Almanya'nın Flörsheim kentinde, Seyid Rıza ve arkadaşları idam edilişlerinin 76'ıncı yıldönümünde düzenlenen bir etkinlikle anıldı. Güç birliğinin önemine dikkat çekilen etkinlikte, Dêrsim'in direnişin bir kalesi olduğu ve bunun kaybedilmemesi gerektiği vurgusu öne çıktı.
Önceki gün Stadthalle Flörsheim salonunda, yüzlerce Dêrsimli ve dostları hem 38 Dêrsim Soykırımını lanetlemek, hem de 'Asimilasyona, Barajlara, Karakollara ve Ekolojik Kırıma Hayır' şiarıyla biraya geldi.
Etkinlikte başta YEK-KOM Eşbaşkanı Yüksel Koç olmak üzere, Mazgerd Belediye Başkanı Türkel Tekin, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyon Başkanı Turgut Öker, Türkiye ve Kürdistan'da örgütlenmiş Dêrsim Dernekleri Federasyonu Genelbaşkanı Hikmet Erdoğan, FEDA temsilcisi Haşim Kutlu, Avrupa Demokratik Dêrsim Birlikleri Federasyonu, Avukat Barış Yıldırım, Almanya Türkiye İşciler Federasyonu (ATİF) temsilcisi ile Almanya Demokratik Halklar Federasyonu (ADHF) temsilcileri yaptıkları konuşmalarla mesajlarını iletti.

Tekçi zihniyet aşılmalı

Devrim mücadelesinde yaşamını yitirenlerin anısına yapılan saygı duruşuyla başlayan gecede, şair İbrahim Kılavuz ve Hıdır Uludağ birer şiir dinletisi sundu. Ardından konuşan YEK-KOM Başkanı Yüksel Koç, Paris'te katledilen üç Kürt kadın devrimci Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez'in yanısıra Mahir Çayan, Deniz Gezmiş, İbrahim Kaypakkaya'yı saygıyla andıktan sonra, "Onların yolundan devam edeceğimizi huzurunuzda söz veriyoruz" dedi. Koç, Seyid Rıza'nın özgür bir yaşam için mücadele ettiğini vurgulayarak "Egemenliği ve tekçi zihniyeti aşmanın tek yolu vardır. O da Türkiye ve Kürdistan'da çok kültürlülük, çok dinlilik, çok dillilik" diye belirtti.

Ortak borcumuz var...

Dêrsim'in bir direniş kalesi olduğu ve böyle kalmak zorunda olduğunu dile getiren Koç'un, "Tüm Dêrsim şehitlerine, Denizler, Mahirlere, İbrahim Kaypakkayalara, Mazlum Doğanlara, Kemal Pirlere, Haki Karerlere ve en son uluslararası gladyonun bir katliamı ile şehit verdiğimiz Sakine Cansızlara karşı hepimizin ortak borcu var. Dêrsimi düşürtmeyeceğiz" sözü alkışlarla karşılandı.  
Dêrsim'de herkesin ortak payda üzerinde uzlaşması gerektiğini de sözlerine ekleyen Koç, son olarak şunları söyledi: "Mutlaka ortaklaşmamız, güç birliği oluşturmamız gerekiyor. Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan'ın önümüze koyduğu Demokratik Ulus Paradigmasını hayata geçireceğiz. Bugün Kürtler sadece Türkiye'de değil, sadece Kuzey Kürdistan'da değil, Rojava'da da egemenlere ve siyasal İslam'a karşı ve de El Kaide'ye karşı savaşıyor. Rojava Direnişi, Ortadoğu'da tüm halkların onurudur. Kürtlerin ve diğer halkların ortaklaşmasıdır."

Ortak mücadele şart

Mazgerd Belediye Başkanı Tekin Türkel ise, ortaklaşmak ve birlikte hareket etmek zorunda olduklarına dikkat çekerek şöyle konuştu: "Ne oldu da sanata sanatçıya, inancına ucube diyen bir zihniyete yaklaştık. Ne oldu sizlere? Cemevlerimizi ibadethane olarak görmezler, cümbüş evi diye tanımlarlar. Cemevlerimizi camilere bağlayıp namaz kıldırtmaya çalışırlar. Bizim bizden başka kimsemiz yoktur, ondan dolayı, özgürlüğümüz için birleşmek, ortaklaşmak ve mücadele etmek zorundayız. Dêrsim'de üstüste karakollar filizlenmeye başladı. Mücadele etmezsek, elele vermez isek, baraj altında kalmış ve tümden devlet zihniyeti altında yıkılmış bir coğrafya olacaktır."

Katliama rağmen CHP'ye oy
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Başkanı Turgut Öker de, Türk-İslam sentezinin katliamlar dayattığını belirterek, "Bu zihniyetin katliamlarına maruz kalanlar olarak dayanışmaktan başka bir alternatifimiz yoktur. Avrupa'da normal koşullarda yanyana gelemeyen demokrasi güçleri, Kürt hareketi, Alevi hareketi olarak Avrupa Demokrasi ve Barış Meclisi bünyesinde biraraya geldik ve kaderimizi değiştirmek için el ele verdik" dedi.  Alevi toplumunun büyük çoğunluğunun katliamlara rağmen oylarını CHP'ye verdiğini söyleyen Öker, "Önümüzdeki süreçte Roboski'ye, Seyid Rıza'ya Madımak'a, Çorum'a, Maraş'a birlikte sahip çıktığımızda, Denizleri, Mahirleri, İboları, Mazlumları birlikte andığımızda ancak bu karşı düşmanca yaklaşan zihniyete güç gösterebiliriz" diye kaydetti.
Konuşmalardan sonra, Grup Zel, Hasan Sağlam, Levent Özdemir ve öğrencileri, Hıdır Kutan, Rencber, Medet Aslan ve öğrencileri, Wengê Astaru Kadınlar Korosu, Redd Düşün Sanat Kolektifi son olarak Suavi ve Grubu sahne alarak müzik dinletisi sundu.



RIZA AYDOÐDU/FLÖRSHEIM