
Yollara düşen binlerce Şengalli'nin 73. Fermanını böyle izlemişti dünya. Bir de çetelerin kaçırdığı, köle pazarlarında sattığı binlerce Êzîdî kadın ve kız çocuğunun dramını. "Böyle bir acı yaşamamıştık" dedi 80'lik nine ve dedeler.
Siba Şêx Xıdır köyü sakini olan Naima Faris da ameliyat olduktan bir hafta geçmeden yollara düşenlerden. 17 bin peşmergeye güvenip hiçbir güvenlik önlemi almadıklarını söyleyen Faris, "Bizi kurtlar sofrasına bırakacaklarını nereden bilebilirdik" diyerek yaşadıkları çaresizliği anlattı.
Sürüne sürüne kaçış
Ameliyatlı olduğu için taşların arasından sürüne sürüne kaçtığını, üzerindeki elbiselerin paramparça olduğunu, 12 gün boyunca ekmek yüzü dahi görmediklerini söyleyen Faris, gelininin ayakkabıyla bile kaçmaya fırsatı olmadığı için yalın ayak kaçtığını, yürüyebilsin diye terliğinin tekini ona verdiğini, yalınayak kaçan bazılarının ise kefiyeleri ayaklarına bağlayarak kaçtıklarını anlattı.
Şengal mahşer yeriydi
Erkek kardeşinin, yengesinin ve yeğenlerinin eli kanlı çeteler tarafından esir alındığını ağlayarak anlatan Faris "Kardeşimin ailesinin hepten onların eline düştü. Şimdi neredeler, nasıllar, onlara ne oldu; hiçbir bilgimiz yok. Ciğerimizi yaktılar. Evimizi başımıza yıktılar. Biz onlara ne yaptık, bizden ne istedi bu kafirler? Ağlamadan geçirdiğimiz bir günümüz yok" diyerek acısını paylaştı.
O gün Şengal'in mahşeri andırdığını dile getiren Faris, 9 gün dağın eteklerinde kaldıktan sonra daha güvenli olan zirvelere çıktıklarını, burada yaşam kuran diğer Şengallilerle karşılaştıklarını söyledi.
'Bize oturmak haram'
YPG ve HPG savaşçılarının kendilerini kamplara yerleştirdiğini belirten Faris, "O gençler olmasaydı tek bir Êzîdî dahi buradan sağ çıkmazdı. Oğlum da biz kampa yerleşir yerleşmez gidip hevallere katıldı. Bir Êzîdî genci olarak topraklarımız onların elindeyken hiçbir şey olmamış gibi evde oturmanın haram olduğunu biliyordu. Telefonda konuştum; 'DAİŞ Şengal'de olduğu sürece ben o çadıra girmem' diyor. Êzîdî gençlerin hepsi böyle düşünseydi, her evden bir genç katılsaydı, çoktan Şengal'i kurtarıp evlerimize dönmüştük" dedi. Gençlere seslenen Faris, "YBŞ (Şengal Direniş Birlikleri) bizim ordumuz. Her kim ki kendine 'ben şerefli bir Êzîdîyim' diyorsa, gelip YBŞ'de yerini alsın katılsın. Êzîdxan'a ve Êzîdî dinine sahip çıksın. Çeteler hala Şengal'deyken hiçbir şey olmamış gibi evde oturmak bize düşmez, haramdır" diye konuştu.