Bireysel acı ve tatlı hatıralarla bir yılı daha geride bıraktık! Toplumsal açıdan bakıldığında 2015 yılı, özellikle Ortadoğu'da statüsüz bırakılmış mazlum halkların, belkide en acı çektikleri yıllardan bir yıl oldu! Bu kadim coğrafyanın sahiplerinden olan Kürt halkı; son bir asırdan beri, kör dünyanın gözleri önünde zalim yönetimler karşısında kanı pahasına yaşam mücadelesi vermektedir. 

Her geçen yıl, özgürlüğe biraz daha yaklaşan Kürtler ve aynı kaderi paylaşan dostları olan topluluklar; 2015 yılını aslında onurlu mücadeleleriyle taçlandırdılar. 2016 yılında; birlik ve beraberlik içinde haraket etmeleri halinde onurlu bir özgürlüğü, bölgedeki tüm mazlum halklara getireceklerinden kimsenin kuşkusu olmamalıdır! Bu temelde Kürtler arasındaki eski yılların, köhnemiş politik yaklaşımları, 2015 yılında bırakılmalıdır! Yeni bir ruhla, 2016 yılının bu ilk günlerinde özgürlük için işbaşı yapılması zaruridir! 

Yeni yıl vesilesiyle bu makalemizde, Kürtlerin kullandığı takvim hakkında bazı özlü bilgileri sizlerle paylaşmayı uygun gördüm! Birçok yeni buluşların sahibi olan Sümerler (MÖ.3000) astroloji, matematik, geometri ve benzeri bilimlerin de mucidi sayılmaktalar. Takvimi bulan Sümerler, bir yılı 12 aya, bir ay’ı 30 güne ve 12 ay’ın toplamını ise 360 güne bölmüşler. Bir günü 24 saate ve bunun 12 saatini gece, 12 saatini ise gündüz olarak tespit etmişler. Dolayısıyla Sümerler günümüzde kullanılan modern/miladi takvimin sahipleridirler. Bununla birlikte Sümerlerin, "Ay takvimi" kullandıkları sanılmaktadır. Sümer buluşları üzerinden hareketle, Dünyada birçok ulus; arkaik tarihlerdinde farklı zaman sayaçları/takvimler geliştirmiş ve kullanmışlardır. 

İbraniler, yeni yılın başlangıcı olarak 7. ay olan Tişri’yi, Mezopotamya’da ise Nisan ayı yeni yıl olarak kabul edilmiştir. Kürtçe dillerinde farklı yörelere göre "rojnîş, teqwîm, bername" adlarıyla anılan takvim; daha çok "Rojimêr" ya da "Salnâme" olarak telafuz edilir. Yıl; Kürtçede "Sal", Hurricede "Sawali", Hatti/ Hititçe’de "Salê"; Urartuca da ise "Sali" olarak karşılık bulmuştur. Dildeki bu benzeşme; Kürtlerin bu antik topluluklarla bir dilsel geçmişini gösterir. Kürtçede "yeni yıl"a/ Yılbaşı‘na "serr sal" denilmektedir. Kürt takviminin bu haliyle MÖ. 700’lü yıllarda uygulandığı sanılmaktadır! 12 aydan oluşan Kürt takviminde; yılın ilk günü < Nû roj, yani 1 Newroz’dur. Miladî takvime göre bu, 21 Mart/Adar olarak tespit edilmiştir. Dolayısıyla günümüzde kullanılan Miladi takvim ile Kürt takvimi arasında 20 günlük bir fark vardır. 

Kürt Alevileri yani Rêya/ Raa Heq bağlıları ise; eski yılın bitimi olarak 9-21 Aralık arasında Gaxan kutlamaları yaparlar. 21-22 Aralık gecesi en uzun gece olduğundan bu gecede Güneş tanrısı Mitra için yapılan, "en uzun" anlamına gelen "yeldâ bayramı" kutlanır. Mart ayı ise, Rêya/ Raa Heq bağlıları için çok kutsaldır. İnançsal bayramları arasında yer alan Heftêmalê Kıç (küçük), Mart’ın 7‘si, Heftêmalê Pilê (Büyük) Mart ayının 17. günlerinde anılır. Doğayla içiçe yapılan bu bayramsal günler; 21 Mart, yani 1 Adar/ Newroz/ yeni yıl’a hazırlıktır. Yine Newroz’dan/ 21 Mart’dan önce; "Nef(v)ê Marti" adıyla başlattıkları Newroz bayramını; Mart ayının 9’undan, 21’ine kadar sürdürürler. Kadınlı-erkekli bir arada Pir-i Piranların huzurunda Newroz Ayin-i Cemleri, Civatları bağlarlar. Bütün bu kutlamalar; eski bir yılın bitimine ve yeni bir yılın başlangıcına istinaden yapılan inançsal ve ulusal motifli etkinliklere işaret etmektedir. 

Dolayısıyla Kürtlerde yeni yılın; Newroz’un başlangıcı, yukarıda da bellirttiğimiz üzere 9 Mart/ Adar’da başar. Kürt dillerindeki aylara, günlere, mevsimlere dayalı takvimsel kavramların çok derinlikli felsefik, etimolojik ve morfolojik tanımları/ açılımları vardır. Buna küçük bir örnek olarak; New-Roz iki ayrı kelimede oluşmuştur. Güneş’e yani Roz/ Roj’a istinaden Kürtçede; Roz < gün demektir. New/ Nehe < "dokuz" ve "yeni" anlamına gelmektedir. Kısacası Mart’ın 9‘u; "Yeni gün" yada "9. Gün" olarak ifade edilir. 21 Mart’ta ise kutlamalar sonlandırılır. Sersala we pîroz be!