleri, dostları katledildiğini hatırlatan Sozdar Avesta, “Onları baskı altına alıp dışlamak değil, destek olmak, güçlendirmek gerekiyor. YBŞ, YPJ yine HPG ve YJA-STAR güçlerinden çekinmemek lazım. Yapılacak tek şey bütün irili ufaklı güçleri bir ortak komutanlık altında bir araya getirmektir. Herkes bu ortak komutanlık altında uyumlu bir şekilde halkımızın nasıl daha iyi savunulacağına yoğunlaşmalı, odaklanmalıdır. ‘Benim dediğim olacak’ demek zorbalıktır. Bunun kabul edilmesi mümkün değil. Bunu sadece Êzîdî halkı değil artık hiçbir halk kabul etmez” diye konuştu.


Şengal’in geleceği

Yeni bir döneme giren, yeni bir başlangıç yapan Şengal’in yeniden inşa edilmesi gerektiğini belirten Avesta, “Yeniden inşa sürecinde herkes yer almalıdır. Şehir yapılanması, siyasi ve idari yapıların ve savunma sistemlerinin oluşturulması için bu şart. Êzîdîxan gençlerinin asıl görevleri şimdi başlıyor. YBŞ ve YPJ saflarına akın etmelidirler. Yine eğitim, sağlık vb. konularda herkesin gidip kurumlarda yerini alması gerekiyor. Tümüyle DAİŞ tehdidinin kalktığı özgür alanlarımız var. Halkımız gidip ilk etapta oralara yerleşip inşa hamlesine güç vermelidir” dedi.    


 HABER MERKEZİ