- Şenyaşar Ailesi’nin Urfa Adliyesi önünde adalet talebiyle başlattığı oturma eylemi sürüyor. Görüşme talebini kabul etmeyen savcı, ailenin adliye bahçesine girmesine “yasak” getirdi.
Katledilen ailesi için Urfa Adliyesi önünde oturma eylemini sürdüren Emine Şenyaşar, “Katillerin cezasız kalmaları bana ağır geliyor. Gözyaşlarımı ancak adalet dindirir” dedi.
AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınlarının 24 Haziran seçimleri öncesi işyeri ve hastane saldırısında Hacı Esvet Şenyaşar ile çocukları Adil ve Celal Şenyaşar katledildi, yaralanan Fadıl Şenyaşar ise gözaltına alınarak tutuklandı. Eşi ve oğulları ile tutuklu oğlu için Urfa Adliyesi önünde adalet nöbeti başlatan anne Emine Şenyaşar ve saldırıdan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın oturma eylemi, dün de devam etti.
Urfa Cumhuriyet Başsavcısı ile görüşmek isteyen Şenyaşarlara bugüne kadar olumlu cevap verilmezken, önceki Emine Şenyaşar “Kamu görevisine hakaret” iddiasıyla gözaltına alınmıştı. Şenyaşar, ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılmış ve adliye önüne geri dönmüştü. Dün sabah saatlerinde adliyeye gelen Şenyaşarlar, eylemlerini sürdürmek istedi, ancak görüşme talebini kabul etmeyen başsavcının talimatı doğrultusunda adliye bahçesine alınmadı. Aile, Twitter hesaplarından “Savcı adliye kapısından içeriye girmemizi de yasaklamıştır. Tüm dünya adalet çığlığımızı duydu. Adalet Bakanı sesimizi duymadı” açıklaması yaptı.
Adliye bahçesine alınmayan Şenyaşar Ailesi ise eylemini giriş kapısına taşıdı. Adliye önünden feryadı yükselen Emine Şenyaşar, gözyaşları içinde “Yeter artık, öldük. Bu devletle öldük. Olmayan bu devletle öldük. Allah’ım yukarıda değil misin?” diye seslendi.
Gözyaşlarımı adalet dindirir
Aile ile konuşan MA’dan Lezgin Tekay’ın haber-izlenimi şöyle: “Adalet mülkün temelidir” ibaresinin olduğu büyük puntolu yazının hemen önünde bir kadın, ellerini semaya açarak şu soruyu soruyor, “Allah’ım adalet, zalim ve güçlülerin eline geçmiş, görmüyorsun?” Bu ses, Urfa Adliyesi’nden başlayıp tüm kente yayılıyor. Kör vicdanlara, sağır kulaklara sesleniyor. “Adalet Saraylarını” temelinden sarmak isteyen o ses, yakın zamanda bir katliama tanık olmuş Emine Şenyaşar’ın sesi.
Adalet ve tarafsızlığı temsil eden, zalimlerin karşısına adalet kılıcıyla dikilen Tanrıça Themis, Antik Yunan’dan Urfa’ya uzanıp Emine Şenyaşar ile vücut buluyor. Emine Şenyaşar, “Adalet terazisinin ne zaman mazlumlardan yana ağır basacağını bilmiyorum ama bunun için mücadele ediyorum” sözleriyle verdiği mücadeleyi anlatıyor.
2018 Genel Seçimleri’nden önce sadece Urfa’nın Suruç ilçesinde esnaf olarak tanınan Şenyaşar Ailesi’nin, bir günde değişen hayatları Türkiye’nin yakın dönem siyasetinin yansımalarını gözler önüne seriyor. Tüm Türkiye, ayrıştırıcı ve ötekileştirici politik söylemlerin bir aileye nasıl tezahür ettiğine tanıklık ediyor. Emine Şenyaşar’ın “Oğullarım kurban olduklarım, oruçluydular, aç gittiler” diyerek yaktığı ağıtlar hiç dinmiyor. Onlar, Cumhurbaşkanı tarafından “terörist” ilan ediliyor. “Bize yaptıkları bu katliamdan sonra Suruç’ta daha çok güçlendiler” diye isyan eden Emine Şenyaşar, katillerin korunduğunu ifade ediyor ve “Onlar, ‘Devlet de bizim memleket de’ diyorlar. Suruç’ta herkesin üzerinde terör estiriyorlar” diye sürdürüyor sözlerini.
Yargının ikiyüzlülüğü
Gözyaşları bir an olsun dinmeyen anne Şenyaşar’ın örülen korku duvarlarına karşı tek başına verdiği adalet mücadelesine tanık oluyoruz. İlk olarak Eylül 2019’da “15 ay geçti, katilleri neden tutuklamıyorsunuz” diyerek savcının karşısına dikilen Emine Şenyaşar, savcının tavırlarını “Ben ağlarken o benim yüzüme gülüyordu” diye ifade ediyor yaşadıklarını. Kimse onu dinlemiyor. “Artık sabredecek gücüm kalmadı” diyerek oturma eylemine başlayan Emine Şenyaşar’a o gün savcı söz vermek zorunda kalıyor.
Oturma eyleminden 8 gün sonra ise Enver Yıldız, 50 kişilik koruma ordusuyla sözde gövde gösterisi yaparak teslim olmuyor ve tutuklanıyor. Daha önce telefonu dinlemeye alınan Enver Yıldız’ın “Ben evde oturuyorum, kimse gelip bir şey sormuyor. Zaten bu savcı biraz sıkıntılı, değişsin gidip teslim olacağım” dediği kayıtlar ise hafızalardaki yerini korumaya devam ediyor. Hastane yaşanan katliamın görüntüleri ise bir şekilde kaybettiriliyor. Yargı sürecindeki eksik ve şüpheler ise, Enver Yıldız’ın “savcı değişsin teslim olacağım” cümlelerinde yatan gerçek gibi annenin karşısına dikiliyor.
Tek derdi adalet
Eylemini Urfa AKP İl Başkanlığı önüne taşıyan anne Şenyaşar, burada da katilleri koruyup saklayanların karşısında dikiliyor. Tek başına oturma eylemi yapan anne Şenyaşar, burada gözaltına alınıyor ama bu da onu durduramıyor. Adalet arayışını 9 Mart günü tekrar Urfa Adliyesi önüne taşıyor. “Eğer adalet buradaki taşların altındaysa onu çekip çıkaracağım” diye üzerine “Adalet” yazdığı bir kağıtlarla arayan annenin eylemi devam ediyor.
Anne Şenyaşar, sabah güneş doğmadan namazını kılıp kilimiyle birlikte evden çıkıyor. Adliyeye vardığında insanlar yeni yeni gelmiş oluyor. Kilimini serip adliye önüne otururken, merakla onu izleyen gözlere derdini anlatmaya çalışıyor. Tek derdi ise adalet. Anlatmaya başladıkça yaraları tekrar açılıyor. Gözyaşlarını tutamıyor. Ağıtlarıyla adliye bahçesini inletmeye başlıyor. “Çocuklarımı, eşimi öldürenler dışarıda ellerini kollarını sallaya sallaya geziyorlar. Mahkemede karşımıza çıkıyorlar. Bu kadar zulümden sonra hala peşimizi bırakmadılar” diye haykırıyor.
Cezasız kalmaları ağır geliyor
Adliye önünden geceleri de her ne kadar ayrılmak istemese de sağlığı ve yaşı buna el vermiyor. Mesai bitiminde işlerini bitirmiş, telaşla evlerine yetişmeye çalışan memurların arasına karışarak kilimini toplayıp evine dönüyor anne Şenyaşar. Evine girer girmez katledilen oğlu Celal Şenyaşar’ın çocukları babaannelerine sarılıyor. Torunlarının hepsini kucağına alıp tek tek öpüp koklarken de gözyaşlarını tutamıyor.
Şenyaşar “Katillerin cezasız kalmaları bana ağır geliyor. Gözyaşlarımı ancak adalet dindirir” diyor. Gözlerinin artık eskisi gibi görmediğini, gözü için her gün ilaç kullandığını söyleyen anne Şenyaşar, “Benim gözüm görmüyor ama Allah beni görüyor, ondan başka da kimsem yok” diyerek adalet arayışında yalnız kalmasından hayıflanıyor. Gün boyu adliye önünde abdest alacak yer bulamamasından kaynaklı eve gelince kaza namazını kılan anne Şenyaşar, namazdan sonra ettiği dualarda da adalet istiyor.
Dayanacak sabrım kalmadı
Namazından sonra yemek yemeye oturan anne Şenyaşar, yemeğini yerken bile dalgın gözlerle izliyor etrafı. Sofra kalkıyor, çay geliyor ama anne Şenyaşar hala dalgın. “Artık uyumak için bile ilaç kullanıyorum” diyen anne Şenyaşar, geceleri de uyuyamadığını ifade ediyor. “Dayanacak sabrım kalmadı. Bize bunu yaşatanlar rahat rahat gezmesinler. Cezalarını bulsunlar” diyerek tamamlıyor sözlerini.
Sabah tekrar eylem için hazırlanıyor. Yaralı olarak kurtulmayı başaran oğlu Ferit Şenyaşar ise arabayı kullanırken, “Artık bu bizim mesaimiz haline geldi. Adalet yerini bulana kadar annemle beraber adliye önüne gideceğim her sabah. Asla vazgeçmeyeceğiz” diyor.
Yol boyunca ise her gün olduğu gibi sessizlik hakim. URFA