
Şêx Said ve arkadaşlarının 13 Şubat 1925 günü zamansız başlayan ve genişleyen isyanı, ihanet sonucu Şêx Said'in Varto yakınlarındaki Carpuh köprüsünde 15 Nisan 1925 tarihinde yakalanmasıyla sona erdi. Şêx Said ile birlikte ve başka bölgelerde yakalanan toplam 47 kişi sıkı güvenlik önlemleri altında yaya ve süvari askerlerin eşliğinde Amed'e getirilirler. Sur ilçesindeki kiliseden bozma sinemada yargılanırlar ve 27 Haziran 1925 günü 47 kişi idama mahkum edilir.
İnfazları için eski Numune Hastanesi'nden şu anki Universal Hospital hastanesi önüne kadar 47 darağacı dikilir. İdamları izlemek için meydana ahşaptan bir tribün bile yapılır. Bir pazar günü, Şêx Said ve 46 kişi, İç Kale'deki cezaevinden yaya olarak çıkartılır. Şu anda Ticaret ve Sanayi Odası olarak bilinen binanın yakınlarındaki Surlardan açılan kapıdan çıkarılarak idam edilecekleri yere getirilirler. (Sur'da açık olan bu kapı, idamlardan sonra duvar örülerek kapatıldı. Kapı, geçtiğimiz yıllarda tekrar yaya geçişine açıldı) Şêx Said ve arkadaşları yan yana dizilen 47 darağacında kimilerinin alkışlarıyla, kimilerinin göz yaşları arasında idam edilir ve cenazelerinden bir daha haber alınamaz.
Resmi açıklama yok
Amed'de hep dile getirilen Şêx Said'in mezarının Orduevi bahçesinde ya da AKP Amed Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Galip Ensarioğlu'nun şu an kapalı durumda bulunan Universal Hospital hastanesinin altında gömülü olduğu iddiaları sürerken, şu ana kadar resmi olarak mezarların nerede olduğu yönünde hiçbir açıklama yapılmadı.
Üzerine dut ağacı dikilmiş
89 yıldır tartışılan Şêx Said ve arkadaşlarının mezarlarının nerede olduğu henüz bilinmiyor. Ancak ANF'ye ulaşan yeni bilgilere göre, mezarlar halen Orduevi'nin karşısındaki Levent Lojmanları içinde yer alan eski Astsubay Gazinosu'nun bahçesinde bulunuyor. İddialara göre, Astsubay Gazinosu'nun bahçesindeki mezar yerinin üzerine, yeri belli olsun diye zamanında bir dut ağacı dikilmiş.
Askerler Fatiha okurdu
ANF'ye bilgi veren ve askeriyede sivil memur olarak yıllarca çalışan ismini açıklanmasını istemeyen emekli bir şahıs, Gazino'da sivil memur olarak görev yaparken subay ve astsubayların kendi aralarında konuşmalarında mezar yerinin dut ağacının altında olduğunu söylediklerine onlarca kez tanık olduğunu, namaz kılan subay ve astsubayların dut ağacının yanından geçerken Fatiha okuduklarını söyledi. Şêx Said ve arkadaşlarının mezarlarının bulunduğu yerin üzerine dikilen dut ağacı, yılların tüm tahribatına rağmen halen ayakta duruyor.
Torunu yargıya başvurdu
Şêx Said'in Erzurum'da yaşayan avukat torunu Abdurrahim Fırat, 6 Şubat 2012 tarihinde, dedesi ve 46 arkadaşının mezarının Diyarbakır Orduevi'nin bahçe kısmında bulunduğunu belirterek, mezar yerlerinin devlet tarafından açıklanmasını ve ölülerin kemiklerinin ailelerine teslim edilmesini istemişti. Olayın bugüne kadar gizlendiğini kaydeden Fırat, şunları belirtmişti: "Neticede mahkeme kararıyla infaz edilmiş Şeyh Said ile birlikte 46 kişinin mezar yeri bellidir, devlet biliyor. Biz de dedemizin mezar yerinin belirlenmesi ve bizimle birlikte 46 kişinin bir Fatiha okuyacağı bir mezar taşını istiyoruz. Kesinlikle yeri bellidir, devlet biliyor, bazı gerekçilerle bunu ötelemiştir. Şeyh Said'in ve 46 arkadaşının mezar yeri Alman Hastanesi olarak kullanılan Diyarbakır Orduevi bitişiğindeki noktadır. Mezar yeri önceden şehir mezarlığıymış, kamulaştırma sonucu bir kısmı yerleşime açılmış. Şeyh Said ve arkadaşlarının bulunduğu yer orduevinin boş bahçe kısmındadır."
MUSTAFA DOÐAN/ANF/AMED