Serxwebûn yolculuğu: 500. sayı

Toplum/Yaşam Haberleri —

Serxwebûn Gazetesi’nin 500. sayısı

Serxwebûn Gazetesi’nin 500. sayısı

  • Kürt Özgürlük Hareketi’nin ideolojik yayın organı olan Serxwebûn Gazetesi’nin 500. sayısı okurla buluştu. 500. sayısında Öcalan’ın “Serxwebûn rolünü oynamaya devam ediyor” başlıklı yazısında, Serxwebûn’un bir halkın dirilişi ve devrimin hafızası olduğu ifadeleri yer aldı.

Apocular Türk sömürgeciliğine ilk başkaldırdığında ellerinde yazılı hemen hemen hiçbir belge yoktu. PKK’nin yayın faaliyetleri ilk olarak Antep’te Nuri Pazarbaşı semtinde başladı. Mazlum Doğan ve Duran Kalkan’ın da aralarında olduğu bir ekip çalışma için görevlendirilmişti. Daha sonra 1979 yaz ortalarında Ali Haydar Kaytan da bu çalışmaya katıldı.
Bu sürede Mazlum Doğan bir yandan Öcalan’ın konuşmalarını redakte ederek yayına hazırlarken diğer yandan da “PDA Üzerine Broşür” çalışmasını tamamlamıştı. Yine o dönem PKK adına birçok bildiri de Mazlum Doğan’ın kaleminden çıktı. Merkez Yayın Kurulunun da başında olan Doğan’ın 3 Ekim 1979’da yakalanıp cezaevine düşmesi ise bu çalışmaları ciddi anlamda aksatacaktı.

İlk PKK Bülteni

İlk PKK Bülteni 1979 sonbaharında çıktı ve dört-beş sayı devam etti. Ardından Bülten, 1 Nisan 1980’de İskenderun’a taşınmış olsa da 12 Eylül darbesi bu çalışmayı da fiilen sona erdirmişti. Darbe sonrası ise Bülten, yalnızca bir sayı çıkabildi.

PKK kadrolarının önemli bir kısmının zindana düştüğü ve bir kısmının da yurt dışına çekildiği darbe sonrası süreçte halka ilişki önemli oranda zayıflamıştı. Buna paralel olarak basın çalışmalarının düzenli bir şekilde sürmesi olanaklı olmadığından bu faaliyet daha çok Avrupa’ya kaydı; çok düzenli olmasa da özellikle Almanca farklı broşürler çıkarıldı.

Mazlum Doğan’ın çağrısı

PKK’nin Helve Kampında 1981 yılında gerçekleştirilen birinci konferansında merkezi yayın faaliyetlerinin yeniden organizasyonu üzerinde duruldu. Mazlum Doğan’ın “Sesimizi dünya halklarına duyurun” çağrısının Serxwebûn’un yeniden yayın yaşamına başlamasında önemli bir rolü oldu. Nitekim Serxwebûn’un aylık bir gazete olarak yayın hayatına başlaması, PKK’nin 1’inci Konferansı’nda kararlaştırıldı. 

Serxwebûn’un merkezi yayın organı olarak dönemin bütün teorik ve pratik sorunlarının ele alındığı bir gazete olmasına karar verildi ve bir ekip gazeteyi çıkarmakla görevlendirildi. 
Serxwebûn, 12 Eylül sonrası geri çekilme sürecine bağlı olarak yurt dışına dağılan tüm devrimci kadrolara seslenen, faşizme karşı mücadelenin ve ulusal kurtuluş devriminin sorunlarının tartışıldığı bir kürsü olma rolünü üstleniyordu.

Aralarında Ali Haydar Kaytan’ın da olduğu Serxwebûn’u çıkarmakla görevli olan ekip, 1981 sonbaharında Avrupa’ya gönderildi. Üslenme alanı İsveç olarak belirlense de gazetenin tüm hazırlıkları ve çıkışı Almanya’da gerçekleşecekti. 

Helve kampında gerillanın selamı

Serxwebûn’un ilk sayısı İsveç’te hazırlanıp Ocak 1982’de yayınlandı. Hazırlık çalışmalarının tamamlanmasından sonra ise gazete, Almanya’nın Köln şehrinde, Ebertplatz’daki büroda çıkarılmaya devam etti. Serxwebûn’un büyük coşkuyla çıkan ilk sayısı, gerilla tarafından Helve kampında silah atışlarıyla selamlandı. Bu, büyük bir karşılama töreniydi. Serxwebûn’un çıkması sadece bir gazetenin çıkışı olarak görülemezdi. O, her şeydi. Serxwebûn, ana doğrultuydu. 

İlk gerillaların yolculuğu
PKK 2’nci Kongresine kadar Serxwebûn, daha çok kongreye hazırlık işlevi olan konular üzerinde durdu. Kürdistan’da sömürgeciliğin durumu, silahlı mücadelenin neden gerekli olduğu, dünya devrim deneyimleri, Kürdistan’daki işbirlikçi yapı, gazetenin sayfalarında yoğunca işleniyordu. 2’nci Kongre sonrasında Serxwebûn çalışmaları daha da yoğunluk kazandı. İlk gerillaların Kuzey Kürdistan’a yolculuğu başlamıştı. Gazetenin o dönemki sayılarında silahlı mücadelenin nasıl başlayacağı, nasıl yapılacağı üzerine çok sayıda yazının kaleme alındığını görüyoruz.

Asıl haber: İlk kurşun

Teorik değerlendirmeler ve yazılar dışında Serxwebûn sayılarında haberlere de yer verilmeye başlandı; ilk haber ise Botan’da bir ihbarcının cezalandırılması eylemiydi. Asıl büyük haber ise 1984 yılının Ağustos ayında yayımlanacaktı: İlk kurşun.

Düsseldorf Davası
3’üncü Kongre sonrası Serxwebûn, bir kez daha devlet saldırılarının hedefi haline geldi. Büroları basıldı, çalışanları tutuklandı, gazeteyi okuyanlar dahi gözaltına alındı. 1988’e gelindiğinde Avrupa’da merkezi faaliyet yürüten bütün çalışanlar tutuklanmış, meşhur Düsseldorf Davası başlamıştı. Serxwebûn’un 1970’li yılların başına kadar uzanan arşivine Alman devleti el koymuştu.
Serxwebûn bu saldırılar ardından Paris’e taşınmak zorunda kaldı. Enver Polat (Selçuk), o dönemi anlatırken yayını çok zor şartlar altında sürdürdüklerini söylüyordu. Paris’te üç yıla yakın  gazete çıkarılmış; ardından 1991 yılında Düsseldorf’a geri dönmüştü.

Bir halkın özgürlük yolculuğu

Serxwebûn, Kuzey Kürdistan’ın en kritik sürecinin tanıklığını yaptı. Soykırıma karşı Kürt’ün var olma ve özgür yaşama mücadelesini gün gün, ay ay belgeledi. Bu gazetenin kaydettiği, bir halkın dirilişinin adımlarıdır. Gerillanın karanlıkta el yordamıyla yürüme misali, emekleme misali gelişmesi… 
Serxwebûn yalnızca gazete olmakla da kalmamış, yüzlerce kitaba imza atmıştır. Serxwebûn yolculuğu, Kürt halkının özgürlük yolculuğudur. HABER MERKEZİ

 

*****

Serxwebûn’un 500. sayısı

Kürt Özgürlük Hareketi’nin ideolojik yayın organı olan Serxwebûn gazetesinin 500. sayısı  okurlarıyla buluştu. 500. sayısında Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın “Serxwebûn Rolünü Oynamaya Devam Ediyor” başlıklı yazının yanı sıra 15 Ağustos Atılımı’nın 39. yıl dönümüne ilişkin değerlendirme ve analizlere yer verildi. 

Kürt Halk Önderi Öcalan 1997 yılında Serxwebûn gazetesine ilişkin kaleme aldığı yazıda şöyle demişti: “12 Eylül faşizminin etkisini bütün yönleriyle dayattığı ve her tarafı alacakaranlığa boğduğu günlerde çok az imkanlarla Serxwebûn gazetesini çıkarmaya cesaret etmemiz, başlı başına önemli bir adımdır. Hatta bundan önce de 1978’de ilk defa Serxwebûn’u aylık biçimde çıkarma teşebbüsümüz de çok önemlidir. Dolayısıyla mevcut şekliyle Serxwebûn’un gerçek yaşının 1978 ile başladığını belirtmemiz gerekiyor.

Bir halkın dirilişi

Serxwebûn geleneği, bağımsız düşünmenin ve aydınlanmanın tarihimizde en güçlü sesi olmasından ileri gelmektedir. Düşüncede bağımsızlığın en yetkin organıdır. Ve Serxwebûn düşüncesinin bütün yönleriyle özümsendiğini de sanmıyoruz. Fakat tek yaşayan değer buradaki düşünce gerçekliğimizdir. Tarih ileride bu rolünü bütün ulusal ve toplumsal yaşamımız üzerindeki değerinin etkisinin ne olabileceğini, belirgin olarak ortaya koyacaktır. Serxwebûn yolculuğu, ulusal kurtuluş yolculuğudur Serxwebûn’un bütün sayılarında yaşanan gerçekler bir halkın dirilişinin adımlarıdır. Hepsini orada görmek, izlemek mümkündür” diyor.

Devrimin hafızası

PKK Merkez Komitesi Üyesi Cemal Şerik de kaleme aldığı yazısında “Serxwebûn’un Kurdistan devriminin hafızası” rolüne dikkat çekti.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2024 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.