DİSK 15. Genel Kurulu’na ilişkin yazmaya devam ediyorum.
Birleşik Metal İş başkanı (BMİS) A.Serdaroğlu’nun DİSK Genel Kurulundaki çıkışının DİSK’i hedefleyip hedeflemediği tartışma götürür ama bu çıkışın Türk Metal’den istifa ederek yeni bir sendikal seçeneğe yönelen metal işçilerini hedef aldığı açık.
DİSK Genel Kurulu’nda “kriz yaratan” Adnan Serdaroğlu DİSK’in Genel Başkanı olmak istemedi. Bırakın Genel Başkan olmak istemeyi, “Genel Başkan adayı” olarak DİSK’i ve DİSK’e bağlı sendikaları etkilemeyi de, DİSK’i herhangi bir strateji ve program tartışmasına sokmayı da istemedi.
DİSK genel kurulunun delege dağılımına bakıldığında, BMİS’in DİSK Genel Başkanlığı’nı elde edebilmesi için önünde bir kaç seçenek bulunuyordu. Genel-İş’le mutabakat sağlayarak ortak bir liste çıkarmak; bazı sendikaların merkezleriyle birlikte, Genel İş delegasyonunun bir grubunu da içeren (CHP ve HDP eğilimli delegeler en büyük grupları oluşturuyordu) bir “Seçim Platformu” oluşturmak; Genel İş dışında kalan sendikaların tamamiyle bir blok oluşturmak.
Genel Kurul öncesinde BMİS, ilk iki seçenek bakımından herhangi bir adım atmadı. BMİS’in Sosyal İş ve Nakliyat İş’le birlikte “blok” halinde hareket ettiği ise ancak genel kurulun ikinci gününde anlaşılabildi. Bu bloğun 93 delegesi vardı. Seçimde ise 396 delegenin 112’si oy kullanmadı. Yani BMİS-Sosyal İş-Nakliyat İş bloğunun dayandığı delege gücü, genel kurul delegasyonunun en çok yüzde 25’inden ibaretti.
Dolayısıyla Adnan Serdaroğlu’nun DİSK Genel Başkanlığı’na “kazanmak üzere aday olmadığı” anlaşılmaktadır.
O zaman Serdaroğlu DİSK Genel Başkanlığına neden aday oldu? “DİSK’te bir program tartışması başlatmak” için mi?
Ama bunun için öncelikle bir “DİSK programı” sunmak gerekmez mi? BMİS’in DİSK’in bugünkü sorunlarına ve çözüm yollarına ilişkin bir tartışmayı etkili bir biçimde yapmak istediğini gösteren bir belirti var mı? Yok.
Ayak üstü edilen “DİSK’i sanayii işçilerinin üstlenmesi gerekir”, “DİSK genel sekreteri doktordur, işçi sendikasında değil, TTB’de çalışmalıdır” ifadelerini muhayyel bir “DİSK’in yeniden yapılandırılması programının” varlığını gösteren belirtiler olarak kabul etmemiz gerektiği söylenebilir. Peki bu tezlere yakından bakalım.
DİSK’in sanayii işçilerini esas alan sendikaları, BMİS, Lastik-İş, Tekstil, Tümka, Limter İş, Dev Maden Sen, Gıda İş ve kısmen Nakliyat İş. Bunlardan en büyüğü Lastik-İş’tir ve BMİS’in DİSK’te en uzak olduğu sendika Lastik İş’tir. Öyle ki BMİS adına konuşan yönetici ve uzmanlar (yöneticileri ve temsilcileri arasındaki MHP’lilerden hareketle) Lastik İş’i “DİSK’in Türk Metal’i” olarak nitelendirebilmektedirler. BMİS’in DİSK’in sanayii işçilerine yönelik diğer sendikalarıyla da “içli dışlı” olduğu söylenemez.
Gelelim hizmet iş kollarındaki sendikaların DİSK’te ikincil hale getirilmesi gerektiği biçimindeki yaklaşıma. BMİS’in genel kuruldaki iki müttefiki, Sosyal İş tamamen, Nakliyat İş ise kısmen hizmet işkolu sendikası olduğuna göre, Serdaroğlu’nun derdinin genel olarak “hizmet iş kolu işçileri ile” olmadığı belli. Onun derdi Genel İş ve Devrimci Sağlık İş’le.
Serdaroğlu Devrimci Sağlık İş ile olan derdini, devirilebilecek en büyük çamları devirerek açığa vuruyor: “Başkanları doktor, işçi değil; TTB’ye gitsin” diyor. Son zamanlarda pek sık boy gösterdiği (tesadüf değil) Aydınlık gazetesinin kiralık kalemleri de “500 üyeli Dev Sağlık İş’in genel başkanı DİSK’e genel sekreter oldu” diye destek atışı yapıyor.
Serdaroğlu’nun yüksek nitelik gerektiren meslek gruplarının da işçileşmekte olduğunu ve bu grubun işçi sınıfı hareketine içerilmesinin ne kadar stratejik bir yerde durduğunu bilmemesi mümkün mü? Değil elbette. Öyle olsaydı, BMİS’in Metal işkolu işyerlerindeki mühendislerin “kapsam dışı” bırakılmasını ve mühendislerin TMMOB örgütlülüğüyle yetinmesini istemesi gerekirdi. Açık ki Serdaroğlu bu sözleri sanayii işçilerinin “en geri eğilimleri”ni okşamaya yönelik ifadelerinden biri.
Serdaroğlu’nun “baş destekçisi” Aydınlık, Dev Sağlık İş’in 10 bin üyeye yaklaşan örgütlülüğünü tasfiye etmek için AKP Hükümetinin özel işkolu düzenlemeleri yaptığını, bu sendikanın 5 binin üzerindeki üyesini Genel İş’e üye yaptığını ve faaliyetlerini Genel İş‘le koordine ederek hastanelerdeki örgütlülüğünü koruduğunu bilmiyor mu? Biliyor elbette, ama yazıyor yine de!
Serdaroğlu’nun Genel İş’le derdini tartışacak yerimiz kalmadı. Ama özünü yazalım: Serdaroğlu, genel hizmetler işkolu işçilerinden değil, Genel İş’in bugünkü politik yöneliminden şikayetçi. Bu şikayetlerinin giderilmesi için ise Genel İş’in CHP ve HDP belediyelerinde çalışan işçilerden “kurtarılması” lazım!
Bütün bunlar doğruysa Serdaroğlu’nun DİSK genel kurulunda yarattığı krizin tek bir amacı olduğunu söyleyebiliriz: Türk Metal’den ayrılan işçilerin sendikal seçim sürecinde, BMİS’in Türk Metal’le aynı politik doğrultuda olduğunu göstermek. Serdaroğlu bunu kime göstermek istiyor dersiniz, işçilere mi? Hiç sanmıyorum! “Milliyetçileştiğini” göstererek, icazetini almaya çalıştığı “merciiler”in himmetini kazanabilir mi? Hiç sanmıyorum! Peki BMİS, bir genel başkanının ihtirasları ve yanlış hesapları nedeniyle Türk Metalleştirilebilir mi? Bunu da hiç sanmıyorum!