Her nefeste geçmiş nesilleri anmaya, andıkça hayallerini gerçekleştirmeye yolcuyum. Yolcuyum atalarımın geçtiği dağların derinliklerinde yürümeye. Aldığım her nefeste iliklerime kadar onları hissetmeye. Hissederek onları anmaya, andıkça ferahlamaya yolcuyum. Yolcuyum hiç kaleme alınmamış diyarlara, vadilere, nehirlere, gizemlere…
Patikalarda attığım her adımda tarihi görüyorum, tarihi anımsıyorum. Ve soruyum sessizce kendime; “acaba kimler geçti bu patikalardan, kimler su içti bu ırmaklardan, kimler bu dağları selamladı, kimler bu dağlarda yaşama tutundu. Acaba nasıl bir yaşam yaşadılar ve bu dağlarda kaç bilinmez destanları sığdırdılar. Ya da bu topraklarda bu dağların gizemin de kaç insan yitip gitti?”
Sorarım kendime her yolculukta, “buralarda ne destanlar yaşandı?” diye, kaç destan yazılmadı yazılmamaya mahkum edildi. Her yolculukta hissederim gözlerin üzerimizde olduğunu, bazen kapatırım gözlerimi duyumsarım seslerini. Hissederim sessizce okşandığımı, simalar canlanır gözlerimin önünde, herkes halaya durmuş ve başlarlar stranlar söylemeye. Anaların loriğini duyarım, duydukça da duygulanırım. Sonra birden bir bilûr (kaval) sesini duyarım “ax lê dayê” diye denbêjlerin sesleri karışır birbirine. Açmak istemem gözlerimi, hep öylece onlarla kalmak isteriz. Kirlenmemiş dünyalarını seyrederim. Sonra birden her yer toz bulutlar içinde kalır. O coşku yerini birden sezsizliğe bırakır. Açarım gözlerimi, boşaltılmış bir köydeyim, ne köyler gördüm yolculuklarımda, gördüğüm her köy yüreğimde bir iz bıraktı. Her köyün bir hikayesi vardı ama bilinmezliklere ya da yazılmamışlıklara terkedilmişti…
Yolcuyum, adım adım patikalardan ilerlemeye, ilerleyip de başka diyarları keşfetmeye. Yazılmayan ne çok hikaye ve yolculuk var. Her yolculukta bir roman gizli. Hiçbir kalem yazamaz olur o an bir özgürlük savaşçısının hissettiklerini. Ya da bir beyaz defter sessizce bekler yazılmayı veya o özgürlük savaşçısını tanımlamayı.
Yolcuyum, yolculuklara gebe misali. Her yolculuğa ayrı bir anlam katarım, her yolculukta geride bıraktığım yoldaşlarımı anımsarım ve her yolculukta göreceğim arkadaşlarımın suretini hayal ederim. Kucaklarım geride bıraktıklarımı. Kim yazmaya cesaret eder o an bir özgürlük savaşçısının duygularını? Hangi kalem cesaret eder o an yazmayı?
Yolculuk esnasındaki duyguları yazmayı kolay mı sandınız. Hele bir özgürlük savaşçısıysan, akıtırsın yüreğine hüznü ve umutla yol alırsın başka diyarlara, başka yoldaşları kucaklamaya, başka efsaneleri yaşamaya. Anı yazmak kolay gelmez bizlere, anları yaşarız duygularımızın gizeminde, iliklerimize kadar hissederiz ve sonra yol alırız. Attığımız her adımda izlerimizi geriye bırakırız. Tıpkı atalarımızın bizlere bıraktığı izler gibi. Biz onların izlerinde patikalarda yol alırken, başkaları da bizlerin izinde yol alır. Kaybolmasınlar diye bırakırız izlerimizi arkamızda.
Yolcuyum, dağların doruklarında kendimi bulmaya. Her yolculukta bir şeyler öğreniyorum, öğrendiğim her şey içime bir huzur veriyor. Yürüdükçe yaşamımıza anlam katıyoruz. Anlamı kimi zaman anamızın bir lorisinde buluyoruz, kimi zaman doğanın güzelliğinde, kimi zaman da kahpe pusularda ya da bir çatışmada.
Attığım her adımda anamın kaybolmuş çîroklarını buluyorum. O kaybolan hikayeler beni, ben de onları arıyorum.
Sınırlara inat yürüyorum. Sınırlara inat yolcuyum, hem de bıkmadan usanmadan yolcuyum. Dağları, ovaları, bağları, bayırları hiç bıkmadan usanmadan yürüyorum. Geçtiğim her yer yaşamımın bir parçası oluyor. Her parçada kendimi buluyorum. Kendimi buldukça derin bir nefes alıyorum.
Yolcuyum, attığım her adımda özgürlük savaşçılarını görüyorum. Her savaşçının suretinde dört mevsimi yaşıyorum. O suretlerde huzuru buluyorum. Kendim oluyorum. Ve yine yürüyorum. Bitmez yolculuğum, çünkü ben yolculuklara, yolculuklar da bana sevdalı. Patikalar adımlarıma tutkul, ben de oralardan geçmeye. Hala yolculuklar beni bekler, ben de yolculukları. Yolculuklar bizi sever biz de yolculukları. Biz kendimizi yolculuklarda buluyoruz. Dağlar ve patikalar özgürlük savaşçılarının yolunu gözler, bizleri merak ederler, müsaadenizle gitmeliyim, ben yolcuyum!