
Karar Seyid’in mekanından çıktı
Derginin çıkış kararının alınma süreci de anlamlı. Biraz duyarlılık taşıyan herkesin Kirmanckî konusunda bir şeyler yapmak gerektiğini düşündüğünü vurgulayan Munzuroğlu, bu süreci şöyle anlatttı: “Fikir Mikail Aslan’dan geldi. Mikail ve Devrim Tekinoğlu ile Dêrsim’in Ağdat köyünde Seyid Rıza’nın yıkılmış evinde bir araya gelip yok olma tehlikesi yaşayan Kirmanckî için neler yapılabileceğini konuştuk. Seyid’in mekanında bir çeşit ikrar toplantısıydı bu. Yapılabilecekler arasında bir dergi çıkarmak ilk sıralarda yer alıyordu. Bütün kaygımız yok olmak üzere olan Kirmanckî’yi ayakta tutmaya katkı sunmaktı.”
Acil olan, çocuğu kurtarmak
Tehlike altında olan bir dilde çalışma yürütmenin zorlukları malum. Buna bir de dile zarar veren kimi kısır tartışmalar eklenince zorluk daha da artıyor. Hazırlık döneminde birçok tartışma yürüttüklerini belirten Munzuroğlu, sonuçları şöyle aktardı: “Kirmanckî konuşan halkta okuma-yazma oranının düşük olması göz önüne alınarak kısa ve anlaşılır metinler tercih edildi. Elden geldiğince yöresel ağızlara müdahale edilmeden hazırlanmalıydı. Ayrıca dergide dil-lehçe tartışmasına girmek istemedik. Bu türden tartışmaları şimdilik anlamsız bir zaman kaybı olarak görüyoruz. Bence bu, bir çocuk denizde boğulmak üzereyken kıyıdakilerin çocuğun cinsiyetini tartışmasına benzer. Kirmanckî-Zazakî gün be gün yaşamımızdan, dimağımızdan çekilip gidiyor. Bizim için acil olan onu kurtarmaktır. Ne olduğunu tartışmak değil. Ayrıca maddi kaynak bulma, dağıtım sorunu gibi sorunlar da önemliydi.”
Her yönüyle Raa Haqî
Ma’nın ilk sayısında Dêrsim’den tiplemeler, yöresel olarak isim yapmış kişiler, yaşanmış öyküler, öğüt verici hikayeler, Dêrsim inanç süreğinde (Raa Haqî) öne çıkan figürler, felsefi denemeler, söyleşiler, bitki türlerinin tanıtımı, şiirler, kısa masallar, karikatürler yer alıyor. İlk sayıda bazı vurgu ve temennilerin yer aldığını da belirten Munzuroğlu, “Elden geldiğince rahat okunabilen, halk dilinden kısa konular seçiyoruz. Amacımız dergiyi eline alan insanların bir iki yazı ya da anekdot okumadan fırlatıp atmaması. Kirmanckî-Kirdkî okuyup yazabilen insanları arttırmamız, gençlere dillerini sevdirmemiz, bu konuda onları cesaretlendirmemiz gerekiyor. Üç kişi dahi arttırabilirsek amacımıza ulaşmışız demektir” diyor.
Yöresel anlatımlar ağırlıkta
Munzuroğlu’nun verdiği bilgiye göre, derginin sabit bir yazar kadrosu yok. Ancak ilk sayıda yer alan yazarların dergiye katkı sunmasını bekliyorlar. Ağır içerikli, derin felsefi, siyasi yazılardan ziyade yöresel anlatımlara, resim ve karikatüre daha fazla yer ayırmayı düşünüyorlar. İki ayda bir çıkacak dergiye, Türkiye ve Kürdistan’daki kitapçılardan ulaşılabilecek. Ayrıca birçok ilde elden dağıtım yapılıyor. Avrupa temsilciliğini ise Betül Tarhan ve Cisel Aslan yürütüyor. Avrupa ülkelerinden dergiye ulaşmak isteyenler madergisi@gmx.de adresin, Türkiye’de ulaşamayanlar da perloda.ma@gmail.com adresinden iletişime geçebilirler.
N. DENİZ BİLGİN