HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, sınıf başkanlığı bile teslim edilemeyecek kalibrede olan Davutoğlu'nun ne yazık ki 80 milyonu yönetmeye kalktığın söyledi. Erdoğan'ın başkanlığında yapılan planlamayla HDP'nin ekarte edilmek istendiğini, bunun için de bütün çılgınlıkların yapıldığını kaydeden Demirtaş, seçmenleri bir kez daha uyardı: "Kendi çıkarları için çıldırmış olan bu iktidara karşı tek alternatif biziz." 

Demirtaş, seçim çalışmaları kapsamında Küçükçekmece'de bulunan Klas Düğün Salonu'nda gerçekleştirilen kahvaltıda yurttaşlarla bir araya geldi. HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Cesim Soylu'nun yaptığı kısa konuşmanın ardından HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, yurttaşlara seslendi. 1 Kasım seçimlerinin demokratik bir seçim olarak gerçekleşmediğini söyleyen Demirtaş, Cumhuriyet tarihinin en kalabalık ve en kitlesel mitinglerini HDP'nin gerçekleştirdiğini ancak bugün bunu yapmak istemediklerini belirtti. Demirtaş, "Her şeyden önce biz seçmenimizin ayağına gitmek istedik. İkincisi, Ankara Katliamı'nın taziyesini yüreğimizde taşırken, daha mezarlarımızın toprağı kurumamışken, coşkulu mitingler yapabilecek ruh hali de yok halkımızda. Böyle bir ortamda neşeli bir seçim miting kampanyası yürütmek mümkün değil. Biz yapamıyoruz. Yapabilenler yok mu? Var. Örneğin, ülkenin Başbakanı. Bizi miting yapamamakla suçluyor. Özrü, kendi kabahatinden büyük. Dehşet bir şey. Şu anda ülkenin bulunduğu kan revan ortamından siz sorumlusunuz" dedi. 


Sınıf başkanlığı bile yapamaz

Kendisinin, Davutoğlu'na sürekli "Başbakan olamadın" dediğini ve onun da Başbakan olduğunu idrak edemediğini ifade eden Demirtaş, şunları söyledi: "Hep kendisini muhalefet lideri olarak gördü. Sanki iktidarda olan biziz sürekli bizden hesap soruyor. İşin doğrusu bu acılar olmasa biz kendisinden memnunuz. Bir dediği diğerini tutmayan biri. Siyasetin S'sinden anlamıyor. Bizim için kolay lokma ama ülke için kökü zarar. Buna sınıf başkanlığı teslim edilmez. Ama ne yazık ki 80 milyonu yönetmeye kalkıyor. Onu hangi sınıfın başına başkan olarak getirseniz, sınıfta kavga çıkar. Saray'ın haberi olmadan sokağa çıkamıyor. Şimdi bu Başbakan çıkmış bizi tehdit ediyor. Ülkenin güvenliğini sağlamakla yükümlü kişi, şimdi çıkmış tehdidin merkezi haline gelmiş. Başbakan maaşının en az bir kısmını Van halkından alıyor. Maaşını veren halkı gidip 'Beyaz Toros'la tehdit ediyor. Dün tekrarladım bugün de tekrar ediyor. Bir yıl iktidarda kalsak düştüğümüzde halkımıza 'Güvende olun, kıyamet senaryosu oluşmaz' deriz." 


Çılgınlaşmış, aklını yitirmiş iktidar

"13 yıldır iktidardalar. Ben daha gencecik bir çocukken bunlar iktidardaydı şimdi de bunlar iktidarda" diyerek konuşmasına devam eden Demirtaş, Davutoğlu'nun, "Biz gidersek, JİTEM, Beyaz Toroslar gelir" sözlerini hatırlatarak, AKP seçmenine şöyle seslendi: "AKP seçmeni, sizin verdiğiniz oylarla Başbakan bizi ölümle tehdit ediyor. Lütfen bir kez daha tercihinizi gözden geçirin. Bu anlayışla Türkiye yönetilemez. Çılgınlaşmış, aklını yitirmiş, bir siyasi iktidarla karşı karşıyayız. Bu nasıl bir iktidar, rant sevdasıdır. Saray çevresinin bize aktardıklarına göre söylüyorum. HDP silah zoruyla oy aldı. Dış güçlerin desteği ile oy aldılar. Şimdi yeni bir seçim yaparsak ve bu olasılıkları giderirsek o zaman yüzde 8 civarı oy alırlar, dediler. HDP'nin baraj altında kalması için bütün yöntemlerin Saray'ın masasında planlandı."


Tek alternatif biziz

"Şimdi savaş niye çıktı, bu kadar insan niye ölüyor, vicdanı olan herkes bir baksın" diye soran Demirtaş, şöyle konuştu: "Bizim yüzde 13 olmamızdan başka ne değişti. Kandil'e bir gecede uçaklar kaldırarak bombalamak için ne değişti. Sadece bizi baraj altında bırakmak istediler. 400 binamız linçe uğradı. Kürt adına ne gördüler çetelerine saldırttılar. 'HDP bundan sorumludur', 'HDP'den intikam alıyoruz' demek istediler. Hepsi bu iktidar tarafından hayata geçirildi. İstedikleri kadar üzerimize gelsinler, bu ülkenin acısını ayırmayacağız. Askerin, polisin, gerillanın anne ve babasının acısını ayırmayacağız. Bizim bu ölümlerden sorumluluğumuz yok. Bu ölümlerin durması için gece gündüz barış diyenler biziz. Saray'ın oyunları tutmadı. Millet artık malını çok iyi tanıyor; koltuk uğruna neler yapabileceğini çok iyi biliyor. Kendi çıkarları için çıldırmış olan bu iktidara karşı tek alternatif biziz." 


Sandığa gidin!

Seçmenlere "Sandığa gitmeyi unutmayın" diye seslenen Demirtaş, "Bu ikisini bir teraziye koyun bakayım, bir kefesinde savaş isteyen, hızsızlık isteyenleri koyun, diğer kefesine her şeye rağmen barış diyen HDP var. Bu tercihi iyi okuyun" dedi. İlk olarak 3 başlıkta reform yapacaklarını belirten Demirtaş, ilk başlığın "Çoğulcu demokrasi" olduğunu söyledi. Tek dile dayalı faşizm anlayışının sadece bu ülkede kaos yarattığını ifade eden Demirtaş, "Bu ülkede bir Kürt gerçeği var. Bir sorunu çözmeyi bir halkın katli üzerinden çözemezsin. Bu ülkede Çerkes, Pomak var. Diyorlar Kürt'ü kabul edersek, diğer halkları da kabul etmek zorundayız. Bu diğer halklar tavuk mu? Tabi ki tanıyacaksınız, tanımak zorundasın. İlk reformun bu alanda yapılması gerekir" diye konuştu. 


Demokratik yönetim

Tek adam sistemi ile demokratik bir ülke idare edilemeyeceğini belirten Demirtaş, ikinci reformun bu alanda olacağını söyledi: "Tarım, sağlık vb. gibi politikalar yerele devredilecek. Yargı tamamıyla siyasi iktidardan bağımsız olmalıdır. Seçimle iktidar başına gelmeli. Her hakim savcının şu yakasını çevirseniz arkasında bir parti rozeti vardır. Adaletin olmadığı yerde güvenlik olur mu?" diye sordu. 


Toplumsal ekonomi

Üçüncü reform alanının ise ekonomi olduğunu dile getiren Demirtaş, sosyal devlet anlayışını hayata geçirmek gerektiğini söyleyerek, çevreye duyarlı yatırımlar ve adil paylaşıma dayalı toplumsal ekonominin önemini anlattı. 


Hepsinin koşulu barış

Bu 3 reformun yapılabilmesinin bir tek koşulu olduğunu kaydeden Demirtaş, "O da barıştır. Bu yüzden, ülkede barışı sağlayacak tek parti olan HDP'nin büyüyüp güçlenmesi gerekir" dedi.


7 Haziran'ı tamamlayacağız

AKP ve IŞİD'in birlikteliğine değinen Demirtaş, "İstanbul'da IŞİD'in hücre evleri var ya. Avrupa'dan gelip burada eğitim alıp gidiyorlar. Peki, polis nereyi basıyor? HDP'yi basıyor. HDP'lileri gözaltına alıyor. Bunu yapan siyasi iktidardır. Bütün devreye soktukları yetmiyor, bir de IŞİD'i üstümüze saldılar, Nusra'ya gönderdikleri silahların hepsi IŞİD'e gitti. Komutanları bunları eğitti. İşte, bunun ortaya çıkmasından korkuyorlar. 7 Haziran'da gidişiniz başladı. 7 Haziran'da tepetaklak gittiniz. Bu kadar zorluğa rağmen başarmadık mı? Yeminle 1 Kasım'da, 7 Haziran'ı kabul etmediğine bin pişman edeceğiz seni, 'Keşke razı olsaydım, tekrar seçim yapmasaydım' diyeceksin" diye konuştu. 


 İSTANBUL