Partisinin son grup toplantısı, yine bildiğimiz gibiydi. Konuşmasına sakin bir tonda başlayan başbakanımız, dakikalar ilerledikçe şişti, şişti; o şiştikçe karşısındaki partili kitlesi de şişti; alkışlar, ‘yaşa, var ol!’lar havada uçuşurken, “Allaah!” nidasıyla patlayıverdi bir anda! “Yol için biz, gerekirse camii de yıkarız!” diye ünleyiverdi.
Bu cümlenin ardından, konuşmada tekrar genel bir rahatlama, sükûnete erme hissediyoruz. Öyle ya, “Ohh be! Söyledim, kurtuldum!” halidir vukû bulan. İçinde kala kala şişecekti alimallah!
Şişmesin, yazıktır. Hatta onlar yerine biz söyleyelim. Belki böylece iyi bir çocuk oluruz da, biz de bir teşekkürü hak ederiz, filan.
Kuruluşundan beri en önemli propaganda argümanı “yol” olan bir parti var karşımızda. Hadi şunun yanına başka tür inşaatları filan da ekleyelim. Bir de, adeta tek başına bir bakanlığa dönüşen TOKİ var. -Ki kendilerine yakıştırılan sloganlar içinden en güzeli, en uygun düşeni, en sırıtmayanı da bununla ilgilidir: “İnşaat ya Resulullah!”
Yol deyip geçmeyin. Kapitalizmin en önemli silahlarındandır, yol. Yol olmadan, ne devlet otoritesi, ne sermaye egemenliği gerektiği ölçüde yayılabilir. Kapitalizm, bildiğiniz araba yollarını, otobanı filan kullanır yani, yanımıza gelirken. Yoksa televizyonlarla adım adım sömürüye hazırladığı acizane bilincimiz ne para eder, di mi ama?
Dersim Katliamı’nda da bir “yol” mevzusu vardır mesela. Katliam öncesinde Dersim’de devletin son teknoloji iş makineleri ve devlet adına çalışan yığınla işçi peyda olmaya başlar. Şimdiye kadar kimsenin uğramadığı yerlere bile yol gitmeye başlamaktadır! Dersimliler başta “Vay pepo pepo! Ma devletin aklına geldik, n’oldu?” demeye eğilim kazandıysa da, çok geçmeden anladılar “yol”un ne işe yarayacağını. Yol, üzerinden Dersimlilerin at arabaları geçsin diye değil; önce askeriyenin tankları, ardından Alamanya göçmenlerinin Mersedesleri geçsin diye yapılmış!
İnsan şüphe etmeden edemiyor tabii, hal böyle olunca. Acaba Tayyip’in yolundan ne geçiyor, ne geçecek? Memleket sathına o meşhur sömürgecilik mi yayılacak? Neo-liberal politikalar mı sürat yapacak? Ne olacak?
Cevabı biliyoruz.
O yüzden geciktirmeden cevap da veriyoruz:
Cami üstünden de geçse, bir fukaranın bahçesinden de geçse, ODTÜ ormanından da geçse... Nereden geçerse geçsin; sorun o değil. Senin yolun, yol değil!
Senin yolun yol değil!