Her birinin bir başka trajik hikayesi var. Her biri bir yaşam badiresini yenmiş de gelmiş buralara. Onlar yoksul Kürtler… Hayatları sürgünde geçen insanlar… Sürgün içinde sürgünlüğü yaşayıp ta yolları Sibirya’ya düşmüş Kürtler. Bütün bu yoksunluk ve sürgün içinde hiç tükenmeyen bir Kürdistan özlemine sahipler… Onlar, “Göç bizim kaderimiz” deyip  Sibirya’ya yerleşen ilk Kürtler…
Kendi ülkelerinde mülteci konumuna düşen Kürtler, dünya üzerinde geniş bir coğrafyaya yayılmış durumdalar. Öyle ki Rusya’da yaşayan Kürtler, Sovyetler Birliği’nin yıkılışı ardından yeni bir göç dalgasıyla “buz ülkesi” olarak da bilinen Sibirya ve Ural bölgesine kadar sürüklendiler. Bugün binlerce Kürt, Yekaterinburg, Gelyabinsk, Novosibirsk ve Tagil’de kültürlerini, dillerini yaşatmaya çalışıyor. Yine de ülkelerinden ne kadar uzak da olsalar kalpleri Kürdistan için atıyor.

Sibirya Kürtleri
Sovyetlerin yıkılışı ardından Kürtler, Ermenistan ve Gürcistan gibi ülkelerden göç ederek Sibirya’nın büyük kentlerinden Yekaterinburg’a yerleştiler. Yekaterinburg kentinde yaşayan Kürtlerin çoğunluğu Ermenistan’da Aştarak’a bağlı Şamiranj köyünden gelmiş. Ermenistan’ın Elegez bölgesine bağlı Derik, Sipan, Avşen, Riya Teze köyleri ile Gürcistan’ın Tiflis kentinden gelen Kürtler de var. Çoğunun sebebi ekonomik nedenler…
Kafileler halinde göç eden Kürtler gelenek ve göreneklerini, dil ve kültürlerini korumanın kavgasını veriyorlar şimdi. Aşiret ilişkilerinin hala kendini güçlü biçimde hissettirmesi dil ve kültürün korunmasında olumlu sonuçlar vermiş.
Çoğunun evinde Kürtçe yayın yapan televizyon kanalları izleniyor. Ülkesini hiç görmemiş bu insanlar Kürdistan’ın dört parçasında yaşanan mücadelenin acı ve sevinçlerini Kürtçe televizyonlarla ortak oluyor, yaşıyor. Birçok evde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren gerillaların resimlerini görmek mümkün.

Kaderleri hep göç oldu
“Göç bizim kaderimiz” olmuş diyerek, sürekli yer değiştirmek ve her şeye yeniden başlamanın zorluklarına hayıflanıyorlar. Esme Hasan, “Acı çekmek her defasında bütün varlığıyla yollara düşmek bir kader gibiydi Kürt için. Sonuçta bir nehir gibi akan yaşamın Kürde reva gördüğü göç, göç, göç oldu Rusya topraklarında. ” diyor.
Ermenistan, Gürcistan ve Azerbaycan’dan göç eden Kürtlerin yerleştikleri yerlerden birisi de Ural bölgesinde Chelyabinsk kenti. Bu kentte bini aşkın Kürt yaşıyor. Geldikleri yerde daha çok hayvancılık ve tarımla uğraşan Kürtler burada ticaret yapıyor.
Rusya’da birçok azınlığın dil, kültür ve kimliğini koruma hakkı varken, Chelyabinsk’te Kürtlerin en temel sorunlarından birisi bu hakkın kendilerine tanınmaması. Yine de tüm zorluklara rağmen Kürtler dil ve kültürlerini korumanın çabasını veriyor. Kültürel zenginlik, stran hala cemaatlerde anlatılan destansı öykülerde, kirvelik gibi gelenekler de ısrarla yaşatılıyor.
Aynı zamanda kurdukları Mala Kurda derneğiyle de Kürtler siyasal, sosyal ve kültürel çalışmalar yürütüyor. Yine Kuzey ve Rojava Kürdistan’ında Türk devletinin vahşetine karşı buradaki Kürtler her fırsatta sokaklara çıkarak tepkilerini dile getiriyor.

Esme Hasan’ın dört çocuğuna koyduğu Armanc, Berivan, Aza ve Sinan isimleri de Kürtlerin topraklarından ne kadar uzakta olursa olsun ülkelerindeki gelişmelerden uzak olmadığının somut bir belgesi sanki.


Rizgar Osman/Moskova