Değerli Leyla, ben Zeynep; Zeynep Celaliyan. Hapishane parmaklıkları ardında, senin özgürlük mücadelenin yankısını duyduğumda baskıya karşı mücadelemde daha kararlı ve direngen oluyorum.
İran rejimi tarafından müebbet hapse mahkum edilen Kürt devrimci Zeyneb Celaliyan, tutulduğu Xoy Hapishanesinden Leyla Güven’e mektup yazdı. Celaliyan’ın mektubu şöyle:
“Kürdistan tüm medeniyetlerin beşiğidir ama otoriter diktatörler daima bu altın uygarlığı yok etmek istemişlerdir. Kürdistan, binlerce masumun ölümünden başka hiçbir sonuca ulaşmayan bu diktatörce saldırıların hedefi olmuştur. Türkiye’de Kürtlerin maruz kaldığı baskı çok şiddetli. Türkiye tek çözümü faşist saldırganlıkta buluyor. Faşist suçlar artık yalnızca Kürt halkına karşı da işlenmiyor. Bu baskı Türkler için de bir zulüm çünkü Türkiye’deki ekonomik kriz Türk halkının durumunu her gün daha da kötüleştiriyor. Bölgedeki yıkıcı savaşlar, yüzbinlerce insanın ölümüne ve yerinden edilmesine sebep oldu. Kürtler komşu ülkelerle daima barış istemişlerdir ve geliştirdikleri Demokratik Konfederalizm projesi bu sorunlara bir çözüm önerisidir. Bu fikir halkların çıkarlarını önceliklendirdiği için, otoriter rejimlere ciddi bir tehdit arz ediyor. Bu projeye öncülük eden Kürtler olduğundan her zamankinden şiddetli saldırılarla karşı karşıyalar. Direnişe dayanan geçmişleri, Öcalan gibi bir liderleri ve Leyla Güven gibi temsilcileri ve binlerce özgürlük savaşçısı ile, Kürtler Öcalan’a dayatılan tecridi kırmaya çalışıyorlar.
Değerli Leyla, olan bitenlere dair kayıtsızlık, biliyorum ki işkenceden, zulüm ve açlık grevinden daha ağır. Seni tüm benliğimle anlıyorum. Leyla Can, güçlü ve özgür olduğunu, diktatörlerin her baskısından daha da kararlı çıkan bir direniş ruhun olduğunu biliyorum. Değerli Leyla, ben Zeynep, Zeynep Celalyan, hapishane parmaklıkları ardında, senin özgürlük mücadelenin yankısını duyduğumda baskıya karşı mücadelemde daha kararlı ve direngen oluyorum. Bu kadar gündür sürdürmekte olduğun açlık grevinden sonra, bedeninin fazla zarar görmediğini umuyorum. Sağlığın benim için çok önemli. Hep aklımdasın. Leyla Can, hiçbir çaba boşa gitmez. İnanıyorum ki dayanıklılığın ve direngenliğinle kazanacaksın. Nazenin Leyla, sevgi mesafeleri aşar. Seni tüm irademle kucaklıyorum ve bu tarihsel sınamada sana başarı diliyorum. Çünkü sen ve senin gibi insanlar küresel bir mücadelenin öncülerisiniz. Bu yüzden her şeyin en iyisine layıksın.”
Tavizsiz tavrınla dayanışıyorum
7 Kasım’da başlattığın süresiz açlık grevi, benim gibi insanları uyardı ve harekete geçirdi. Türk devletinin baskıcı eylemlerine karşı yükselen uluslararası tepkilerin tüm siyasi tutsakları özgürleştirecek koşulları yaratmasını diliyorum.
Afro-Amerikan halkına olan bağlılığı ve fikirlerinden dolayı ABD cezaevlerinde yaklaşık 20 yıl tutsaklık süreci yaşayan Silvia Baraldini, Leyla Güven’e mektup yazarak desteğini ifade etti. Şu an İtalya’da yaşayan Baraldini, Kürt kadınları ve onların cezaevi direnişlerindeki merkezi rollerinin tanınması konusunda önemli katkılar sağlamış bir isim olarak öne çıkıyor.
Eski siyasi tutsağın Güven’e yazdığı mektup şöyle:
“Abdullah Öcalan’ın insan haklarını savunmak adına, özellikle de Türk devleti tarafından 1999’dan bu yana tutulmakta olduğu İmralı Adası’ndaki total tecridin derhal sona erdirilmesi talebiyle aldığın tavizsiz tavırla dayanışmamı ifade etmek için bu mektubu kaleme alıyorum. Şahsen ABD hapishanelerinde yıllarca kalmış ve tecrit koşulları altında tutulan mahpuslardan biri olarak, Öcalan’ın ve eklemek isterim ki Erdoğan rejimi tarafından yasadışı bir şekilde Diyarbakır’daki gibi hapishanelerde tutulan senin gibi birçok yoldaşın şartlarına ilişkin suskunluğu kırmanın gerekliliğine tamamen katılıyorum.
7 Kasım’da başlattığın süresiz açlık grevi, benim gibi insanları uyardı ve harekete geçirdi. Türk devletinin baskıcı eylemlerine karşı yükselen uluslararası tepkilerin tüm siyasi tutsakları özgürleştirecek koşulları yaratmasını diliyorum.”
Mücadelene eşlik ediyoruz
Seni kucaklıyorum ve çağrını burada yüksek sesle dillendirme kararlılığımı ifade ediyorum. Sana yakın olacağız, sana ve Kürdistan’da kadın devrimi için mücadelene eşlik ediyor olacağız.
Arjantin’de askeri diktatörlük yıllarında çocukları zorla kaybettirilen Plaza De Mayo Anneleri de Leyla Güven’in sesine ses verdi. Plaza de Mayo Annelerinin kurucularından ve önde gelen aktivistlerinden Nora Irma Morales de Cortiñas, ‘Yoldaşım’ diye hitap ettiği Leyla Güven’e mektup yazdı.
Cortiñas, şu ifadeleri kullandı:
“Yoldaşım Leyla,
Halkının özgürlüğü ve Kürt hareketinin zindandaki lideri Abdullah Öcalan’ın üzerindeki tecridin son bulması adına yürüttüğün mücadele ile dayanışmamı ifade etmek için sana bu mektubu yazıyorum.
Hayatının ve sağlığının risk altında olduğunu ama Erdoğan rejimi Öcalan’ın halkı ile iletişim kurmasına izin verene dek bu eyleme devam etme kararlılığında olduğunu biliyoruz.
Plaza de Mayo Anneleri 40 yıldan uzun süre diktatörlüğe direndi, bu yüzden biliyoruz ki insan kendini mücadeleye birçok şekilde adayabilir.
Farklı hapishanelere de yayılmakta olan bu eylemin, aldırışsız bir dünyada bir haysiyet örneği olarak kalmayacağını, tüm siyasi tutsakların özgürleşmesi hedefine de ulaşacağını umuyoruz.
Seni kucaklıyorum ve çağrını burada yüksek sesle dillendirme kararlılığımı ifade ediyorum. Bu kucaklaşmanın yakın zamanda gerçekten olacağını da biliyorum, sana yakın olacağız, sana ve Kürdistan’da kadın devrimi için mücadelene eşlik ediyor olacağız. Zafere kadar, daima”