Siirt Belediyesi tarafından hazırlanan ve geçtiğimiz günlerde açıklanan Kentteki Kadın Profili ve Kadına Yönelik Şiddet Araştırma Raporu ile 18 yaş altı kız çocuklarının evlendirme oranının yüzde 75.3 olduğu gibi çarpıcı veriler ortaya çıkarken, yine raporda, doğum oranın yüzde 2.2'sinin 10-14 yaş aralığında olduğu ve kız çocuklarının yüzde 73.7'sinin eğitim almadığına vurgu yapılmıştı. Sêrt'te ortaya çıkan vahim tabloya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Siirt Belediyesi Eşbaşkan Yardımcısı Elif Akgül Ateş ve Kamer Vakfı Siirt Şubesi yöneticileri Dilek Bal ve Sara Turhan, ortaya çıkan sonuçların tehlikenin boyutunu gözler önüne serdiğine işaret etti. 


Kadın halen birey olarak görülmüyor

Elde edilen verilerin vahametine dikkat çeken Dilek Bal, "Son 10 yıl içinde bu oranlar düşse de erken evlilik sorunu devam ediyor. Erken yaşta zorla evlendirilen kız çocukkları gençlik yıllarında daha başka sorunlarla yüz yüze kalıyorlar. Sağlık konusunda başlayan rahatsızlıkları ile birlikte şiddete de maruz kalıyorlar" dedi. Aile içi şiddetin kadına söz hakkı verilmeyerek başladığına işaret eden Bal, "Kadının küçük yaşta evlendirilmesi kararını veren erkektir. Çünkü evdeki eril statü kadına söz hakkı tanımıyor. Bu zihniyet, erken evliliğin bir nedenidir. Çünkü kadın halen bir birey olarak görülmüyor" ifadesinde bulundu.


'Ben istemedim, ailem istedi!'

Çocuk yaşta evlendirilen kadınlar ile yapılan görüşmelerde, "Ben istemedim, ailem istedi" şeklinde cevapların alındığını dile getiren Bal, kız çocuklarının gelecekte kendilerini bekleyen tehlikelerden haberdar olmadığına vurgu yaptı. 


'12 yaşındayken hamileydim!'

KAMER Yöneticisi Sara Turhan ise yaptıkları araştırmalarda kadına yönelik fiziksel şiddetin yanında psikolojik şiddetin de yarattığı ağır sonuçlarla karşılaştıklarını söyledi. Kadınların erken evlilikleri gizlediklerini dile getiren Turhan, "Aileler, 'erken evlendirmeyip ne yapalım' diyor. Kız çocukları okutulmuyor. Çocuklarını okutan aileler ise çocuğuna 'bir yükmüş' gibi davranıyor ya da onu hissettiriyor. Kız çocukları da bu hissiyata karşı erken evliliği kabul ediyor" dedi. Erken yaşta evlendirilen bir kişi ile yaptıkları görüşmeden örnek veren Turhan, kadının, "Ben 12 yaşındayken hamileydim" dediğini aktararak, söz konusu durumun, "kader" olarak tabir edildiğine işaret etti. 


Eğitim hakları gasp ediliyor

Kız çocuklarının eğitim haklarının gasp edildiğini ifade eden Turhan, "Özelikle kalabalık ailelerde bu çok yaşanıyor. Çünkü aile ekonomisine destek sunmaya zorlanan ilk kadındır. Kırsal alanda yaşayan yurttaşlar, taşımalı eğitim yüzünden kız çocuklarını okuldan alıyor" diye belirtti. Raporun hazırlanması sürecinde kadının, "Erkeğin neslin devamı" olarak görüldüğü sonucu ile karşılaştıklarını belirten Turhan, bu algının çok sakat bir anlayış yarattığının altını çizerek, "Zihniyetin değişmesi gerekiyor. Hatta halen çalışan kadınlar maaşları eşleri tarafından çekilmesi bile kabul edilir bir durum değildir" dedi. 


 DİHA/SÊRT




Sêrt Türkiye'nin protipi


Ortaya çıkan tablonun Türkiye'nin bir protipi olduğunu söyleyen Siirt Belediyesi Eşbaşkanı Elif Akgül Ateş de, sorunların çözümüne ilişkin kapsamlı projeler oluşturacaklarını aktardı. 

Kız çocukları ve kadınlar için farkındalık çalışması anlamında eğitim seminerleri, paneller, bilinçlendirme kampanyaları düzenleyeceklerini belirten Ateş, bu meselenin devlet politikası haline getirilmesi gerektiğini kaydetti. 


Harekete geçilmeli

Ateş sözlerinin devamında, "Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın kadına yönelik şiddet ile ilgili daha etkin tedbirler alması gerekiyor. Özellikle yargının cinsiyetçi bakış açısından arınmış kararlar vermesi gerekiyor. Bizim yerelden sürdüreceğimiz mücadele, bu sorunlara kısmi bir çözüm getirebilecek. Ama köklü bir çözüm olabilmesi için ulusal ve uluslararası bütün kurum ve kuruluşların, kadın örgütlerinin harekete geçirilmesi gerekiyor" şeklinde konuştu.

Son olarak kadın kurumlarına, devlet kurum ve kuruluşlarına ve meseleye duyarsız kalan ulusal medyaya seslenen Eşbaşkan Ateş, " Bu önemli sonucu gündeme almamanız, kadına karşı yaşanan bu olumsuz gelişmelere duyarsız olmanız, bir bakıma sizin de Türkiye'deki cinsiyet eşitsizliğine bakışınızı ortaya koyuyor. Bir an önce bu önemli verileri karşınıza alın ve hep beraber bir şeyler yapalım" dedi. 


 JINHA/SÊRT