- Adıyaman/Sergolan'da en fazla yıkım Cumhuriyet Mahallesi’nde. Enkazlardan kendi imkanlarıyla çıkan ve yakınlarını çıkaran yurttaşlar, enkazlardan çıkardıkları kişilerin donarak yaşamını yitirdiğini belirtti.
Sergolan'da en fazla yıkım Cumhuriyet Mahallesi’nde. Enkazlardan kendi imkanlarıyla çıkan ve yakınlarını çıkaran yurttaşlar, enkazlardan çıkardıkları kişilerin donarak yaşamını yitirdiğini belirtti.
Depremlerin büyük yıkıma neden olduğu ilçelerden birisi de Semsûr’un Sergolan (Gölbaşı) ilçesi oldu. İlk iki gün neredeyse hiçbir arama kurtarma ekibinin ulaşmadığı Pazarcık’a yaklaşık 50 kilometre mesafedeki ilçede, Perşembe günü itibarıyla birçok noktada iş makinaları ve arama kurtarma ekipleri enkazlarda çalışmalara başladı. Cumhuriyet Mahallesi’nde büyük bir yıkıma neden olan deprem, Hürriyet Mahallesi’nde de Pazarcık yolu üzerinde bulunan binaların bir bölümünü tamamen yıktı. MA'dan Abrurrahman Gök ve Azad Altay'ın gün boyunca ilçedeydi. Yazdıklarına göre; ilçenin Mimar Sinan Mahallesi’nde ise evlerin büyük bir bölümü ayakta kalmayı başarmış.
Her şeyimiz gitti
Sokakları dolaşırken evi yıkılan bir kadın, bir an önce kendilerine çadır verilmesini istedi. Cumhuriyet Mahallesi’nde evi yıkılan ve hafif yaralarla depremden kurtulan bir kadın, “Evimiz, arabamız, yiyeceğimiz, her şeyimiz gitti. Başımızı sokacağımız hiçbir şey yok. Belediye Başkanı’ndan da istedim ama dört gün olmasına rağmen hala çadır vermediler” dedi.
Kenti dolaşırken kimi noktalarda yurttaşların AFAD’ın çadırlarına ulaştığını görüyoruz. Kente çok sayıda çadırın geldiğini ve dağıtımının devam ettiğini belirten yetkililer, ayrıca çadırkent kurulum çalışmalarının da sona geldiğini aktardı.
Ne yapacağımızı bilmiyoruz
Cumhuriyet Mahallesi’nde bir enkazın görüntüsünü çektiğimde mahalle ismini sorduğum bir kadın, şunları söyledi: “Cumhuriyet Mahallesi’nde buna benzer manzaralar çok fazla. Bu bina da bizim binamızdı. Bu binada üç kişi yaşamını yitirdi. Bizler sağ çıktık. Eşim çıktı önce, sonra yaklaşık üç saat sonra bizleri kurtardı ama bir oğlumuzu çıkaramadık. 12 yaşındaki oğlumuz Mehmet Efe Atılgan’a 8 saat sonra kendi gücümüzle ulaştık ve enkazdan cansız bedenini çıkardık. Çaresiziz, ne yapacağımızı bilemiyoruz.”
Donarak öldüler
Sokakların tamamında aynı manzara var. Gölbaşı Anadolu Lisesi’nin karşısındaki dört katlı binanın enkazında kimse kalıp kalmadığını sorduğum Adem Boncuklu isimli genç, şunları paylaştı: “Ben bu binadaydım. Biz en üst katta oturuyorduk. Büyük bir gürültüyle bina çöktü ve enkazın altında kaldık. Akrabalarımız, komşularımız bizi çıkardı. Annem Reyhan Boncuklu yaşıyordu hatırladığım kadarıyla. Benden önce onu kurtardılar, enkazın altından çıkardılar. Bir saat sonra filan yaşamını yitirdi. Babam Osman Boncuklu cansız bir şekilde çıkarıldı. Kardeşim de buradaydı, donarak öldü. Makinalar gelmediğinden dolayı kendi gücümüz de onu çıkarmaya yetmediği için vefat etti. Ona ulaştık ama çıkaramadık. Asker de, AFAD ekibi de geldi ama sonra gittiler. Daha sonra 7 kişinin cansız bedenini buradan çıkardılar. Burnunda bile kan yoktu. Üzeri ıslaktı, biraz donmuştu zaten.”
Kentin birçok noktasındaki derin yarıklar dikkatimizi çekiyor. Tanıklığını sorduğumuz bir yurttaş, “Deprem sırasında kendimizi dışarı attığımızda bu gördüğünüz yarıklardan sular fışkırıyordu. Buralarda su ve kanalizasyon tesisatı yok, o yüzden biz çok korktuk. Zaten önceden beri buranın altının su olduğu söyleniyor. İsmini de zaten hemen ilçenin yanı başındaki gölden alıyor” dedi.
Köyler yok satılıyor
Gazeteci olduğumu gören kimi yurttaşlar da hem organizasyonluktan hem de hala çadırların yeterince herkese dağıtılmamasından şikayet etti. Bazı yurttaşlar ailelerini alıp köye götürdüklerini ifade etti. Köylerin durumunu sorduğumda ise “Burada ne görüyorsanız köylerde de aynısı var. Maalesef şu ana kadar köylere kimse gitmiş değil. İnsanlar en çok çadıra muhtaç ve bir an önce köylere de çadır ulaştırılması gerekiyor” dedi.
Daha sonra Devlet Hastanesi’nin bulunduğu Mimar Sinan Mahallesi’ne geçiyoruz. Burada binaların büyük bir bölümü ayakta, ancak hasarlı. Çadır alanlar çadırlarda, çadır alamayanlar ise evlerinin yakınına kurdukları barakalarda kalıyor. Devlet Hastanesi’nin binası ise ayakta, ancak hizmetler bahçede kurulan çadırlarda veriliyor. ADIYAMAN